Tuzlu Deniz Hikayesi
Tuzlu Deniz Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz tuzlu deniz hikayesini bulabilir ve okuyabilir arkadaşlarınıza da gönderebilirsiniz.
Tuzlu Deniz Hikayesi Oku
Tuzlu Deniz Hikayesi
Evvel zaman içinde, bir köyde iki kardeş yaşarmış. Büyük kardeş çok zenginmiş ama küçük kardeş çok fakirmiş. Biri bütün bayramlarda yüksekse para harcarmış. Diğerinin ise hiçbir şeyi yokmuş. Ne yiyecek yiyeceği, ne giyicek giysisi varmış. Küçük kardeşin hiç parası olmadığından, ailesi çoğunlukla açlık çekermiş. Küçük kardeş bir gün abisinden yardım istemeye karar vermiş.
FAKİR KARDEŞ: Abi çocuklarımın karnı çok aç, lütfen bana biraz biraz borç ver. Onlara biraz yiyecek alacağım.
ABİ: Buraya sürekli para istemeye geliyorsun. Ama sana verecek param yok. Defol!
Abinin sözlerinden incilen küçük kardeş, orayı terk etmiş. Eve giderken yaşlı bir adama rastlamış. Yaşlı adam bir tomar odun taşıyormuş.
FAKİR KARDEŞ: Hey dur! Onlar ağır olur, ben sana yardım edeyim.
YAŞLI ADAM: Eee. Teşekkür ederim. Ne oldu evladım, niye bu kadar kaygılı görünüyorsun.
FAKİR KARDEŞ: Napacağımı bilemiyorum. Ailem açlık çekiyor ve ben onlara yiyecek götüremiyorum. Çok çaresizim. Napcam acaba?
YAŞLI ADAM: Demek öyle… Ben sana yardım edebilirim. Sen bu odunları eve götürmeme yardım edersen, bende sana seni çok zengin edebilecek bir şey veririm.
fAKİR KARDEŞ: Tamam.
Fakir kardeş odunları taşımış ve yaşlı adımı evine kadar takip etmiş.
YAŞLI ADAM: Teşekkür ederim evladım, odunları buraya bırakabilirsin. Tanrı seni korusun ve zengin etsin.
Yaşlı adam daha sonra, bir parça çörek uzatmış ve şöyle demiş;
YAŞLI ADAM: Al bunu ve ormana git. Yolda görürken üç erik ağacına denk geleceksin, o ağaçların ardında bir tepe var, dikkatli bakarsan ufak bir kulübe göreceksin, o kulübeye gir orada üç cüce yaşar. O cüceler çöreği çok sever, bu çöreği mutlaka senden almak isteyecekler. Çöreği onlara ver ama karşılığında para isteme. Onun yerine taştan yapılma bir değirmen iste.
Yaşlı adamın talimatlarını dinleyen fakir kardeş ormana gitmiş, bir sürü ağacı geçtikten sonra, başka bir ağacın yanına gelmiş. Dikkatlice bakınca, sıra halinde duran üç erik ağacının olduğu görmüş. Erik ağaçlarına doğru yürürken, tam arkalarında bir kulübenin olduğunu fark etmiş. Kulübeye girdiğinde, cüceler ona bağırmaya başlamışlar.
Fakir Kardeş İle Cüceler Hikayesi
PEMBE ŞAPKALI CÜCE: Hey! Kimsin sen söyle bakalım, içeri nasıl girdin?
FAKİR KARDEŞ: Ehh… Ben.
YEŞİL ŞAPKALI CÜCE: Hırsız olmalı. Ne çalmaya geldin bakalım?
FAKİR KARDEŞ: Neee! Ben hırsız değilim! Ben…
Cüceler o anda fakir kardeşin elindeki çöreği görmüşler. Bütün öfkeleri bir anda yok olmuş. İçlerinden biri konuşmuş;
PEMBE ŞAPKALI CÜCE: Ooooo. Bizim o çöreği almamız şart. Karşılığında istediğini alabilirsin.
