Panda ve Dondurmacı Hikayesi
Panda ve Dondurmacı Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz panda ve dondurmacı hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.
Panda ve Dondurmacı Hikayesi Oku
Panda ve Dondurmacı Hikayesi
MİNİK PANDA: Anne anne, bak bir mektup gelmiş.
ANNE PANDA: Aaa, evet hemde bu mektup senin için gelmiş minik pandam. Üzerinde ismin yazıyor.
O gün hayatında ilk kez bir mektup alan panda, çok ama çok heyecanlanmış. Bu heyecanı sırasında, pencerenin ardındna onları dinleyen yaramaz yavru kurdu farketmemiş bile.
YARAMAZ YAVRU KURT: Hımm, herkese giden ama bir tek bana gelmeyen o mektupta ne yazıyor acaba?
ANNE PANDA: Aaa harika! Bu bir davet mektubu. Bil bakalım ormana kim geliyormuş?
MİNİK PANDA: Bir baloncu ayı mı?
ANNE PANDA: Hayır!
MİNİK PANDA: Hımm. Bir palyanço papağan mı?
ANNE PANDA: Hahahaha, hayır. Bir dondurmacı zürafa.
MİNİK PANDA: Yaşasın, oley oley yuppi.
YARAMAZ YAVRU KURT: Dondurmacı zürafa demek ha! Peki hala beni çağırmamak ne demekmiş, siz görürsünüz.
Güneş tam tepede parladığında, dondurma yemek isteyen yavru hayvanlar, bambu ağaçlarının olduğu yere toplanmış ve dondurmacı zürafayı bekliyorlarmış. Ancak ne gelen nede giden varmış.
YAVRU TİMSAH: Offf. Ben beklemekten sıkıldım. Ne zaman gelecek dondurmacı zürafa?
YAVRU TAVŞAN: Eh şey, davetiyede tam olarak burası yazıyordu değil mi?
MİNİK PANDA: Evet evet! Biz doğru yerde bekliyoruz tam burası.
Bir süre sonra dondurmacı zürafa üzgün bir şekilde yavruların yanına gelmiş. Fakat yanında dondurma arabası yokmuş.
DONDURMACI ZÜRAFA: Sizi beklettiğim için üzgünüm çocuklar. Ancak dondurma arabam kayboldu. Bu sabah arabama çilekli, kakaolu ve vanilyalı dondurmaları koyup yola çıkmıştım. Nehir kenarından geçerken, bir elma ağacının yanında dinlenmek istedim. O sırada mis gibi kokan kırmızı elmalardan yedim. Tam yola tekrar koyulacaktimki ne göreyim, orada duran dondurma arabam gitmiş. Aradım taradım her yere baktım ama yok yok.
YAVRU TİMSAH: Lütfen üzülme dondurmacı zürafa.
YAVRU TİLKİ: Biz sana yardım ederiz.
MİNİK PANDA: Merak etme, dondurma arabanı bulacağız.
DONDURMACI ZÜRAFA: Sahi mi?
Minik Panda ve Arkadaşları Hikayesi
Kaybolan dondurma arabasını bulmak için hepsi elma ağacının oraya gitmiş. O esnada dondurma arabasını kendi evine kaçıran yaramaz kurt, bütün dondurmaları iştahla yemeğe başlamış.
YARAMAZ YAVRU KURT: Hepsi benim! Benden başka kimse dondurma yiyemiyecek. Hahahaha.
Dondurma arabasının peşine düşen yavru panda, elindeki büyüteçle arkadaşlarına yerdeki tekerlek izlerini göstermiş.
MİNİK PANDA: İşte dondurma arabasının tekerlek izleri. Bu taraftan gelin.
Ancak tekerlek izleri, uzun çimlerin olduğu yere gelince sonlanmış.
YAVRU TİMSAH: Aaaaa, Peki şimdi ne yapacağız?
YAVRU TİLKİ: Arkadaşlar ben bir koku alıyorum, siz de alıyor musunuz?
MİNİK PANDA: Sanki çilek gibi, evet bu tam olarak çilek kokusu.
