Balık ve Kutup Ayısı Hikayesi
Balık ve Kutup Ayısı Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğnde, hazırlamış olduğumuz balık ve kutup ayısı hikayesini okuyabilir vede paylaşabilirsiniz.
Balık ve Kutup Ayısı Hikayesi Oku
Balık ve Kutup Ayısı Hikayesi
Bir varmış bir yokmuş, ne varmış ne yokmuş. Bahçelerde domates, tarlalarda patlıcan. Buz üstünde yetişecek bir şey var mıdır Hasan. Bizim buzul ülkesinde hiçbir bitki yetişmez. Aaa Kutup da hayvanlar vardır. Hayat hiç bitmez. Buzul ülkesinde yaşayan kutup ayısı Kuto, karnını doyurduktan sonra küçük bir gezintiye çıkmış. Aslında uzun zamandır böyle güzel bir hava olmamış buzullarda. Kar fırtınaları ve soğuk hava yüzünden evinden dışarıya pek çıkamıyormuş. Kollarını havaya doğru uzatıp kocaman ağzı ile Aaaaa diye esnemiş. Sonra burnunu rüzgara doğru kaldırıp havanın durumuna bakmış. Allah’ın kutup ayılarına verdiği özellik 1 metre karın altındaki bir canlıyı bile kokusundan fark edebilirlermiş. Her şey yolunda görünüyormuş. Etrafta kimseler yokmuş. Hava da çok güzelmiş. En iyisi biraz gezeyim demiş kendi.
O sırada annesi arkasından seslenmiş;
KUTUP AYISI KUTONUN ANNESİ: Kuto! Ödevlerini bitirdin mi sen?
KUTUP AYISI KUTO: Gelince bakacağım anne. Zaten çok az ödevim var… demiş.
Annesi başka bir şey daha sormasın diye, koşar adımlarla evden uzaklaşmış. Şu ödev meseleleri ve okul ile ilgili konular ortaya çıktığında, nereye saklanacağını şaşırıyor. Buzların üstünde kaymak, oradan oraya koşmak varken neden ders ve okul lazımmış ki. Buzlu suların içinde bir balık ona el sallamış.
BALIK: Hey! Sayın Kuto! Nasılsın?
Kutup ayısı Kuto’da ona el sallamış.
KUTUP AYISI KUTO: İyiyim. Su nasıl soğuk mu?
BALIK: Bugün daha iyi, dün çok soğuktu.
KUTUP AYISI KUTO: Ben anlamıyorum. Hadi biz ayıların kalın kürkleri var. Derimizin altında da 10 santimlik yağ tabakası var. Peki incecik derinizle nasıl donmuyorsunuz o sularda?
Balık gülmüş.
BALIK: Bizi yaratan Allah başıboş mu bıraktı zannediyorsun sayın Kuto. Biz balıkların ilginç ama çok ilginç bir özelliğimiz vardır.
Kuto iyice meraklanmış… Sonrada daha çok dışarı çıkmalıyım ve daha çok okumalıyım diye düşünmüş. Balığa dönerek…
KUTUP AYISI KUTO: Peki neymiş o özellik?
BALIK: Bu buz tutmuş göldeki suyun sıcaklığı +4 derecenin altına düşmez. Bunun altında düşmesi, gölün tamamen donması demektir. İşte biz balıklar bu yüzden buz gibi soğuk buzulların altında donmadan yaşar gideriz.
Kutup ayısı Kuto, balığa hak vermiş.
Kutup Ayısı Kuto ve Balık Hikayesi
KUTUP AYISI KUTO: Haklısın! Sanırım kendi vücut ısısından çok daha soğuk yerlerde yaşabilmek için canlıların iki koruması var. Birisi vücut ısılarını ayarlamaları, diğeri de kürkleri. Biz ayılarda kalın kürklerimiz ve bedenimizin altındaki 10 santimlik yağ tabakası ile hiç üşümüyoruz bu buzullarda.
Balık o sırada kıpırdanmış.
BALIK: Kusura bakma Kuto! Ben bir suya dalıp geleceğim… demiş.
Kutup ayısı Kutonun bir şey söylemesine fırsat vermeden suya dalmış ve çıkmış.
