Bremen Mızıkacıları

Bremen Mızıkacıları, ile alakalı yazımızın içeriğinde, siz dostlarımız için hazırladığımız bremen mızıkacıları hikayemizi okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.

Bremen Mızıkacıları Hikayesi Oku

Bremen Mızıkacıları

Bremen Mızıkacıları

Bir zamanlar değirmenci bir adamın, bir eşeği varmış. Bu eşek uzun zaman sahibine yardım etmiş. Çuval çuval buğday ve un taşımış. Fakat yıllar geçtikçe yaşlanmış, eski gücü kalmamış. Artık bu değirmende yapacak bir işi kalmadığını anlayan eşek, bir sabah erkenden sahibini terketmiş ve düşmüş yollara.

EŞEK: Eski gücüm kalmadı. Ama sesim hala çok güzel, bremene gidip orada çalgıcılık yapıp şarkı söyleyebilirim.

Yolda ilerlerken yerde yatan bir av köpeği ile karşılaşmış.

EŞEK: Böyle boylu boyunca uzanmış, ne yapıyorsun sen?

AV KÖPEĞİ: Ben bir av köpeğiyim ama artık yaşlandım. Eski hızım kalmadı, sahibime avda yardım edemiyorum.

EŞEK: Hımmm. O zaman sana bir teklifim var. Ben bremene çalgıcı olmaya gidiyorum. Benimel gel, sende bandoya girer, ben bandolin çalarım, sende davul.

Bu öneri köpeğin hoşuna gitmiş. İkisi birlikte yola çıkmışlar. Aradan uzun bir zaman geçmeden, yolun kıyısındaki evin çatısında oturan bir kedi gçrmüşler. Kedi çok mutsuz görünüyormuş.

EŞEK: Ne o kedi kardeş, çok üzgün görünüyorsun, bir şey mi oldu?

KEDİ: Artık yaşım ilerledi, eski çevikliğim kalmadı. Dişlerim körerdi. Farelerin peşinden koşacağıma, sobanın başında oturup pinekliyorum. Bu yüzden hanımım beni evden kovdu.

EŞEK: O zaman sende bizimle gel.

KEDİ: Sizinle mi? Nereye gidiyorsunuz ki?

AV KÖPEĞİ: Bremene gidiyoruz. Çalgıcı olup, şarkı söyleyeceğiz.

EŞEK: Kediler müzikten iyi anlarlar, senle bizimle birlikte mızıka çalabilirsin.

Kedi bu teklifi çok beğenmiş. Onlarla birlikte yola çıkmış. Üç kaçak bir çiftliğin önünden geçerken, çiftliğin kapısının üstünde cıyak cıyak öten bir horoz görmüşler.

EŞEK: Çoktan sabah oldu horoz efendi. Sen niye hala bağırmaya devam ediyorsun?

HOROZ: Yarın pazar, bizim çiftlik sahibinin hanımı pazar günleri misafir çağırır. Benim çorbamı pişirip, misafire ikram edeceklermiş.

AV KÖPEĞİ: Sen niye burada durup bekliyorsun peki? Kaçsana…

HOROZ: Nereye gidebilirim ki? Nasıl olsa bugün son günüm, bende sesim kısılana kadar bağıracağım.

EŞEK: Tamam, tamam. Öyleyse sesini boşa harcama. Bizimle bremene gel. Bir müzik grubu kuruyoruz ve senin gibi de güçlü bir sese ihtiyacımız olabilir.

Bremen Mızıkacıları Çocuk Hikayesi

Horoz bu öneriyi çok beğenmiş ve hemen kabul etmiş. Oturduğu çıtın üzerinden atlamış ve düşmüş peşlerine. Dördü birlikte yola koyulmuşlar.

EŞEK: Geceyi bu ormanda dinlenerek geçirelim. Yarın yola dveam ederiz.

Horoz uykuya dalmadan önce, bulunduğu yüksek yerden etrafına şöyle göz atmış.

