Maymun ve Timsah Hikayesi
Maymun ve Timsah Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz maynun ve timsah hikayesini okuyabilir vede paylaşabilirsiniz.
Maymun ve Timsah Hikayesi Oku
Maymun ve Timsah Hikayesi
Bir zamanlar ortasından büyük bir nehir akan bir orman varmış. Bu nehirde ihtiyar bir timsah yaşarmış. Bu timsah güçsüz ve dermansız olduğundan artık avlanamıyormuş. Bir gün karnı çok acıkmış. Kendi kendine düşünmüş;
TİMSAH: Karaya çıkmak ve avlanmak çok zor oldu! En iyisi denizdeki balıklara yakalamak! Karnım çok acıktı.
Balıkları tam yakalayacağı sırada, balıklar elinden kurtuluyorlarmış. Yorgunluktan bitap düşen timsah, nehir kıyısında bir ağacın altında dinlenmeye karar vermiş. Ağacın dalındaysa meyve yiyen bir maynum varmış. Timsah, maymunu görmüş ve ona şöyle sormuş;
TİMSAH: Sevgili maymun, ne yiyorsun orada? Yediğin şeyden banada biraz verir misin? Çünkü karnım çok aç!
MAYNUN: Bunlar meyvedir, çok lezzetlidir! Al bakalım tadına bak!
TİMSAH: Aaaa! Evet, gerçekten gerçekten çok güzel! Teşekkür ederim. Karnım çok acıkmıştı! Sen bana yardım ettin. Çok iyi kalplisin. Senin gibi bir arkadaşa sahip olsaydım, gece gündüz dua ederdim.
MAYNUN: Olur tabiki, neden olmasın. Artık arkadaş sayılırız. Ben bu ağaçta yaşıyorum. Karnın ne zaman acıkırsa bana gelebilirsin. Bulduğum en güzel meyveleri sana veririm!
Timsah, bundan sonra her gün o ağacın altına gelmiş. Maynun ona meyveler vermeye başlamış. Beraber çok eğleniyorlarmış. Zamanla çok iyi birer arkadaş olmuşlar. Timsah bazen ağacın altına gelirmiş ve beraber oyunlar oynarlarmış, bazense maynun timsah’ın sırtına binermiş ve nehirde gezerlermiş.
TİMSAH: Beni dinle arkadaşım! Ben karıma da o güzel meyvelerden götürmek istiyorum. Acaba bana biraz daha meyve verebilirsin lütfen! Onları yuvama götüreceğim.
MAYNUN: Tabiki! Hemen toplayayım.
Maynun, sevinç içinde meyve toplamış ve hepsini timsah’a vermiş. Timsah’ta bütün meyveleri karısına götürmüş. Timsah’ın karısı nehirin öbür kıyısındaki yuvada yaşıyormuş.
TİMSAH: Hayatım, bak bak sana ne getirdim! Lezzetli meyveler, bunları sana arkadaşım maynun gönderdi!
TİMSAHIN KARISI: Ya demek öyle! Bu meyveler çok lezzetli. Ama sevgili kocacım ne zamana kadar meyve yiyeceksin! Bi düşünsene bu meyveleri o kadar lezzetli ise ve o maynun bunları her gün yiyorsa düşünsene kocacığım. Kim bilir kendisi ne kadar lezzetlidir.
TİMSAH: Evet! O çok iyi bir arkadaş, bu meyveleri hem kendisi yiyor, hem de bana veriyor!
Timsah ve Maynunun Dostluğu
TİMSAHIN KARISI: Ben başka şey düşünüyordum. Acaba maynunun kalbi ne kadar lezzetli, o kadar zamandır et yemiyorumki tadını unutmuşum! Bana onun kalbini getirebilir misin?
Bunu duyan timsah, kara kara düşünmeye başlamış ve karısına şöyle demiş;
TİMSAH: İyide, nasıl öyle bir şey yaparım? O maynun benim arkadaşım! Onun güvenine ihanet edemem! Sana onun kalbini getirirsem, o maynun ölmüş demektir. Oysa ben açken benim karnımı doyuruyordu. Ama şimdi sen onu öldürmemi istiyorsun benden!