BALIK: Kusura bakma. Etraf bembeyaz olduğu için gözlerim kamaştı. Suya dalıp çıktım. Biraz daha rahatım şimdi. Ama siz ayıların güneş gözlüğü var tabiki. Etkilenmiyorsunuz etraftaki beyazlıktan.
Kutup ayısı Kuto, elleriyle gözünü tutmuş. Şaşırmış.
KUTUP AYISI KUTO: Ne gözlüğü? Benim güneş gözlüğüm falan yokki.
Balık gülmeye başlamış.
BALIK: Olmaz olur mu hiç? Sen öyle özel yaratılmışsın. Sizin özel bir güneş gözlüğünüz var. Beyazlıkta gözleriniz kamaşmasın diye. Siz ayıların gözlerinde zar gibi bir göz kapağı var. Ve kar körlüğünden böylece kurtulmuş oluyorsunuz.
Kutup ayısı Kuto, gözlerini çekiştirmeye başlamış.
KUTUP AYISI KUTO: Çok merak ettim ben şu güneş gözlüklerini.
BALIK: Senin bunları bilmemene şaşırdım doğrusu. Mesela buz üzerinde nasıl kaymadan yürüyebiliyorsunuz biliyor musun?
KUTUP AYISI KUTO: Şey…
BALIK: Çünkü ayaklarının altı kaymadan yürümeni sağlayacak biçimde kürklerle kaplı. Parmak aralarında da ördek ayağı gibi perdelerin olması iyi yüzmeni sağlıyor. Mesela bir kedi ya da bir tavuk bu buzların üzerinde hayatta yürüyemez. Onlarda yaşadıkları topraklara uygun yaratılmışlar.
Kutup ayısı Kuto şaşkın. Bunu daha önce hiç böyle düşünmemiş. Suyun altında yaşayan balık, nereden biliyordu bütün bunları. Kutup ayısı Kuto düşünmeye başladı. Daha çok okumalı ve daha çok araştırmalıyım diye düşündü. Okumak ve öğrenmek ne kadar da güzel şeyler. Bu küçük balık nasıl da bilgili. Öğretmeninin verdiği bir kitap aylardır çantasında duruyordu Kutonun. Ama o bir satır bile okumamış. İşte şimdi kendinden utandı. Okulda dersleri de çoğu zaman dinlemiyordu. İşte bu yüzden cahil bir kutup ayısı olarak kalabilirdi. Balık ona tekrar el salladı.
Kutup Ayısı Kutonun Kitap Macerası
BALIK: Ben gidiyorum, biraz ders çalışmam lazım. Sana iyi güneşlenmeler.
Kutup ayısı Kuto, çantasındaki kitabı çıkarır. Sonra dışarı çıkıp, suyun kenarına oturdu ve okumaya başladı. Kutup ayılarının vücudundaki 3 katmanlı deri, ısı kaybını hissettirmeyecek düzeye indi. Öyle ki üzerlerine düşen hiçbir kar tanesi bile erimiyor. Kutup ayısı Kuto, üzerine düşen kar tanelerinin erimediğini ilk defa orada öğrendi.
KUTUP AYISI KUTO: Vay canına! Neler oluyormuş da benim haberim yokmuş.
Sonra hemen eve geri döndü. Ve ödevlerini, ondan sonra daha çok kitap okumaya başladı. Okuduğu kitap Penguenlerden bahsediyordu. Birbirlerine çok benzeyen Penguenler, birbirlerini seslerinden tanırlarmış. Bir Pengueanin 400.000 bin Penguenin arasından kendi yakınının sesini ayırt edebilmesi ise Allah’ın sonsuz gücünü, bir yaratılıştaki essizliğini gösteriyormuş.
Kutup ayısı Kuto, bilgisiz olmanın, hiçbir şey bilmeden ne kadar da kötü bir şey olduğunu öğrendi. Ve sonra, kitaplar okuyarak daha çok şeyler öğrenmesi gerektiğini düşündü.
Balık ve Kutup Ayısı Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz balık ve kutup ayısı hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Elma Ağacı İle Yaşlı Çoban Hikayesi