Pinokyo ve Gepettonun Tanışması
Pinokyo ve Gepettonun Tanışması, ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz pinokyo ve gepettonun tanışması hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.
Gepetto ve Pinokyonun Tanışması
Pinokyo ve Gepettonun Tanışması
Çok eski zamanlarda, küçük bir kasabada Gepetto adın da ihtiyar oyuncakcı yaşarmış. Tahtadan oyuncaktan yaparak hayatını sürdürürmüş.
İhtiyar oyuncakcının hayatta üzüldüğü tek şey, bir çocuğunun olmamasıymış. Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için, ormanda dolaşır iken, tam istediği gibi bir kütük bulmuş.
İHTİYAR GEPETTO: Tam da aradığım kütük. Bununla güzel bir kukla yapacağım.
Gepetto kütüğü sırtına koymuş ve marangoz hanesine taşımış. Kütüğü masanın üstüne koymuş ve başlamış yontmaya. Fakat birden bire beklemediği bir şey olmuş. Kütükten bir ses gelmiş.
KÜTÜK: Aaaah…
Gepetto usta, önce şaşırmış ama sonra yanıldığını düşünmüş. Gepetto usta yontmaya devam etmiş ama aynı sesi tekrar duymuş.
KÜTÜK: Aaaah…
İHTİYAR GEPETTO: İyice yaşlandım ben galiba. Baksana kendi kendime sesler duyuyorum.
Gepetto usta çalışmaya devam etmiş. Kuklanın önce kafası, sonra vücudu daha sonra da kolları ile bacakları ortaya çıkmaya başlamış. Gepetto usta, en sonunda kuklayı bitirmiş. Onu sandalyenin üzerine oturtmuş, ortalığı temizlemeye başlamış. Bu sırada yeniden bir ses duymuş.
KUKLA: Merhaba.
Gepetto usta, şaşkın etrafına bakılmış ama sandalyesinde oturan kuklasından başka bir şey görememiş. İşine devam etmiş. Az sonra kukla oturduğu sandalyeden yere zıplamış ve odanın içinde dans etmeye başlamış.Bunu gören gepetto usta, şaşkınlıktan düşük bayılmamak için kendini zor tutmuş.
İHTİYAR GEPETTO: Aman Allah’ım, bu kukla canlı.
Tabi ki gerçek bir çocuk gibi değilmiş ama tıpkı bir çocuk gibi gülüyor, konuşuyor, oynuyormuş. Gepetto usta, kukla çocuğu kucağına almış.
İHTİYAR GEPETTO: Bundan sonra senin adın pinokyo olsun çocuğum.
Gepetto usta ve pinokyo, birlikte çok mutlu günler geçirmeye başlamışlar. Artık pinokyonun okula gitmesi gerekiyormuş. Ancak gepetto ustanın, pinokyoya defter, kalem alacak parası yokmuş. Bu yüzden paltosunu satmış ve parasını pinokyoya vermiş. Pinokyo parayı cebine koymuş ve neşe içinde okulun yolunu tutmuş. Yol üzerindeki dükkanları, pazar tezgahlarını, yürüyen insanları merakla izlemiş derken, ileride bir kalabalık görmüş. Ne olduğunu öğrenmek için, kalabalığın arasına dalmış. Boyu kısa olduğu için, en öne kadar insanların arasından geçerek zorluklarla yürümüş. Karşısında kocaman renkli bir çadır duruyormuş. Bu bir sirk çadırıymış. Çadırın önündeki palyanço bağırarak müşteri topluyormuş. Pinokyo, çadırın içinde ne olduğunu merak edip, çadıra girmek istemiş ama palyanço onu durdurmuş.
Pinokyo ve Gepetto Usta
PALYANÇO: İçeri parasız giremezsin.
Pinokyo biraz düşünmüş ve gepetto babanın okula gitmesi için verdiği parayı hatırlamış.
PİNOKYO: Hımm, param var benim.
Parayı çıkartıp palyançoya vermiş ve içeri girmiş. İçerisi çok eğlenceli bir yermiş. Çadırın ortasında kurulu olan, sahnede oynayan kuklalar görmüş.
PİNOKYO: Hey, bunlar da benim gibi tahtadan.
