Parmak Kız Hikayesi
Parmak Kız Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz parmak kız hikayesini okuyabilir vede arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Parmak Kız Hikayesi Oku
Parmak Kız Hikayesi
Bir gün Lili ağlarken bir peri gelmiş.
PERİ: Niye ağlıyorsun? Anlat bana, belki bir yardımım dokunur.
LİLİ: Hayatta kimsem yok. Küçük bir kızım olsun istiyorum. Bana arkadaş olurdu.
PERİ: Tamma artık ağlama. Sana bir tohum vereceğim. Onu bir saksıya ek. Bol güneş alan bir yere koy. Ayrıca ona her gün şarkı söyle. Büyüyüp çiçek açınca bir süpriz göreceksin.
Kadıncağız perinin dediklerini hemen yapmış. Günlerce saksının başında beyleyip, ona şarkılar söylemiş. Günlerden bir gün saksıda ufakcık bir filiz görmüş. Kısa bir süre sonra bu filiz, yaprakları kapalı, pembe bir güle dönüşmüş. Kadıncağız o kadar sevinçli ve mutluymuş ki, bir gün o pembe gülü koklarken öpüvermiş. Birden gül yaprakları yavaş yavaş açılmaya başlamış. İçinde sapsarı saçlı, pembe yanaklı, parmak kadar bir kız çocuğu oturuyormuş. O kadar şaşkın ve sevinçliymiş ki! Perinin o tohumu neden verdiğini anlamış. Hemen minik kızı eline alarak onunla konuşmaya başlamış.
LİLİ: Güzel kızım, yuvana hoş geldin. Ben senin annenim. Adın da parmak kız olsun!
Hemen ona cevizden bir beşik, menekşe yapraklarından bir yatak ve gül yapraklarından da yorgan yapmış. Parmak kız annesiyle çok mutluymuş. Onunla birlikte şarkılar söylüyor, dans ediyorlarmış. Annesi bir kaba su doldurup, içine ceviz kabukları atmış. Parmak kız orada saatlerce yapraklara ve kabuklara binerek dolaşıyormuş.
Aradan uzun zaman geçmiş ve parmak kız artık büyümüş. Ama hala mini minnacıkmış. Parmak kız bir gece yatağında uyurken, pencere aralığından çirkin bir kurbağa içeriği girmiş. Uzun uzun parmak kızı seyretmiş.
KURBAĞA: Hmmm, hımm, çok da güzelmiş, tam benim gelinim olacak kız bu.
Yavaşça kucaklayıp, bahçedeki su birikintisinin kenarına koymuş. Oğlu da koşarak babasının yanına gelmiş.
KURBAĞANIN OĞLU: Babacığım, eşim olacak bu kız çok güzelmiş. Biz hazırlıklarımızı yapana kadar onu şu nilüfer çiçeğinin üstünde saklayalım da kaçmasın.
Sabah olunca, nilüfer çiçeğinin üstünde gözlerini açan parmak kız suyun ortasında olduğunu görünce korkup ağlamaya başlamış. Sesine gölgedeki tüm balıklar koşup toplanmışlar.
KIZ BALIK: Neden ağlıyorsun, neyin var?
PARMAK KIZ: Burada ne işim var benim. Ne güzel yatağımda uyuyordum. Gözümü bir açtım buradayım. Evime, anneme gitmek istiyorum.
KIZ BALIK: Çok çirkin kurbağa ve oğlu seni buraya koydular. Evlenecek mişsiniz, istemiyor musun yoksa?
Çiçek Perisi Ve Parmak Kız
PARMAK KIZ: Hayır, hayır… Bana yardım edin lütfen! Tüm balıklar hemen nilüferin gölün dibindeki sapını kırt kırt kemirmeye başlamışlar. Sapı kopan nilüfer rüzgarla sürüklenmeye başlamış. Sürüklene sürüklene kıyıya kadar gelmiş. Fakat bu kez de ağaçta yaşayan Ağustos böceği parmak kızı görmüş.
AĞUSTOS BÖCEĞİ: Aaaa, bize benzemeyen ilginç bir böcek. Eve götüreyim bari, bizimkiler de görsün!
Hemen parmak kızı kucaklayıp almış ve ağaçtaki yuvasına götürmüş. Arkadaşları çok şaşırmışlar.
