Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi

Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz bulutta kaybolan karga hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi Oku

Bir zamanlar, henüz haritalara bile sığmayı reddeden bir vadide, gökyüzüyle yerin birbirine en çok benzediği noktada yaşayan minik bir kız vardı; adı Lirimdi. Lirim’in en belirgin özelliği, normal çocukların aksine ayaklarının yere değdiği anda etrafındaki bütün gölgelerin bir anlığına susmasıydı.

Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi

Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi

Bir zamanlar, henüz haritalara bile sığmayı reddeden bir vadide, gökyüzüyle yerin birbirine en çok benzediği noktada yaşayan minik bir kız vardı; adı Lirimdi. Lirim’in en belirgin özelliği, normal çocukların aksine ayaklarının yere değdiği anda etrafındaki bütün gölgelerin bir anlığına susmasıydı. Gölgeler konuşmazdı zaten, ama Lirim geçerken hepsi aynı anda nefeslerini tutar, dalların, taşların, hatta rüzgârın kendi gölgesinin bile sesi kısılırdı. Bu yüzden köydeki büyükler ona “Gölgeyi susturan çocuk” der, küçükler ise sadece uzaktan bakıp parmaklarını dudaklarına götürürlerdi.

Lirim’in en yakın arkadaşı, aslında arkadaş bile sayılamayacak kadar tuhaf bir varlıktı: adı Bulut’ta Kaybolan Karga’ydı. Bu karga, bir sabah yağmur sonrası gökyüzünde açılan mavi bir yırtıktan düşmüş, kanatlarının ucunda hâlâ ıslak bulut parçaları taşırken yere konmuştu. Normal kargalardan farklı olarak tüyleri mat siyah değil, sürekli renk değiştiren bir gece gökyüzü gibiydi; bazen mor bir alacakaranlık, bazen yıldız tozuyla kaplı lacivert, en çok da insanın bakarken “ben bunu nerede gördüm” dedirten derin bir lacivert. Karga konuşabiliyordu ama yalnızca Lirim’in duyabileceği kadar alçak, fısıltıya yakın bir sesle. “Ben bulutların arasında doğdum,” derdi, “ama bir tanesi beni unuttu, o yüzden buradayım.”

Bir gün vadiye alışılmadık bir sessizlik çöktü. Öyle derin bir sessizlik ki, kuşlar bile ötmeden önce iki kere düşünüyordu. Lirim sabah uyandığında penceresinin önünde duran gölgesinin bile kıpırdamadığını fark etti; sadece öylece yatıyordu, sanki yorulmuş gibi. Köyün meydanına gittiğinde herkes aynı şeyi söylüyordu: “Gölgelerimiz kaçtı.” Gerçekten de öyleydi; insanların, hayvanların, ağaçların gölgeleri birer birer yerlerinden kalkıp ufka doğru yürümeye başlamıştı. Yavaş yavaş, ağır ağır, sanki bir çağrıya kulak vermiş gibi. Lirim korkmadı. Çünkü o, gölgeleri susturabilen tek kişiydi ve belki de bu yüzden gölgeler ondan bir şey istiyordu. Bulut’ta Kaybolan Karga’yı omzuna aldı, “Hadi,” dedi, “onları bulalım.” Karga kanatlarını çırptı, tüylerinden minik bulut zerreleri dökülerek, “Onlar yukarı gidiyor,” diye fısıldadı. “Gökyüzüne, unuttukları yere.”

Bir Gün Vadiye Alışılmadık Bir Sessizlik Çöktü

Bulutta Kaybolan Karga Hikaye Oku
Bulutta Kaybolan Karga Hikaye Oku

İkisi birlikte vadinin en yüksek tepesine tırmandılar. Yol boyunca terk edilmiş gölgeler gördüler; bazıları ağaç köklerine sarılmış ağlıyordu, bazıları taşların üstünde donup kalmıştı. Lirim her birine dokunduğunda gölge bir an titriyor, sonra yeniden susuyordu. Tepeye vardıklarında manzara inanılmazdı: bütün gölgeler gökyüzüne doğru yükseliyor, mavi bir nehir gibi akıyordu. En tepede, dev bir bulut kümesi vardı ve o bulutun içinde tanıdık bir karanlık dans ediyordu – sanki bütün gölgelerin anası, unutulmuş bir gece gibi.

Karga birden kanatlarını açtı, “O benim unutan bulutum,” dedi. “Beni bıraktığı gibi herkesi de bırakmak istiyor.” Lirim derin bir nefes aldı, sonra ellerini kaldırdı. Ayakları yere bastığı anda bütün gökyüzü sustu. Gölgeler dondu, bulut titredi, rüzgâr bile durdu. Lirim bağırmadı, bağırmasına gerek yoktu. Sadece usulca, “Geri dönün,” dedi. “Burası sizin eviniz. Susmak zorunda değilsiniz, yeter ki korkmayın.” O an gölgeler birer birer aşağı inmeye başladı. Önce yavaş, sonra hızlanarak, kendi sahiplerine kavuşarak. Bulut kümesi küçüldü, küçüldü, en sonunda sadece minik bir pamuk topu kaldı. Karga o topa kondu, tüyleri yeniden lacivert oldu. “Teşekkür ederim,” dedi. “Artık kaybolmayacağım.”

Lirim gülümsedi. Gölgesi yeniden ayağının altına kıvrıldı, bu sefer konuşmuyordu ama sıcak, tanıdık bir titreşimle oradaydı. Vadiye indiklerinde her şey normale dönmüştü; kuşlar ötüyor, çocuklar koşuyor, gölgeler yine usulca takip ediyordu. Ama Lirim’inkinden başka hiçbir gölge artık susmuyordu. Onun gölgesi hâlâ suskundu, çünkü Lirim’in yanında olmak en büyük huzurdu. Ve Bulut’ta Kaybolan Karga o günden sonra Lirim’in omzundan hiç inmedi. Birlikte vadide dolaşırken, bazen gökyüzüne bakıp gülüyorlardı. Çünkü bazı şeyler kaybolsa da, doğru kişi yanındaysa mutlaka bulunurdu.

Bulutta Kaybolan Karga Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, bulutta kaybolan karga hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan bulutta kaybolan karga hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Unutulan Bahçenin Meyveleri Hikayesi

hikayeleroku
12 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.