Pinokyo hemen sahneye fırlamış ve kuklaların arasına karışıp dans etmeye başlamış. Fakat gösteriyi izleyen seyirciler, pinokyoya kızmışlar. Sahnenin yukarısında, kuklalara bağlı olan ipleri tutan sirk sahibi, canlı bir kukla gördüğü için çok sevinmiş.
SİRK SAHİBİ: Böyle ipleri olmadan hareket edebilen kukla, bana çok para kazandırır. Hahahaha
Diye düşünmüş. Gösteri biter bitmez, pinokyoyu yakaladığı gibi kafese kapatmış. Pinokyo, gepetto babanın sözünü dinlemeyip, okula gitmediği için çok pişman olmuş, ağlamaya başlamış. Pinokyonun pişman olduğunu gören, iyilik perisi, pinokyonun yanı başında belirivermiş.
PERİ: Babanın sözünden çıkmamalıydın. Ama yaptığın hatanın farkına vardığını görüyorum.
Bu yüzden seni kurtaracağım, bir daha böyle bir yanlış yapma demiş. Pinokyo çok sevinmiş, gözyaşlarını silmiş.
PİNOKYO: Ama hiç kalmadı, okula nasıl gidecem.
Peri bir sihir yapmış ve avucunda paralar belirmiş.
PERİ: Sakın bu parayı boş yere harcama, doğruca okuluna git.
Peri, pinokyoyu kafesten çıkartıp, sirkin dışına çıkarmış. Pinokyo, paralar elinde mutlu bir şekilde şarkı söyleyerek okulun yolunu tutmuş.
PİNOKYO: La La La La La.
Pinokyonun şarkı söylediğini ve yürüdüğünü gören kurnaz tiki ve arkadaşı kedi pinokyonun önüne çıkmışlar. Pinokyonun elindeki paraları almak için, bir plan yapmışlar.
KURNAZ TİLKİ: Böyle neşeli neşeli, nereye gidiyorsun bakalım?
PİNOKYO: Kendime defter, kalem alıp okula gidecem.
KURNAZ TİLKİ: Bu para defter, kalem almak için çok az. Bizim dediklerimizi yaparsan daha çok paran olur.
PİNOKYO: Ne yapacağım peki?
KURNAZ TİLKİ: Sen o paraları bize ver, bizde götürüp sihirli tarlaya ekelim. Seninde bir para ağacın olsun artık. Ne zaman canın isterse, bu ağacı gider daldaki paraları toplarsın.
Bizim saf pinokyo, tilkinin söylediklerine inanmış ve elindeki paraları kurnaz tilkiye vermiş. Paraları alan tilki ve kedi hemen oradan uzaklaşmışlar. Tek başına kalan pinokyonun yanında yeniden iyilik perisi belirivermiş.
Pinokyo İle İyilik Perisi
PERİ: Sen neden hala okulda değilsin? Verdiğim paralarla defter, kalem aldım mı bakalım?
Oysa peri paraları, tilkiye kaptırdığını biliyormuş. Pinokyoyu uyarmış.
PERİ: Bana sakın yalan söyleme. Yoksa seni cezalandırırım.
Pinokyo, perinin uyarısını aldırmamış ve yalan söylemiş.
PİNOKYO: Şey… Defter, kalem aldım. Onları okula bıraktım.
Pinokyo, cümlesini bitirir bitirmez, burnu uzamaya başlamış.
PERİ: Bana doğruyu mu söylüyorsun?
Pinokyo başka yalanlar söyledikçe, burnu daha da uzamış. Uzamış, uzamış, uzamış artık kafasını bile oynatamıyormuş.
PİNOKYO: Ama nasıl! Ne oluyor ya, ne oluyor.
En sonunda yaptığı hatayı anlamış, işin doğrusunu periye anlatmış. Peride akıllanan pinokyonun burnunu eski haline döndürmüş.
PERİ: Doğruyu söylediğin için, seni yine affediyorum.
Bir sihir yaparak, pinokyonun kurnaz tilkiye kaptırdığı paraları, pinokyoya geri vermiş ve onu bu kez paraları bu şekilde harcamaması için bir kez daha uyarmış. Pinokyo paralar elinde yine şarkı söyleye söyleye yürümeye başlamış. Ama bu kez karısına başka bir tehlike çıkmış. Onu yakalayan sirk sahibi, yine karşısında duruyormuş. Sirk sahibi, pinokyo kaçtığı için çok sinirliymiş. Onu cezalandırmak istemiş. Pinokyoyu yakalamış ve denize atıvermiş. Pinokyo denize düşünce, suya batmamış. Çünkü tahtadan yapılma bir kukla olduğu için, suyun üstünde kalabiliyormuş. Bu pinokyonun çok hoşuna gitmiş. Kollarıyla, bacaklarını oynatarak yüzmeye başlamış. Kıyıya doğru yüzerken, birden ne olduysa olmuş.