FAKİR KARDEŞ: Tamam. Bunu size veririm. Ama karşılığında bana taştan yapılma değirmeni vermelisin.
PEMBE ŞAPKALI CÜCE: Kabul ediyoruz. Ama unutma, sıradan bir değirmen değildir bu. Bunda un öğürtürken, senin bütün dileklerini yerine getirecektir. İşin bittiği zaman üstünü kırmızı bir kumaşla ört, böylece çalışması durur.
Fakir kardeş, değirmeni cücelerden almış ve eve dönmüş. Eve varınca karısını ve çocuklarını yerde açlık çektiklerini görmüş. Hemen karısından yere bir örtü sermesini istemiş. Ve değirmeni örtüye koyup, öğürtmeye başlamış.
FAKİR KARDEŞ: Değirmen ah değirmen bana köri ver değirmen. Ah değirmen bana köri ver.
Değirmen köri yapmaya başlamış, fakir kardeş daha sonra değirmenin üstünü kırmızı bir örtüyle örtmüş ve değirmen köri öğütmeyi hemen durdurmuş. Fakir kardeş örtüyü kaldırmış, değirmeni yine çevirmeye başlamış.
FAKİR KARDEŞ: Değirmen ah değirmen bana pirin. ver değirmen. Ah değirmen bana pirinç ver.
Fakir Kardeş ve Yaşlı Adam
Değirmen anında bir kase pirinç üretmiş. Herkes canı ne isterse onu yemiş. Fakir kardeş, değirmenden her gün bir sürü üretmesini istemiş. Un, mercimek, darı ve çok daha fazlasını. Daha sonra her şeyi pazara taşıyıp satıyormuş. Bu sayede bir sürü para kazanmış. Kısa sürede çok zengin olmuş. Kendisine ailesi için, büyük bir ev inşa etmiş. Artık herkesin giyecek yeni giysileri varmış. Herkes mutluymuş. Şuan da onu çok kıskanan büyük abiyi hariç.
ABİ: Nasıl olur bu? Bir kaç gün önce para dilenmeye gelmişti ama şimdi bir anda çok zengin oldu. Bu işte bir iş var.
Abi gerçeği öğrenmek için, kardeşinin evinde bir yere saklanmış. Ve öğrenmesi fazla uzun sürmemiş. Ertesi gün değirmeni çalmış ve ailesiyle birlikte köyü terk etmeye karar vermiş.
ABİ: Gidelim çabuk hadi!
Köyün biraz ilerisinde bir sahil varmış, zengin kardeş ailesiyle birlikte uzak bir adaya gitmek için deniz kıyısına gelmiş. Yolda giderken, değirmeni test etmeye karar vermiş.
ABİ: Değirmen ah değirmen bana tuz ver değirmen. Ah değirmen bana tuz ver.
Değirmen hemen tuz üretmeye başlamış ama zengin kardeş şimdi değirmeni nasıl durduracağını bilmiyormuş. Değirmen tuz üretmeye devam etmiş. Ağırlık o kadar artmışki, kayık içindekilerle birlikte batmış. Zengin abi eğer, küçük kardeşini kıskanmasaymış, ailesiyle birlikte mutlu bir şekilde yaşayabilirmiş.
SON SÖZ: İşte bu yüzden başkalarını kıskanmamalı ve sahip olduklarımızdan mutlu olmalıyız. Çok fazla şey istersek hikayede gibi olur. Kendinizi arkadaşlarınızla kıyaslamayın ve ailenizden yeni oyuncaklar istemeyin. Sizden daha iyi oyuncakları var diye arkadaşlarınızla kavga etmeyin. Hikayemizdeki zengin abi aynısını yaptı ve başına gelenleri hikayemizde anlattık.
Tuzlu Deniz Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz tuzlu deniz hikayesini okuyabilir vede arkadaşlarınızlada paylaşarak onlarıda yeni hikayelerder haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Cimri Milyoner Hikayesi