Panda ve arkadaşları ağacın gölgesine bulaşmış bir parça çilekli dondurma görmüşler.
YAVRU TAVŞAN: Sanırım doğru yoldayız. Hadi bu taraftan.
Bir süre herkes çilek kokusunu başarıyla takip etmiş. Ancak yol bataklığa çıkınca, çilek kokusu yerini çamur kokusuna bırakmış.
YAVRU TAVŞAN: Eee, buraya kadar geldik ortada bir dondurma arabası göremiyorum.
YAVRU TİMSAH: Aha dondurma arabası değil ama çamura bulaşan tekerlek izleri buradan devam ediyor.
MİNİK PANDA: Evet, üstelik bu sefer sadece tekerlek değil. Bir de pati izi var.
Minik panda ve arkadaşları buldukları çamur izlerinin bir kurda ait olduğunu hemen anlamışlar. Böylece izleri takip ederek, kurdun evine kadar gelmişler. Tilki aralarından bir kişinin içeri girip, dondurma arabasını alması gerektiğini söylemiş.
DONDURMACI ZÜRAFA: Ama ben çok korkuyorum. Hayır hayır, ben bunu yapamam.
YAVRU TAVŞAN: Bende çok korkuyorum yapamam.
MİNİK PANDA: Hah. Ben yaparım.
Panda tüm cesaretini toplayıp, kurdun evine doğru yürüyor. Birinin geldiğini fark eden yaramaz yavru kurtta hemen yüksek sesle bağırıp onu korkutmaya çalışmış.
YARAMAZ YAVRU KURT: Kimdir o? Sakın gelme, tuzak kurdum. İçeri gelirsen, seni yerim!
Panda kurdun sesinden onun çok hasta olduğunu anlamış. Bu yüzden korkusuzca yanına kadar girmiş ve bütün dondurmaların yenip bittiğini görmüş.
MİNİK PANDA: Aaaa. Sen çok hastasın kurt.
YARAMAZ YAVRU KURT: Hasta değilim ben! Dondurmaların hepsi benimdi tamam mı?
Minik Panda ve Dondurmacı Zürafa
Panda kurdu zar zorda olsa, onu ikna edip dışarı çıkarmış. Diğer hayvanlar ve zürafa kurdu öyle hasta görünce çok şaşırmışlar. Onu hemen güneşin ısıttığı bir taşın yanına oturtmuşlar. Biri sıcak demleme çayı ikram etmiş, diğeri sağlıklı bir bambu çorbası vermiş. Öteki ise onu ısıtacak uzun bir atkı uzatmış.
DONDURMACI ZÜRAFA: Eğer dondurma arabasını çalmasaydın, dondurmaları hep birlikte paylaşır ve güzel bir vakit geçirirdik yaramaz kurt.
MİNİK PANDA: Evet. Hemde bu güzel yaz gününde üşüyüp, böyle hasta olmazdın.
YARAMAZ YAVRU KURT: Ama siz dondurmanızı benimle paylaşmayacaktınız. Çünkü bana davet mektubu yollamadınız.
Yavru kurt, kendisine mektup gelmediğini söyleyince. Timsah hemen karşısında duran ağacın dallarını işaret etmiş.
YAVRU TİMSAH: Galiba sana gelen mektup şuradaki ağacın dallarına takılmış. Bu yüzden onu görmemişsin.
DONDURMACI ZÜRAFA: Aaaa işte, postacı leylek mektupları mutlaka sahiplerine ulaştırır. Bak üzerinde senin ismin bile yazıyor.
O günden sonra kurt, daha dikkatli bir yavru olmuş ve ona iyilik eden arkadaşlarına daha iyi davranmış. Çünkü orman yaşamında en önemli şeyin dayanışma ve arkadaşlık olduğunu asla unutmamış.
Panda ve Dondurmacı Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde hazırlamış olduğumuz panda ve dondurmacı hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınızla paylaşarak onlarıda yeni hikayelerden haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Üç Küçük Domuzcuk