Çöldeki Su Hikayesi
Çöldeki Su Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde hazırlamış olduğumuz, çöldeki su hikayesini okuayabilir ve arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Çöldeki Su Hikayesi Oku
Çöldeki Su Hikayesi
Bir zamanlar çok uzak bir köyde yaşayan iki çok yetenekli bir sanatkar varmış. James ve Alex. Çok yakın arkadaş oldukları gibi, ikiside topraktan objeler yapmayı çok seviyormuş. Oyuncak, tencere, tencere, sofra takımı ve benzeri şeyler yapıyorlarmış. Ancak yaşadıkları yer küçük köy olduğundan, James ve Alex fazla para kazanamıyormuş. Köylülerin fazla parası yokmuş. Yinede James ve Alex şikayet etmezmiş. En azından şikayetlerini dile getirmiyorlarmış.
ALEX: James. Lütfen artık bir şeylere odaklanmayı öğren. Güçlü taraflarını keşfetmek zorundasın. Bir işi ne kadar zamanda bitirebileceğini anlarsan eğer, bundan sonraki müşterilere yaklaşık bir teslimat tarihi verebilirsin.
JAMES: Hayır. Ben iyiyim! Daha çok para kazanmalıyız! Ve onun için daha çok iş çıkarmak zorundayız. Dünden beri bekleyen işi bitirince, bugün gelen siparişler üstünde çalışmaya başlayacağım.
ALEX: Seni anlıyorum arkadaşım, ama ancak işleri zamanında yetiştirmezsek bu söylediklerini nasıl yapabiliriz. Beni strese sokuyorsun!
JAMES: Hahahahaha! İdare ederim Alex. Sen endişe etme!
Alex, azimli ve işine odaklanmış bir esnafmış. Bir siparişi kabul ettiyse zamanında müşteriye teslim edermiş. Aynı anda bir kaç işle filan uğraşmazmış. Bu sayede o an üstünde çalıştığı işe odaklanır ve aldığı işi vaktinde teslim edermiş. Oysa James hiçbir zaman işine odaklanamazmış! Kimseye hayır diyemez, sürekli işlerden kafasını kaldıramazmış. Bir çok işi birden alır, hiçbirini zamanında bitiremezmiş. Bir gün köylerine bir turist grubu gelmiş.
TURİST KADIN: Aaa, vay canına! Bu şey ender bulunan bir şey gibi! Acaba fiyatı nedir?
ALEX: Eee, onun fiyatı iki gümüş para.
TURİST KADIN: Ne o kadarcık mı? Böyle bir eser için, çok az olduğunu düşünmüyor musunuz?
ALEX: Eh… Kim gelse aynı fiyatı söylüyoruz. Buradaki köylülerin parası çok az, yani onlara verdiğim fiyattan fazlasını veremem.
TURİST KADIN: Dürüstlüğünüzü sevdim. Ama burada emeğinizin karşılığını almıyorsunuz. Köyün diğer ucunda büyük bir şehir var. Neden tüm bu antikalarınızı oraya götürmüyorsun? Oradakiler size eserleriniz için çok daha fazlasını verir. Daha çok para kazanırsınız.
ALEX: Ah, öyle mi? Bunu kesinlikle düşüneceğim. Teşekkür ederim!
Turist kadın iki gümüş parayı vererek fili satın almış. O gece…
James ve Alex Hikayesi Oku
ALEX: James. Yorgun görünüyorsun!
JAMES: İki gündür uyumuyorum! Bütün işlerimi bitirdim. Kendimi harika hissediyorum!
ALEX: Harika! Baksana, antikalarımızı büyük şehre götürüp orda satmaya ne dersin? Burada yeterince para kazanamıyoruz, üstelik yeterince işte alamıyoruz.
JAMES: İş yükü konusunda haklısın. Belkide gitmeliyiz. Ama çöl gerçekten çok büyük, çölü nasıl geçeceğiz?
ALEX: Bir kaç günde bir, çölü aşan kervan görüyorum şurada. Bir çok deve ve arabayla geçiyor, hatta yarın yola çıkacak bir kervan varmış. Çölü onlarla birlikte geçebiliriz.
JAMES: Haklısın! Çölün diğer tarafında bir çok zengin yaşadığını duydum. Belki güzel bir kız bulurum ve orada sonsuz mutluluğu yakalarım. Kim bilir!
ALEX: Hahahaha! Doğru dedin! Sen şimdi dinlen, iyice dinlen! Uykusuzluğunu bu gece telafi etmelisin. Yarın sabah erkenden kervanla yola çıkacağız.
O gece, James ve Alex rahat bir uyku çekmişler. Ertesi sabah araçlarına antikaları, yemek ve bolca suyla doldurmuşlar. Nede olsa uzun bir yolculuk olacakmış. İyi hazırlanmaları şartmış. Yolculukları güzel başlamış. James ve Alex büyük şehirdeki gelecekleri için umutlu ve heyecanlılarmış. Nasıl daha çok para kazanacaklarından, yeni beceriler edileceklerinden, yeni kalıplar ve antikalar yapacaklarından bahsetmişler. Kervan yemek için öğleden sonra ve akşam iki kez duruyormuş.
Yolculuk bir kaç gün böyle sürmüş. Ancak yakacak sıcak dayanılmaz hale gelmiş.
YAŞLI ADAM: Ne oluyor böyle? Hava hep böyle sıcak mıdır burda?
SAKALLI ADAM: Sanmıyorum, benim su içmem lazım!