ERKEK AĞUSTOS BÖCEĞİ: Bu aynı insana benziyor! Derhal geri götür bunu, yuvamızda istemiyoruz!
Arkadaşlarını sinirlendirdiğini düşünen Ağustos böceği, çaresiz, parmak kızı alıp ilerdeki ormana bırakmış. Çok acıkan ve susayan parmak kız, çiçeklerden su içmeye çalışıyormuş. Yiyecek bulamadığı için bitkin düşmüş. Ayrıca hava soğuduğundan, iyice üşümeye de başlamış. Elbiseleri bile yazlıkmış. Sığınacak bir yer aramak için uzunca bir yol yürümüş. Nihayet karşısına küçük bir toprak yığınının içinde, bir kapı çıkmış. Sevinçle kapıyı çalmış. Kapıyı yaşlı bayan fare açmış.
PARMAK KIZ: Çok üşüdüm ve çok da açım. Nolur beni evinize alın!
BAYAN FARE: Sende kimsin?
PARMAK KIZ: Adım parmak kız. Size başımdan geçenleri anlatacağım. Ama lütfen önce beni içeri alır mısınız, gerçekten çok üşüyorum.
BAYAN FARE: Gel bakalım güzel parmak kız.
İçeri girince bayan fare, parmak kızın karnını bir güzel doyurmuş. Parmak kız da, başından geçenleri bayan fare’ye bir bir anlatmış. Böylece beraber yaşarlarken bir gün kapı çalmış. Bir misafirleri gelmiş.
BAYAN FAREK: Aaaa, Hoşgeldin bay köstebek.
KÖSTEBEK: Hoşbulduk! Bu güzel kız da kim böyle bayan fare?
BAYAN FARE: Tanıştırayım, bu parmak kız. Beraber yaşıyoruz artık.
PARMAK KIZ: Memnun oldum efendim.
Parmak kızın güzelliğine hayran kalan bay köstebek, artık her gün bayan farenin evine geliyormuş. Gelirken bir sürü hediyeler, yemekler getirip, parmak kızın ilgisini çekmesini istiyormuş. Gel zaman git zaman, bir gün bay köstebek parmak kızla konuşmaya karar vermiş.
KÖSTEBEK: Parmak kız, ben seni gerçekten çok beğeniyorum. Seninle evlenip bir yuva kurmak isterim, tabi eğer sende istersen. Tabi eğer sende istersen.
PARMAK KIZ: Bay köstebek, çok teşekkür ederim. Siz çok nazik bir beyefendisiniz ama ben evlenmeyi düşünmüyorum.
Bayan fare akşam olunca parmak kızla bu konuyu konuşmak istemiş. Parmak kızı mutlu edebilir diye düşünüyormuş.
Bayan Fare Ve Parmak Kız Hikayesi
BAYAN FARE: Evlenmek istemiyorsun ama yinede gel beraber bir de onun evine gidelim. Eğer fikrini değiştirirsen, hem nasıl bir evde yaşayacağını görmüş olursun, ne dersin?
Aslında parmak kızın, bay köstebek ile evlenmek istememe sebebi, köstebeklerin yerin altında, güneş görmeden yaşamalarıymış. Ona hiç uygun değillermiş ki. O bir güneş kızıymış. Fakat bayan fareyi kırmamak için mecburen peşine takılıp, bay köstebeğin evine doğru yola çıkmışlar. Ancak daha eve varamadan, yolda baygın bir güvercin görmüşler. Parmak kız hemen yanına koşmuş. Ne olduğunu anlamak istiyormuş. Dikkatlice inceleyince, kanadını incittiğini anlamış. Hemen eve koşup ilk yardım çantasını almış ve baygın güvercinin yanına geri dönmüş. Kanadına pansuman yapmış ve bir güzel sarmış. Gözlerini açan beyaz güvercin suyunu bile içmiş.
BEYAZ GÜVERCİN: Bu iyiliğini hiç unutmayacağım parmak kız. Bir gün ben de sana yardım edeceğim.
Akşam olunca parmak kız, bayan fare ile konuşmuş.