TİMSAHIN KARISI: Hıh! Ben bahane duymak istemiyorum! Ben sadece o maynunun kalbini istiyorum. Git ve getir onu bana! Yoksa kendimi öldürürüm!
Karısının bu sözlerini duyan zavallı timsah, çaresiz kalmış. Üzülerek maynunun yanına gitmiş. Onu kendisiyle birlikte eve dönmeye ikna etmek istiyormuş.
TİMSAH: Sevgili maynun, karım yolladığın o meyvelerden çok mutlu oldu! O yüzden seni öyle yemeğine davet ediyor. Hadi gel eve gidelim! Bizimle beraber yemek ye!
MAYNUN: Karın çok kibarmış, gidelim.
Maynun, timsah ile birlikte gitmeyi kabul etmiş ve beraber yola çıkmışlar. Neşe içinde ilerliyorlarmış, maynun kısa bir süre sonra arkadaşına sormuş;
MAYNUN: Sevgili dostum söylesene karın bize ne yemek yapacak?
TİMSAH: Sen muz seviyorsun değil mi? Taptaze bir muzlu pasta ve yanına mis gibi kurabiyeler yapacak! Hepsi senin için.
MAYNUN: Ne kadar güzel! Bugün güzel bir ziyafet çekeceğiz desene. Daha şimdiden ağzımın suyu akmaya başladı bile!
Arkadaşının bu mutluluğunu gören timsah, karısının niyetini ona söyleyip söylememeyi düşünmeye başlamış.
TİMSAH: Zavallı maynun! Lezzetli bir ziyafet hayali kuruyor. Ama karımın öğlen yemeği niyetine, kendisinin kalbini yiyeceğinden haberi yok. Ne yapsam acaba. En iyisi ona doğruyu söylemek!
TİMSAH: Aaaaa! Sevgili maynun, sana bir şey söylemem gerekiyor. Karım öğle yemeğinde senin kalbini yemek istiyor. Bu bunun için beni affet! Eğer karım senin kalbini yiyemezse, ne yazıkki ölecek!
Timsahın Maynuna İhaneti
Maynun, timsah’ın bu sözlerini duyar duymaz, aklına bir fikir gelmiş. Çünkü bu maynun çok akıllıymış.
MAYNUN: Anladım! Olur tabi… Neden olmasın. Sevgili dostum niye daha önce söylemedin bunu bana! Biz maynunlar kalplerimizi ağacın üstünde saklarız. O yüzden kalbimi almak için ağaca geri dönmemiz gerek. Beni ağaca geri götür lütfen!
TİMSAH: Aaaaa! Ne kadar aptalım değil mi? Şimdi bütün yolu geri dönmemiz gerekiyor. Neyse hemen geri dönelim ve kalbini ağaçtan alalım. Eve elimiz boş dönersek, karım benim kalbimi yer seninkinin yerine.
Timsah, maynunu ağaca geri götürmüş. Maynun ağacın yanına gelir gelmez, timsah’ın sırtından atladığı gibi ağacın tepesine tırmanmış. Oradan timsah’a seslenmiş;
MAYNUN: Seni aptal timsah, hiç kalbin başka yerde iken hayatta kalabilir misin? Ben sana bir arkadaş olarak yardım ettim. Sana bir sürü yiyecek verdim. Ama sen karşılığında bana bunu yapacaktın! Sen bir hainsin! Artık ne benim kalbimi, ne de o lezzetli meyveleri yiyebilirsin! Git buradan!
Maynun, aklını ve zekasını kullanıp hayatını kurtarmış. Timsah’da aptallığından ötürü hem lezzetli meyveleri, hem de iyi bir arkadaşını kaybetmiş.
Maymun ve Timsah Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz maynun ve timsah hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Bencil Dev Hikayesi