YAŞLI ADAM: Yanımızda bol su getirdik ama suyu bitirmek üzereyiz!
ALEX: Bu sıcak, yolculuğu çok çok zorlarştırıyor artık James.
JAMES: Haklısın! Üstelik suyumuzda bitiyor.
Yolculuk yapanların küpler topraktan yapılmış. Bu yüzden sıcaklık birden yükselince küplerin içindeki su buharlaşıyormuş.
YAŞLI ADAM: Suyun hepsi bitti ise, nasıl hayatta kalacağız. Şehre ulaşmak için, daha iki günlük yolumuz var.
ALEX: Benim bir fikrim var. Su bulmak için niye toprağı kazmıyoruz?
YAŞLI ADAM: Ahh, evet! Eğer yeterince derin kazarsak, eminim bir yerlerde su buluruz.
GENÇ ADAM: Haklısınız hadi! Bir yer belirleyelim ve kazmayama başlayalım!
Develerinin işaret ettiği yerde durmuşlar.
Alex ve James Çöldeki Su
YAŞLI ADAM: Burada su bulacağımıza emin misiniz?
SAKALLI ADAM: Kazmaya başlayıp yeterince derine inince anlayabiliriz!
Yolcular toprağı kazmaya başlamışlar. Zaman geçmiş, ancak hala su bulamamışlar.
JAMES: Size söyledim bu işe yaramaz. Çölde su bulmak nerede ise imkansız denebilecek bir şey!
ALEX: Su bulmak zor ama imkansız değil. Sadece devam etmemiz gerekiyor.
Yolcular birer birer kazmaya bırakmışlar. Hepsi çok yorulmuş. Araçlarına çekilmişler ve bir süre dinlenmişler.
YAŞLI ADAM: Az sonra size yardım edeceğim. Tamam mı? İzin verinde birazcık dinleneyim.
ALEX: Ah… James. Çok yoruldum. Belki biraz dinlensek iyi olur.
JAMES: Sen git dinlen hadi, ben biraz daha kazmaya devem edeceğim.
Alex araçlarına dönmüş ve dinlenmek için uzanmış. Kavurucu sıcaktan ve bedeni mitat düştüğünden hemen uykuya dalmış. Bir süre sonra yolculardan biri James’e yaklaşmış.
YAŞLI ADAM: Hey. Güçlü birisin. Hiç durmadan kazıp duruyorsun. Ama bana sorarsan burada vaktimizi boşuna harcıyoruz.
JAMES: Ne demek istiyorsun?
YAŞLI ADAM: Bence burada su falan yok. Kesinkeş su bulabileceğimi bildiğim bir yer var ama.
JAMES: Sahi mi? Neresi?
Yaşlı adam, James’e kazacağı yeri göstermiş. Sonra dinlenmek için aracına dönmüş. James toprağı biraz daha kazmış ama su bulamamış. Bir süre sonra başka bir yolcu yaklaşmış.
SAKALLI ADAM: Hey. Sana kim burayı kaz dedi? Şapşal mısın? Şu tarafta hemen kolayca su kaynağı bulacağımız bir yer var!
JAMES: Sen ciddi misin? Neresi o yer?
Hiç beklemeden James küreğini almış ve bir kaç metre ilerdeki yeri kazmaya başlamış. Daha bir kaç metre kazmışki yine başka bir yolcu yanına gelmiş ve kesin su bulacakları başka yerden bahsetmiş. Bu durum saatlerce sürmüş. Çöl delik deşik olmuş. Ancak kazdığı hiçbir yer su çıkaracak kadar derin değilmiş. Alex uyandığında şoke olmuş.
ALEX: James! Sen ne yapıyorsun!
JAMES: Su bulmaya çalışıyorum! Yol arkadaşlarımız nerede su bulacağımızı söyleyip durdu bana ama ben bir çok yeri kazmama rağmen tek bir damla suya rastlamayı başaramadım!
Çöldeki Su ve Alex İle James Hikayesi
ALEX: Bende tam bundan endişeleniyordum! Ne kadar zaman ve emek harcadığının farkında mısın sen? Git ve kazdığın tüm deliklere ve derinliklerine bak. Sadece tek bir yere odaklanmış olsaydın, şimdiye denk kolayca su bulabilirdin. Herkesin lafını dinleyip, dikkatini dağıtmaman gerekiyor.
JAMES: Huh… Haklısın. Dikkatim dağıldı. Tek bir yere kazmaya, devam etmeliyim.
Alex herkesi çağırmış ve önceden kazmaya başladıkları yeri kazmaya devam etmelerini istemiş. Bir süre daha kazmışlar ve sonunda suyu bulmuşlar. Herkes su içmiş. Sonra boş küplerini doldurmuşlar. Kervan iki günde büyük şehire ulaşmış. Umdukları gibi James ve Alex yetenekleri sayesinde iyi para kazanmaya başlamışlar. Övgüler almışlar ve çabaları takdir görmüş. Kısa sürede zengin olmuşlar ve antika yapacak başka sanatkarları işe almışlar. Antikaları şimdi hem şehirlerinde, hem yurtdışında satılıyormuş. James ise, çok büyük bir ders aldı.
JAMES: Bütün bunlar dikkatimi dağıtmayı başladığım işi bitirmeden, yenisine geçmemem sayesinde oldu.
Çöldeki Su Hikayesi Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz çöldeki su hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Altın Yumurtlayan Kaz Hikayesi