PİNOKYO: Hey ne oluyor. Neredeyim ben!
Pinokyo bir anda kendisini karanlık bir yerde buluvermiş. Etrafına bakılmış, bir çıkış yolu görememiş. İşin aslı kocaman bir balık pinokyoyu yutmuş ve şimdi pinokyo balığın midesinde duruyormuş. Bu arada gepetto usta, eve dönmeyen pinokyoyu çok merak etmiş. Onu aramak için yollara düşmüş.
İHTİYAR GEPETTO: Pinokyo! Pinokyoooo!
İyilik Perisi ve Pinokyo
En sonunda, pinokyonun denize atıldığı yere varmış. Buradaki balıkçılara, oğlunu görüp görmediklerini sormuş. Balıkçılardan biri, gepetto ustanın anlattığı çocuğu hatırlamış. Onun denize düştüğünü söylemiş. Gepetto usta, balıkçıdan yardım istemiş. Gepetto ustanın ne kadar iyi bir insan olduğunu bilen balıkçı, bu isteği geri çevirmemiş. Pinokyoyu araması için, ona bir kayık vermiş. Gepetto usta, kayığa binip denize açılmış. Kayık bir süre yol aldıktan sonra, şiddetli bir rüzgar çıkmış. Kayık kocaman dalgalara daha fazla dayanamamış ve birdenbire devrili vermiş. Gepetto usta, kendini bir anda denizin ortasında bulmuş. Gepetto usta, hem yaşlı olduğundan, hem de yüzme bilmediğinden denizin dibine batmaya başlamış. Tam bu anda, pinokyoyu yutan balık, gepetto ustayı da yutmuş. Gepetto usta da, balığın boğazından içeri kayıp midesine girivermiş. Balığın midesinde ağlayan bir çocuğın sesini duymuş. Bu sesi hemen tanımış tabi…
İHTİYAR GEPETTO: Pinokyooooo… Sonunda seni buldum. O kadar çok merak ettim k.
Babasının sesini duyan pinokyo, gözyaşları içinde gepetto ustanın boynuna sarılmış.
PİNOKYO: Senin sözünü dinlemediğim için, çok özür dilerim babacığım. Beni affet, bir daha sözünden hiç çıkmayacağım.
Pinokyonun İyilik Perisine Yalanları
Pinokyonun gerçekten de pişman olduğunu gören iyilik perisi, onları kurtarmaya karar vermiş. Gepetto usta ile pinokyoyu balığın midesinden çıkarıp, deniz kıyısına uçurmuş. Pinokyo, o günden sonra çok akıllı bir çocuk olmuş ve babasının sözünden hiç çıkmamış. Her gün okuluna gitmiş, okul çıkışı ise babasının yanına koşarak ona yardım etmiş. İyilik perisi de, pinokyonun çok iyi bir çocuk olduğunu görüp, onu ödüllendirmeye karar vermiş. Pinokyo bir gece yatağında uyurken, iyilik perisi yanına gelmiş ve ona bir sihir yapmış. Sabah olmuş, pinokyo her zamanki gibi, okula gitmek üzere uyanmış. Tam yataktan kalkmak üzereyken, bir değişiklik fark etmiş. İlk ellerine bakmış, sonrada vücuduna. Çok şaşırmış, o artık tahtadan değil etten, kemikten normal bir çocukmuş. Sevinçle yatağından fırlayarak, babasının yanına koşmuş.
PİNOKYO: Baba, baba bana bak.
Gepetto usta, pinokyoyu gerçek bir çocuk olarak karşısında görünce çok sevinmiş.
İHTİYAR GEPETTO: En sonunda benimde, gerçek bir oğlum oldu.
Baba oğul, mutluluk gözyaşları içinde birbirlerine sarılmış. Pinokyo bir daha asla yalan söylememiş ve burnu uzamamış.
Pinokyo ve Gepettonun Tanışması, ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz pinokyo ve gepettonun tanışması hikayesini bulabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Tembel Kız İle Çalışkan Kız