Gül Prenses Ve Altın Kuş Hikayesi
Gül Prenses Ve Altın Kuş Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz gül prenses ve altın kuş hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.
Gül Prenses Ve Altın Kuş Hikayesi Oku
Gül Prenses Ve Altın Kuş Hikayesi
Çok uzak diyarların birinde, upuzun kızıl saçları olan bir prenses yaşarmış. Bu prensesin çok güzel bir çiçek bahçesi varmış. Özellikle kırmızı güller, prensese büyük mutluluk verirmiş. Akşam olup ülkedeki insanlar, uykuya dalmak için yataklara girdiğinde gül prenses sarayın balkonuna çıkar ve üç kez ellerini çırparmış. Bu sesi duyan altın sarısı, minik bir kuş uçarak gül prenses’in eline konarmış ve o anda prensesin saçları ışıl ışıl parlamaya başlarmış.
Sevimli kuş, güzel güzel ötmeye başlar, prenses de kadife sesiyle ona eşlik ederek bir ninni söylermiş.
Prensesin bu güzel ninnisini duyan herkes, yavaşça gözlerini kapar, ve hemencik uykuya dalarmış.
GÜL PRENSES: Tatlı rüyalar, mutlu uykular ülkemin güzel insanları! Geceler, gül prenses sayesinde huzur ve neşe içinde geçiyorken günün birinde, sivri şapkalı, çatık kaşlı bir cadı uçan süpürgesiyle gül prensesin sarayına gelmiş gizlice.
GÜL PRENSES: Lallaaa lalaaa lala laaa lalaaa…
SİVRİ ŞAPKALI CADI: Arrrh! Bu prensesin şarkı söylemesine artık dayanamıyorum! Bıktım!
Çatık kaşlı cadı, prensese kötü bir büyü yapmaya karar vermiş.
SİVRİ ŞAPKALI CADI: Estaapetapüfff! Kestepetaaapüff! Güller solsun, gül prenses sussun!
O anda prensesin saçları, kömür karası gibi simsiyah olmuş!
GÜL PRENSES: Ahh! Saçlarıma neler oluyor böyle, simsiyah oldular… Tam da uyku saati… Off!
Prenses kapkara saçlarıyla, halkına ninni söylemek için balkona çıkmış. Ellerini üç kez çırpmış. Altın, minik kuş yine uçarak gelip eline konmuş. Gül prensesin kara saçları, yine kapkara parlamış. Prenses, kızıl saçlarına ne olduğunu merak etse de, kuş ile birlikte ninnisini söylemeye başlamış.
Ülkedeki herkes derin bir uykuya dalmış. Ancak uykuda güzel rüyalar yerine, korkunç kabuslar görmüşler. Hatta ağlayarak uyanan çocuklar bile olmuş.
AĞLAYAN ÇOCUK: Ühühühühühü! Anne! Ühühühühü!
UYUYAN KADIN: Aaahh! Çok korkunç bir rüya gördüm!
BEKÇİ ROY: Artık geceleri uyumak istemiyorum! Rüyalarım çok korkunç!
BEKÇİ JOY: Benim de öyle…
Ertesi günün akşamı, halkının kabuslar gördüğünü öğrenen gül prenses tekrar balkona çıkmış ve altın, minik kuşunu çağırmış.
GÜL PRENSES: Minik kuşum, halkım kabuslar görmekten bıkmış usanmış. Sabah olmadan rüyalarını nasıl düzelteceğim, lütfen bana yardım et!
MİNİK KUŞ: Güller güldürür saçlarını… Ciikk cik cik! Güller güldürür saçlarını… Ciikk cik cik!
GÜL PRENSES: Güller güldürür saçları mı? Hımm…
Gül Prenses ve Sivri Şapkalı Cadı
Prenses kuşun tavsiyesi üzerine, koca bir küvetin içini suyla doldurmuş. İçine de bir avuç, kırmızı gül yaprağı atmış. Su kıpkırmızı olmuş. Prenses, saçlarını bu suya daldırmış. Saçlar o anda yeniden kızıl rengine dönmüş!
