Fındıkkıran ve Farelerin Savaşı
Fındıkkıran ve Farelerin Savaşı, ile alakalı yazımızın içeriğinde derlediğimiz fındıkkıran ve farelerin savaşı hikeyesini okuyabilir vede paylaşabilirsiniz.
Farelerin ve Fındıkkıranın Savaşı
Fındıkkıran ve Farelerin Savaşı
Bir yılbaşı akşamıymış, dışarıda lapa lapa kar yağıyormuş. Shalba ailesinin evi, rengarenk süslenmiş renkli, ışıltılı toplar ve yanıp sönen ışıklarıyla kocaman bir yılbaşı ağacı salonu süslüyormuş. Kapı çalınmış; Evin küçük kızı Klara neşe içinde sokak kapısına gelmiş ve kapıyı açmış. İçeri kocağında hediyelerle Drosselmeyer amca girmiş. Klara, çok sevdiği amcasını böyle kucağında hediyelerle görünce daha da mutlu olmuş. Klaranın gece yarısına kadar beklemeye hiç niyeti yokmuş. Bir an önce hediyesine kavuşmak istiyormuş. Drosselmeyer amca, Klaranın bu isteğini kıramamış ve hediyesini ona vermiş. Klara heyecanla hediyesini açmış. Bu şimdiye kadar aldığı, en farklı hediye olmuş.
Amcasının onun aldığı hediye kırmızı burunlu, ince bıyıklı komik yüzlü bir fındıkkıranmış. Klara’nın hiç böyle bir oyuncağı olmamış şimdiye kadar. Fındıkkıran oyuncağını çok sevmiş. Onunla oynamış, hatta dans bile etmiş. Klara’nın erkek kardeşi Frie çok yaramaz bir çocukmuş. Kendi hediyesini beğenmediği için, bir kenara fırlatmış. Klara’nın fındıkkıran oyuncağını daha çok sevmiş. Klara’nın elinden oyuncağı almak istemiş.
FRİE: Bu benim olsun!
KLARA: Hayır canım, bu benim fındıkkıranım.
Sonunda Klara’nın elinden fındıkkıranı kaptığı gibi merdivenlerden yukarı çıkmış.
KLARA: Hey Frie çabuk oyuncağımı geri ver. Sen kendi oyuncağınla oyna lütfen.
FRİE: Ben o fare’yi hiç sevmedim. Bu benim olsun.
KLARA: Frie, yapma! Lütfen geri ver fındıkkıranımı.
FRİE: Al bakalım… Ha ha ha.
Klara, fındıkkıranı almak için yanına gittiğinde, bir de ne görsün… Oyuncağın kolu kırılmış, öylece yerde duruyormuş. Klara çok üzülmüş ve ağlamaya başlamış. Drosselmeyer amca, Klara’nın yanına gelmiş.
DROSSELMEYER AMCA: Üzülme Klara, ben şimdi onu tamir ederim.
Saat gece yarısını geçmiş. Yılbaşı kutlaması bitmiş, tüm çocuklar gibi Klara’da yorgun düşmüş yatağına yatmış. Ama aklı fındıkkıran oyuncağında kalmış.
KLARA: Umarım amcam fındıkkıran oyuncağını tamir edebilmiştir.
Merakına yenik düşen Klara, daha fazla bekleyememiş, yatağından kalkmış ve bir umutla salona gitmiş. Yılbaşı ağacının altında, fındıkkıran sapa sağlam duruyormuş. Klara çok sevinmiş. Fındıkkıran’a sarılmış ve ağacın altında huzur içinde uyuyakalmış.
Fare Kral ve Fındıkkıranın Savaşı
Çok geçmeden Klara, uykusunda tuhaf sesler duymaya başlamış. gözlerini yavaşça açmış. Klara rüyada olduğunu düşünmüş ve tekrar uykuya dalmış. Fakat düşler ülkesine doğru yola çıktığını o anda asla bilemezmiş. Tıkırtılar tekrar artmış. Sanki farelerin çıkartığı tıkırtılarmış bunlar. Klara, tekrar gözünü açmış. Evdeki eşyalar çok daha büyükmüş şimdi. Altında uyuduğı çam ağacı da dev bir ağaç olmuş. Klara’nın uykusu tamamen kaçmış artık, sonra etrafındaki eşyaların büyümediğini tam tersi kendisinin küçüldüğünü anlamış. Tam o anda karşıdan kendisine doğru gelmekte olan fare kral ve ordusunu görmüş. Çok korkmuş, kaçmak istemiş. Fakat fareler onu durdurmuş. Etrafını çevirmişler ve ona doğru yaklaşmaya başlamışlar.
Bu sırada fındıkkıran da canlanmış.
FINDIKIRAN: Ne duruyorsun Klara, ağaca tırmanıp kaçabiliriz.
Klara ve Fındıkkıran ağaca tırmanıp oradan da üst kata atlamışlar.
KLARA: Nereye kaçacağız?
FINDIKKIRAN: Burası senin evin. Farelerin seni bulamayacağı bir yer biliyorsundur. Ben gidip yardım çağıracağım.