HOROZ: İleride bir ışık görüyorum. Çok yakınımızda bir ev olmalı.

EŞEK: Öyleyse kalkıp hemen oraya gidelim. Ben böyle karanlık bir ormanda uyumaya alışık değilim.

AV KÖPEĞİ: Evet, belki bende yiyecek bir parça kemik bulabilirim.

Bunun üzerine ışığın bulunduğu yere doğru yola koyulmuşlar. Sonunda eve gelmişler. İçlerinde en uzunu eşek olduğu için, pencereye yaklaşmış içeriye bakmış.

HOROZ: Ne görüyorsun eşek baba.

EŞEK: Ne mi görüyorum? Çok güzel bir sofra görüyorum.

AV KÖPEĞİ: Bu harika!

EŞEK: Sofrada çeşit çeşit yiyecekler, içecekler ögrüyorum.

KEDİ: Immm, şimdiden ağzım sulandı.

HOROZ: Hadi o zaman hemen içeri girelim.

EŞEK: Durun durun daha bitmedi ki ve bu güzel sofranın başında oturup yemek yiyen dört tane silahlı haydut görüyorum.

Haydut lafını duyunca, hepsi çok üzülmüşler.

AV KÖPEĞİ: Ne olurdu sanki haydutlar olmasaydı, çokta açıkmıştım.

HOROZ: Yapacak bir şey yok ormana geri dönelim.

KEDİ: Şu haydutları kaçırmanın bir yolu olsaydı keşke.

EŞEK: Bakın ne diyeceğim, güzel bir planım var. Şimdi beni iyi dinleyin.

Dört arkadaş üst üste çıkarak bir kule oluşturmuşlar. Sonra eşek işaret verince, hep bir ağızdan şarkı söylemeye başlamışlar. Haydutlar bu korkunç bağrışmayı duyunca, oldukları yerden havaya sıçramışlar. Dört arkadaş camı kırarak, büyük bir görültüyle pencereden içeri dalmış.

HAYDUTLAR: İmdat! Kaçın… Canını seven kaçsın imdat!

Bremen Mızıkacıları Hikayesi

Haydutlar silahlarınıda bırakıp, panik içinde dağılarak evden kaçıp ormana doğru koşmaya başlamışlar. Dört kafadar, planlarının işe yaradığını görünce çok sevinmişler. Hemen sofranın başına kurulmuşlar ve haydutların yarım bıraktığı nefis yemekleri yemişler. Yemek bitince, her biri uyumak için kendi keyfine göre bir yer aramış. Evin bütün ışıklarını söndürüp, çok yorgun oldukları için hemen uykuya dalmışlar. Vakit gece yarısını geçmiş, haydutlar uzaktan bakmışlar ve evde ışıkların yanmadığını görmüşler. İçlerindne birini kontrol etmesi için, eve göndermişler. Eve giren haydut, evi çok sessiz bulmuş ve bir lamba yakmak istemiş. Ve kedi adamın suratına bir tırmık atmış. Köpek adamı bacağından ısırmış. Bu gürültülere uyanan horoz da, avazı çıktığı kadar ötmeye başlamış. Adam kaçmak için avluya çıkınca, eşekte arka bacaklarıyla güçlüce bir tekme vurmuş. Neye uğradığını şaşıran haydut kaçarak, solup suluğa diğer haydutların yanına varmış.

HAYDUT: Evde bir değil, tam dört tane canavar oturuyor. Hepsi birden bana saldırdı.

Haydutlar, hızla oradan uzaklaşmışlar ve bir daha da eve dönme cesaretini gösterememişler. Bu ev dört bremen çalgıcısının pek hoşuna gitmiş. Bremene gitmekten vazgeçip, bu eve yerleşmişler. Şarkı söyleyip, müzik yaparak günlerini mutlu bir şekilde geçirmişler.

Bremen Mızıkacıları, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz bremen mızıkcıları hikayesini okuyabilir ve sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza da göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Leylek İle Tilki

hikayeleroku
36 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.