Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi

Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz kayıp saatlerin camdan çocukları hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi Oku

Uzak bir dağın gölgesinde, kimsenin yolunu bulamadığı bir sis vadisinde, zamanın bile unuttuğu bir saat kulesi yükselirdi. Kulenin taşları yosunla değil, unutulmuş anılarla kaplıydı; her bir tuğlasında birinin çocukken attığı kahkaha, birinin ilk gözyaşı ya da kimsenin duymadığı bir naber fısıldaması saklı dururdu.

Kayıp Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi Hikayesi

Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi Hikayesi

Uzak bir dağın gölgesinde, kimsenin yolunu bulamadığı bir sis vadisinde, zamanın bile unuttuğu bir saat kulesi yükselirdi. Kulenin taşları yosunla değil, unutulmuş anılarla kaplıydı; her bir tuğlasında birinin çocukken attığı kahkaha, birinin ilk gözyaşı ya da kimsenin duymadığı bir naber fısıldaması saklı dururdu. Kulenin tepesinde, dört bir yanı camdan yapılmış dev bir kubbe vardı ve o kubbenin içinde saatler değil, saatlerin kendisi yaşıyordu. Ama bunlar sıradan saatler değildi; her biri bir çocuğun ruhundan doğmuş, camdan örülmüş minik bedenlere sahipti.

Bu cam çocuklardan en sessizi, en kırılganı olanın adı Veya’ydı. Vücudu saydamdı, içinden geçen duygular renk değiştirirdi: neşeli olduğunda turuncu damlalar gibi akardı damarlarında, korktuğunda gri bir sis dolar, üzgün olduğunda ise camı buz tutar, ince çatlaklar oluşurdu. Veya’nın görevi çok basitti ama aynı zamanda çok ağırdı: insanların unuttuğu dakikaları toplamak. Birisi bir anıyı geride bıraktığında, o anı bir dakika olarak yere düşer ve toz olup giderdi. Veya o dakikaları kanat çırpar gibi hafif adımlarla toplar, saat kulesine getirir, kubbenin cam duvarlarına yapıştırırdı ki zaman kaybolmasın, dünya biraz daha yavaş dönsün.

Bir gece, sis o kadar kalınlaştı ki dağın kendisi bile görünmez oldu. Veya kubbenin içinde tek başına otururken, aşağıdan çok tuhaf bir ses yükseldi: tıkırtı değil, hıçkırık gibi, ama ritmik. Sanki biri saatini geri almak istiyormuş da anahtarı bulamıyormuş gibi. Veya cam kanatlarını titreterek aşağı indi. Kulenin tabanında, tozlu taşların arasında, minicik bir saat yatıyordu. Ama bu saat kırık değildi; tam tersine, fazla tamdı. İğneleri tersine dönüyordu, tik takları geriye doğru akıyordu.

Veya saati eline aldığında, cam parmaklarının arasında bir sıcaklık hissetti – camın alışık olmadığı bir şey. Saat birden açıldı ve içinden bir ses çıktı, çocuk sesi, ama çok eski:

Sis O Kadar Kalınlaştı Ki Dağın Kendisi Bile Görünmez Oldu

“Ben senin yarınki dakikandım. Ama sen beni erken harcadın.” Veya’nın göğsündeki cam çatladı, ince bir çizgi oluştu. “Nasıl harcadım ki seni?” diye fısıldadı, sesi titreyerek. Saat cevap verdi, iğneleri daha hızlı dönerek: “Bir gün çok üzgündün. Gözlerini kapattın ve ‘Keşke bu gün bitse’ dedin. O günün son dakikasını ben taşıyordum. Sen isteyince o dakika kayboldu, ben de geriye doğru düşmeye başladım. Şimdi burada, senin unuttuğun yerde bekliyorum. Ama eğer beni geri almazsan, bütün yarınların eksilecek.”

Siyah Havuzun Şarkı Söyleyen Dibi Hikaye Oku
Siyah Havuzun Şarkı Söyleyen Dibi Hikaye Oku

Veya saati kalbine bastırdı. Cam göğsü saatin sıcaklığıyla erimeye başladı, saydamlığı bulanıklaştı. İçindeki turuncu damlalar griye döndü, sonra yavaşça mora. O anda kule titredi. Cam kubbe çatırdadı, binlerce minik cam çocuk uyanır gibi kıpırdandı. Hepsinin gözleri Veya’ya bakıyordu, sanki yıllardır bu ânı beklemişlerdi.

Veya saati göğsüne gömdü. Çatlaklar kapandı, ama artık tamamen saydam değildi; içinde hafif bir gölge vardı, sanki bir insan kalbi çizilmiş gibi. Saat kulesinin içindeki zaman yeniden akmaya başladı, bu kez ne ileri ne geri, sadece şimdiki zamanda, usulca, nazikçe. O geceden sonra Veya’nın kanatları biraz daha ağırlaştı, ama gözleri daha parlaktı. Her unuttuğu dakikayı toplarken artık fısıldıyordu: “Gel, seni geri vereyim. Çünkü yarınlar, bugünün en güzel parçaları olmadan eksik kalır.” Ve sis vadisi, ilk kez o kadar sisli değildi. Çünkü bir cam çocuk, kendi yarınını geri almayı öğrenmişti.

Kayıp Saatlerin Camdan Çocukları Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, kayıp saatlerin camdan çocukları hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan kayıp saatlerin camdan çocukları hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Siyah Havuzun Şarkı Söyleyen Dibi Hikayesi

hikayeleroku
0 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.