Kaşığı Ters Tutan Saat Hikayesi
Kaşığı Ters Tutan Saat Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz kaşığı ters tutan saat hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Kaşığı Ters Tutan Saat Hikayesi Oku

Kaşığı Ters Tutan Saat Hikayesi
Küçük bir kasabanın en kenarındaki, sokağa bile tam olarak bakmayan, sadece arka bahçesinden mor salkımların taştığı eski bir evde, adı Ela olan bir kız çocuğu yaşardı. Ela’nın en tuhaf alışkanlığı, yemek yerken kaşığını ters tutmasıydı. Çorba içeceği zaman kaşığın dışbükey kısmını ağzına götürür, çorbayı dökmeden içmeyi başarırsa zafer narası atardı. Anneleri “Ela, kaşık öyle tutulmaz” dese de, o her seferinde “Ama bu tarafı daha çok çorba tutuyor” diye cevap verirdi. Kimse bu mantığı anlayamazdı, ama Ela için çok mantıklıydı.
Bir sonbahar akşamı, mutfaktaki eski duvar saati ansızın tik tak etmeyi bıraktı. Saat tam yedi buçukta dondu kaldı. Ne ileri gitti, ne geri. Aile saatçiye götürdü, saatçi “İçindeki zemberek paslanmış, ama bu kadar temiz paslanmışlık görmedim” dedi ve saat evde, mutfak rafının en üstünde öylece kaldı. O gece Ela uykusundan kalktı. Ay ışığı mutfağa sızıyor, saatin camına vurup kırık bir gökkuşağı gibi yansıyordu. Ela tabureyi çekip saate yaklaştı. Camın arkasında, normalde görünmeyen bir şey fark etti: saatin akrep ve yelkovanının tam ortasında minicik, gümüş rengi bir kaşık yatıyordu. Ters duruyordu.
Ela parmağını cama dayadı. “Sen de mi ters tutuyorsun?” diye fısıldadı. O anda saatin camı buğulandı ve buğu içinde kelimeler belirdi: “Bir kerecik düzgün tutsaydın beni, belki zaman akardı yine.” Ela şaşırdı ama korkmadı. Çünkü saat ona kızgın gibi değil, yalvarır gibi konuşmuştu. “Peki ya ben ters tutmayı seviyorsam?” diye sordu. “Sevmen güzel,” diye cevap geldi, bu sefer ses saatin içinden değil, Ela’nın kendi kulaklarının içinden geliyordu sanki. “Ama bazen ters olanı düzeltmek, aslında her şeyi kurtarmaktır.” Ela bir an düşündü. Sonra mutfak çekmecesinden en sevdiği kaşığı aldı — sapı biraz eğri, ucu hafif yıpranmış olanı — ve ters tutarak saatin camına yaklaştırdı.
Kaşığın dışbükey kısmı saatin camına değdiği anda, inanılmaz bir şey oldu: zamanın kendisi kaşığın içbükey kısmına dolmaya başladı. Sanki görünmez bir çorba, saat camından kaşığa akıyordu. Ela kaşığı yavaşça çevirdi. Bir kerecik düzgün tuttu. Tam o anda saat tik tak etmeye başladı. Ama bu sefer tik taklar çok farklıydı; sanki bir şarkı söylüyordu, hafif, hüzünlü ama umut dolu.
O Günden Sonra Kasabada Tuhaf Bir Şey Olmaya Başladı

Kaşığı Ters Tutan Saat Hikaye Oku
Sabah uyandıklarında aile saatin çalıştığını gördü. Ama kimse Ela’ya inanmadı tabii. “Rüya görmüşsündür” dediler. Ela da sesini çıkarmadı. Sadece kahvaltıda çorbasını yine ters kaşıkla içti. Ama bu sefer kaşığın içinde minicik, gümüş bir yelkovan parçası parlıyordu. Ela gülümsedi. Çünkü anlamıştı: bazı şeyler ters durduğu sürece güzeldi, ama bazen bir kerecik düzeltmek, bütün zamanı yeniden başlatmaya yetiyordu.
O günden sonra kasabada tuhaf bir şey olmaya başladı. İnsanlar ara sıra saatlerine bakıyor, “Bu saat dün gece durmuştu sanki…” diyor, sonra gülümsüyorlardı. Çünkü Ela’nın sırrı, ters kaşığın sırrı, yavaş yavaş herkesin içine sızmıştı. Kimse bilmiyordu ama herkes hissediyordu: bazen en tuhaf alışkanlıklarımız, dünyayı düzgün akıtmak için gereken tek şey olabiliyordu. Ve Ela, her akşam yatmadan önce saate fısıldamaya devam etti: “Bir dahaki sefere yine ters tutacağım, tamam mı? Ama sen de unutma… arada bir düzeltmek de güzel.” Saat ise sessizce tik tak etti. Çünkü o artık biliyordu: en güzel şarkılar, ters tutulduğunda bile duyulabiliyordu.
Kaşığı Ters Tutan Saat Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, kaşığı ters tutan saat hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan kaşığı ters tutan saat hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Işık Kırıntılarını Toplayan Kız Hikayesi