Klara içeriye doğru koşarken, fındıkkıran gözden kaybolmuş. Fareler evin her yerine dağılmış. Klara’yı arıyorlarmış. Fındıkkıran, bir oyuncak dükkanının önüne gelmiş. Vitrinde kendine benzeyen bir sürü, kurşun asker duruyormuş. Yerden bir taş alıp, vitrinin camını kırmış.
FINDIKKIRAN: Hey arkadaşlar, ne dikiliyorsunuz öyle boş boş. Arkadaşım Klara zor durumda… Fare kral ve askerleri onu yakalacak koşun.
Vitrinde duran, kurşun askerlerin hepsi, bir anda canlanmışlar ve kırık camdan atlayarak fındıkkıran’ın peşine takılmışlar. Fındıkkıran eve geri döndüğünde, ortalık savaş alanı gibiymiş. Fareler her yeri dağıtmış. Fındıkkıran ve askeriyle fare kral ve ordusu kılıçlarını çekip savaşmaya başlamışlar. Fareler daha kabalıkmış. Kurşun askerlerinin çoğu yaralanmış. Fındıkkıran’da zor durumdaymış, bir kaç yara almış. Klara, saklandığı yerden çıkmış. Bir şeyler yapması gerektiğini biliyormuş ama bu küçük haliyle fareleri yenmesi imkansızmış.
Fare kral, yerde yatan fındıkkırana yaklaşmış, kılıcını ona doğrultmuş. Klara o an panik içinde bağırarak, ayakkabısını fare krala doğru fırlatmış.
KLARA: Al sana pis fare!
Klaranın Mutluluk Dolu Rüyası
Ayakkabı tam da fare kralın başına isabet etmiş. Fare kral, baygın bir halde yere yığılmış, krallarının yere düşüğünü gören fareler yenilğiyi kabul etmişler ve fare kralı taşıyarak salonu terk etmişler. Klara hemen fındıkkıranın yanına koşmuş. Fındıkkıran baygın bir şekilde yatıyormuş. Klara, fındıkkıranın yanına çökmüş ağlamaya başlamış.
KLARA: Uyan fındıkkıran. Lütfen uyan.
Bu sırada Klara’nın arkasında bir peri belirmiş. Mavi kıyafeti, kanatları ve şeker şeklindeki sihirli değneğiyle çok güzel şeker gibi bir periymiş. Peri, Klara’nın ağlamasına daha fazla dayanamamış ve sihirli değneğini sallayarak bir sihir yapmış. O anda fındıkıran yakışıklı bir prense dönüşmüş. Olanlara inanamayan Klara, sevinç içinde prense bakakalmış. Yakışıklı prens, Klara’nın elini tutmuş ve birlikte dans etmeye başlamışlar. Bu sihirli bir dansmış. Klara o an, ayaklarının yerden kesildiğini hissetmiş.
Sihirli peri, tozlarının içinde şeker perisi tekrar berilmiş. Bu kez yanında başka perilerde varmış. Periler, Klara ve fındıkkıran’ı şekerler ülkesine uçurmuşlar. Şekerden ağaçlar, renkli bonbon çiçekler, pembe kelebekler ve altın rengi elma şekerleri, burası çok büyüleyici bir yermiş. Klara başından geçenleri, fare kralla olan savaşı anlatmış periye.
PERİ: Her şeyi biliyorum Klara, merak etme. Burada bizim yanımızda güvendesin.
Fareler ve Fındıkkıranın Savaşı
Sonra huzur veren bir flüt sesi yayılmış etrafa. Periler ve rengarenk çiçekler dans etmeye başlamış. Fındıkkıran ve Klara’da bir süre sonra bu dansa eşlik etmişler. Renkli ağaçlar, lolipoplar, şekerler her yanda dans ediyorlarmış. Prens fındıkıran ve Klara, kendilerini bir anda sahnede bulmuşlar. Eşsiz flüt sesi sona erdiğinde Klara etrafına bakılmış sahnedeymiş. Karşısındaki seyirciler, onları alkışlıyormuş. Klara, seyircilere selam vermiş. Mutlulukla gözlerini yummuş.
KLARANIN ANNESİ: Klara Klara!
O anda annesinin sesi ile tekrar gözlerini açmış. Gözlerini ovuşturarak, etrafına bakınmış. Kucağında tuttuğu, fındıkkıran oyuncağını fark etmiş sonra annesi karşısında şaşkın ona bakıyormuş. Klara, ondan daha şaşkınmış oysaki.
KLARANIN ANNESİ: Kızım, bütün gece burada mı uyudun sen bakayım?
KLARA: Anne ben, ben ama her şey o kadar gerçekteki…
Klara, tekrar rüyasına dönmek istercesine mutlulukla gözlerini yummuş.
Fındıkkıran ve Farelerin Savaşı, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırladığımız fındıkkıran ve farelerin savaşı hikayesini bulabilir ve sosyal ağlarınızda arkadaşlarınızla paylaşabilir, onları da hikaye oku sitemizden haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Pinokyo ve Gepettonun Tanışması