Sihirli Şişe Hikayesi
Sihirli Şişe Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz sihirli şişe hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz.
Sihirli Şişe Hikayesi Oku
Sihirli Şişe Hikayesi
Abu, bir balıkçıydı. Sahile yakın bir yerde yaşıyordu ve kendini bildi bileli balık tutardı. Gençken tüm gece denizde kalırdı. Sabah olunca yerel pazarda satabileceği taze balıklarla dönerdi. Artık Abu nerdeyse 80 yaşına gelmişti ve balığa çıkmak için çok yaşlıydı. Onun yerine günde dört kere kıyıdan ağını denize atardı. Yakaladığı balığın bir kısmını kendisi yer, bir kısmını satardı. Bir gün sabah kıyıya giderek, ağını attı. Bir süre sonra ağına, ağır bir şeyin takıldığını fark etti. Çekti çekti ve çekti. Ağı kıyıya çekmek için tüm gücünü aldı ve ağa ölü bir eşşeğin takıldığını gördü.
ABU: Ohohohoh. Hayır!
Diye bağırdı.
ABU: Bütün bu çaba ölü bir eşşek için miydi. Ne yapacağım, ne yiyeceğim.
Böylece bilgeliğiyle bilinen eski kral Salomunu düşünmeye başladı. Sonra yaşlı adam ağı bir kez daha suya attı. Bir süre sonra bir şey yakalamıştı. Bu sefer ağ daha da ağırdı. Yine tüm gücünü kullanarak ağı yavaşça alıp kıyıya çekti. Ağın içinde, içi kum dolu fıçı vardı.
ABU: Ohohohoh. Hayır!
Diye bağırdı yineden.
ABU: Tüm bu çaba içi kum dolu fıçı için miydi. Ne yapacağım, ne yiyeceğim.
Yine kral Salomunun yüce bilgeliğini düşündü ve azimle devam etmeye karar verdi. Abu üçüncü kez ağını suya attı. Bu sefer ağ daha da ağır bir şeye takıldı. Tencere ve tavaların birbirine çarparken çıkardığı gibi bir ses geliyordu dışarı. Abunun sudan çıkardıkları ise, bir grup eski tencere ve tava. Böylece Abu göğe baktı ve haykırdı.
ABU: Aaaaaa, bunu hak etmek için ne yaptım. Her gün sadece dört kez ağ atacak gücüm vardı. Zaten üç kere attım. Meğer dördüncü seferde de balık yakalayamazsam bugün kesinlikle açlıktan ölürüm. Neden bu kadar çöp yakaladım.
Abu dua ederek ağı son kez denize attı. Bu sefer daha da ağır bir şey takıldı ağın içine. Abu ağı çıkarmak için suya girmek zorunda kaldı. İlginç bir şişe olduğunu gördü. Bu sefer Abu mutlu oldu. Balık yakalayamamıştı Ama şişe sağlam duruyordu. Belki iyi paraya satabilir ve gelecek ay için yeterli yiyecek alabilirdi. Ama üzerinde kurşun bir mühür olduğunu gördü. Yakından baktığında bunun kral Salomunun mühürlerinden başkası olmadığını fark etti.
Abu ve Sihirli Yaratık
Şişenin içinde ne olduğunu çok merak etti. Bir bıçakla mühürü açtı. Şişeyi açar açmaz içinden devasa bir sihirli yaratık çıktı. Güçlü bir kükreme ile göğe yükseldi. Abu o kadar korktu ki, korkuyla bağırdı. Yaratık Abuyu fark etti ve onunla konuşabilmek için onun kadar küçüldü.
SİHİRLİ YARATIK: Balıkçı sen mi serbest bıraktın?
Diye kükredi.
ABU: Ben mi? Ehh evet. O benim sihirli yaratık. Adım Abu.
SİHİRLİ YARATIK: Abu… Güzel isimmiş.
Dedi gülerek.
SİHİRLİ YARATIK: Çok uzun bir süredir o şişede tutsaktım. Teşekkürler balıkçı Abu. Şimdi söyle bana nasıl ölmek istersin?
ABU: Ölmek mi? Ama efendim sizi serbest bıraktım beni neden öldürmek istiyorsunuz?
SİHİRLİ YARATIK: O şişeye kral Salomun tarafından hapsedildim, balıkçı Abu.
ABU: Ama Salomun bu topraklarda nerede ise iki bin yıl önce hükümdardı.
SİHİRLİ YARATIK: Evet! Tam 1800 yıl önce ona karşı geldim. Salomun beni yendi ve bu şişeye hapsetti. Sonra şişeyi denize attırdı. O zamandan beri hatamdan dolayı pişmanlık duydum.
ABU: Ama bu sizi hapisten kurtardığım anlamına gelir. Neden beni öldürmek istiyorsnuz?
SİHİRLİ YARATIK: Bin yıl birinin beni kurtarmasını istedim! Bu kişiye hayatının sonuna kadar yetecek servet verecektim. Ama kimse gelmedi. Sonra kızgınlıkla beni kurtaranı öldürmeye yemin ettim. Ama adamın nasıl öleceğine karar vermesine izin verecektim. Evet, ne şekilde ölmek istersin balıkçı Abu?
Abu tekrar kral Salomunun bilgeliğini düşündü ve aklına iyi bir fikir geldi.
ABU: Efendim sizi şişeye Salomunun hapsettiğini iddia ediyorsunuz ama size inanmıyorum.
SİHİRLİ YARATIK: Ne?
Diye haykırdı yaratık. Sesi yüzlerce gökgürültüsü gibi gürledi.
ABU: Siz çok uzun boylusunuz, elleriniz ağaç gövdesini andırıyor. O minik şişenin içine sığmanıza imkan yok. Ölmek umrumda değil ama bir yabancı tarafından öldürülmek istemiyorum.
SİHİRLİ YARATIK: Seni çelimsiz balıkçı, ben kötü olabilirim ve aptalca sözler verebilirim ama hayatım boyunca tek kelime yalan söylemedim.
ABU: O zaman kanıtlayın… dedi Abu.
Yaratık ellerini haşırdattı. Dumana döndü ve yavaşça parça parça şişeye girdi. Ve içerden bağırdı;
SİHİRLİ YARATIK: Gördün mü? Şişeye sığabildim.
Sihirli Yaratık ve Balıkçı Abu
Abu derhal kurşun mühürü aldı ve yaratığı tekrar şişeye hapsetti. Yaratık çıkmak için elinden geleni yaptı ama mühürü kıramadı. Yaratık gürleyerek kükredi. Ama sonra kendini sakinleştirdi ve sinsice dediki;
SİHİRLİ YARATIK: Beni kandırdın. Pes ediyorum, sen benim için fazla zekisin Abu. Şimdi bu şişeden çıkmayı diliyorum ve beni çıkaran kişiye gençliğini geri vermeyi vaat ediyorum. İyi anlaşma değil mi? Hadi artık beni serbest bırak Abu. Ödülün seni bekliyor.
Abu sakince dinledi. Kurnaz bir gülümsemeyle dedi ki;
ABU: Ahahahaha! Beni aptal mı sandın? Ben hayatımın sonuna kadar yaşadım ve bundan daha fazlasına ihtiyacım yok. Yaşlı olabilirim ama sizi serbest bırakacak kadar aptal değilim. Şimdi bye bye!
SİHİRLİ YARATIK: Hayır bekle! Sana başka bir şey teklif edeyim.
Abu şişeyi denize geri attı ve hayatı kurtulduğu için şükretti.
Balık Prens Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz sihirli şişe hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Balık Prens Hikayesi