PARMAK KIZ: Sevgili bayan fare, size söylemek zorunda olduğum bir kaç şey var. Öncelikle ben köstebek ile evlenmek istemiyorum. O yer altına ait, ben ise yerin üstüne, güneşe… Ayrıca benim için yaptıklarınıza çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardınız sayılır ama annemi ve evimi çok özledim. İlk fırsatta güvercinden beni evime götürmesini isteyeceğim.
BAYAN FARE: Tamam parmak kız, nasıl istersen. Sen mutlu ol yeter. Benim yerimde kim olsa, yardıma muhtaç birine yardım ederdi zaten. Seni tanıdığıma çok memnun oldum.
PARMAK KIZ: Bende bayan fare, sizi çok özleyeceğim.
Bir kaç gün sonra güvercin iyileşmiş.
BEYAZ GÜVERCİN: Artık iyileştim parmak kız ve gitmem lazım. Benden bir şey ister misin?
PARMAK KIZ: Evet, beni evime götürmeni rica ediyorum. Yapar mısın bunu?
BEYAZ GÜVERCİN: Memnuniyetle!
Parmak kız, bayan fare ile vedalaşıp, beyaz güvercinin sırtına binmiş. Gökyüzüne uçmuşlar. Rüzgardan düşmemek için, parmak kız güvercine sıkı sıkı sarılıyormuş. Sonunda parmak kızın evine varmışlar. Beyaz güvercin onu bahçelerindeki çiçeklerin arasına indirmiş ve tekrar teşekkür edip, gökyüzüne doğru uçmuş. Aylar sonra evine dönen parmak kız koşarak annesine sarılmış. Annesi sevinçten deliye dönmüş!
LİLİ: Allah’ım ne güzel bir gün! Çok mutluyum! Sonunda sana kavuştum! Hoşgeldin güzel kızım, seni çok özlemiştim.
Parmak Kız ve Çiçek Perisi Hikayesi
PARMAK KIZ: Bende seni çok özledim anneciğim! Tüm yaşadıklarımı anlatacağım sana, artık hiç ayrılmayalım, olur mu?
Başından geçen onca olaydan sonra parmak kız artık hiç evlerinden uzaklaşmıyor, güneşli bahçedeki çiçeklerle oynuyormuş. Bir gün bahçede çok özel, pırıl pırıl parlayan güneş gibi bir çiçek fark etmiş.
PARMAK KIZ: Aaa, bu ne kadar da değişik bir çiçek, daha önce buralarda hiç görmedim sanki.
Parmak kız çiçekten çiçeğe atlayarak hemen o çiçeğin yanına yaklaşmış. Ve tam o sırada parlak çiçeğin yaprakları bir anda açılıvermiş. Karşısında kendisi gibi mini minnacık ve yakışıklı birini gören parmak kız çok şaşırmış.
PARMAK KIZ: Aaa, sen de kimsin?
ÇİÇEK PERİSİ: Ben bu çiçek bahçesinin perisiyim. Ya sen güzel kız… Sen kimsin?
PARMAK: Benim adım parmak kız. Çok minik olduğum için annem bana bu ismi vermiş. Bu bahçe bizim, ama ben seni daha önce hiç görmemiştim!
Çiçek perisi ve parmak kız kendi boylarında biriyle ilk defa karşılaşıyormuş. Bu şaşkınlıkla beraber birbirlerini gördükleri an çok beğenmişler. Gel zaman git zaman bahçede dolaşıp oyunlar oynayıp birlikte vakit geçirmişler. Ve bir gün;
ÇİÇEK PERİSİ: Parmak kız… Sana bir şey sormak istiyorum… Benimle evlenir misin?
Parmak kız böyle bir teklif karşısında çok mutlu olmuş. Çünkü nihayet birlikte vakit geçirmekten çok keyif aldığı, evlenirse her zaman güneşin altında çiçeklerin içinde yaşayabileceği ve aynı zamanda annesine yakın olabileceği biri ona evlenme teklif etmiş.
PARMAK KIZ: Tabiki prensim!
Çiçek perisi, parmak kıza evlilik hediyesi olarak peri tozu serpmiş ve parmak kızın bir anda kanatları çıkmış. Çiçek perisi ve parmak kız, annesinin çiçek bahçesinde ömür boyu mutlu ve huzurlu yaşamışlar.
Parmak Kız Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz parmak kız hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Cadının Sihirli Vazosu Hikayesi