GÜL PRENSES: İhihihih! Güller saçımı güldürdü! Minik kuş doğru söylüyormuş! Yaşasın!
O gece prenses ninni söylediğinde, ülkedeki herkes mışıl mışıl uyumuş ve güzel rüyalar görmüş. Prensese yaptığı lanetin bozulduğunu anlayan çatık kaşlı cadı ise, sinirlenip onu bir kez daha lanetlemiş.
SİVRİ ŞAPKALI CADI: Estaapetapüfff! Kestepetaaapüff! Güller solsun, gül prenses sussun!
Ardından ülkedeki tüm gül goncalarını da soldurmuş ve kaçıp gitmiş.
SİVRİ ŞAPKALI CADI: Hahahahahaha!
Gül prenses, saçlarının yine kömür karası olduğunu görünce çok üzülmüş!
GÜL PRENSES: Off olamaz! Yine mi? Neler oluyor bana böyle! Ühühüh!
Prenses, saçlarını düzeltmek için, yardımcılarından hemen gül yaprakları getirmelerini istemiş. Ancak yardımcılar ne bahçede, ne de ülkede tek bir gül bile bulamamışlar.
GÜL PRENSES: Şimdi ne yapacağım ben minik kuş, hı söyle?
MİNİK KUŞ: Güller güldürür saçlarını… Ciikk cik cik!
GÜL PRENSES: Ama koca ülkede, bir tane bile gül yok ki! Dur gitme! Ühühühühü!
Gül prenses o kadar üzülmüş ki, hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Gözlerinden süzülen yaşlar, toprağa damlamış. O esnada sarayın bahçesinden geçmekte olan genç ve yakışıklı bir adam varmış. Bu genç adam toprağa düşen göz yaşlarını görünce, cebinden bir kutu çıkarmış, içerisinden de incecik kırmızı bir saç teli. Genç adam, kırmızı saç telini topraktaki göz yaşının üzerine bırakmış. Kırmızı saç teli bir anda, ışıltılar içinde bir adet kırmızı güle dönüşüvermiş!
Yakışıklı adam, gülü alıp prensesin yanına gitmiş. Su dolu küvetin başında üzgün şekilde duran prenses, içeri giren yakışıklı adamı görünce çok heyecanlanmış.
GÜL PRENSES: Ahh! Sen! Seni hatırlıyorum!
YAŞIKLI ADAM: Evet ben… Çocukluk arkadaşınız! Bu çiçek sizin için, lütfen kabul edin gül prensesim!
Gül Prenses ve Yakışıklı Genç
Prenses, çocukluk arkadaşının ona getirdiği kırmızı gülü görünce mutluluktan havalara uçmuş! Hemen ardından gülü küvetin içine atmış. Daha sonra saçlarını suya daldırmış… Ve nihayet cadının laneti bozulmuş! O kömür karası saçlar, yeniden kızıl rengine dönüvermiş! Kızının mutluluğunu gören kral ise, çok meraklanmış.
KRAL: Genç adam! Söyle bakalım, koca ülkede tek bir gül bile kalmamışken, sen bu gülü nasıl buldun?
YAKIŞIKLI ADAM: Bu gül, prensesizime ait göz yaşları ve çocukluktan beri sakladığım onun bir adet kızıl saç teliyle oluştu sevgili kralım. Sadakatim sonsuzdur.
GÜL PRENSES: Bu doğru babacığım… İşte bakın, ben de onun bir saç telini, yıllardır bu kutuda saklıyorum!
Kral hem prensesin, hem de genç adamın sadakatinden çok etkilenmiş. Böylece gül prenses ve çocukluk arkadaşı yakışıklı adam hemen ertesi gün evlenmişler. Lanetinin, sevginin gücüyle bozulduğunu anlayan cadı ise, bir daha asla kazanamayacağını anlayıp uzak diyarlara uçmuş.
Gül Prenses Ve Altın Kuş Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz gül prenses ve altın kuş hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Hediye Fabrikası Hikayesi