Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi

Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz kurt ve yedi kçük keçi hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.

Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi Oku

Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi

Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi

Bir zamanlar şirin küçük bir kulübede yaşlı bir anne keçi yaşardı. Yedi sevimli yavrusu vardı. Kulübelerinin yanında her zaman onları yemeye çalışan büyük kötü kurnaz bir kurt yaşıyordu ve onlara çok yakında. Bir gün anne keçi, yavrularına yiyecek alması gerektiğini söyledi ve onlara;

ANNE KEÇİ: Beni dinleyin yavrularım, ben ormana hepinize yemek almaya gidiyorum. Ben yokken, kapıyı sakın açmayın. Eğer büyük kötü kurt, kulübemize gelirse hepinizi yer. Yaşlı alçak kurt, her zaman haşka kılığa girer ama onu tanımakta zorluk çekmezsiniz. Çünkü boğuk bir sesi var ve siyah ayakları sivri tırnakları var. Çok fena.

YAVRU KEÇİ: Sevgili anne, büyük kötü kurdu içeri almamak için çok dikkatli olacağız. Bizim için endişelenme, güvende olacağız.

Böylece anne keçi yoluna gitti. Kısa bir süre sonra, kapı yüksek bir sesle çalınmaya başladı.

KURT: Sevgili küçük çocuklar, lütfen kapıyı açın. Ben sizin faydalı şarkılar söyleyen annenizim.

Çocuklardan biri, kapının üzerindeki camdan kırmızı toz biber attı. Büyük kötü kurt yanıyor ve yanıyordu çok. Kurt gözlerini açamıyordu ve yardım için oraya buraya koşturup duruyordu.

YAVRU KEÇİ: Kapıyı açmayacağız sana. Annemizin sesi bal gibi, yumuşak ve kibardır. Senin sesin kaba ve boğuk. Sen büyük kötü bir kurtsun.

Büyük kötü kurt, bunu duyduğunu hayal kırıklığına uğradı ve bir petek bulmak için dışarı doğru koşturmaya başladı. Sesini yumuşak ve tatlı yapacağını bildiğinden, bal yemek istedi. Hemde çok. Kısa zamanda bir ağaca asılı bir petek buldu. Peteği kendisine almak için, ona taş attı. Arılar uçarak ona saldırmaya başladı. Kendini kurtarmak için, yakındaki küçük göle atladı. Bir müddet sonra arılar gidince, tüm balı yedi ve keçilerin kulübesine doğru koştu ve kapıyı tekrar çaldı.

KURT: Küçük tatlı çocuklar. Şimdi kapıyı açın, ben sesin annenizim, tatlı sesli.

YAVRU KEÇİ: Anne, eğer sen bizim annemizsen ayağını kapının çatlağına koy.

Küçük kurt, keçilerin dediği gibi yaptı. Ayağını aşağıdaki çatlaktan kaydırdı. Çocuklar ayağın siyah olduğunu gördüler ve içlerinden biri koca bir çekişle ona sertle vurdu. Büyük kötü kurt acı içinde bağırdı.

KURT: Uuuuuu ayağım.

YAVRU KEÇİ: Hayır! Sen bizim annemiz değilsin. Kapıyı açmayacağız. Annemizin ayakları siyah, seninkiler simsiyah. Çek git, edepsiz büyük kötü kurt.

Bu kez büyük kötü kurt, gerçekten çok kızdı. Tekrar kasabaya, bay değirmenciyi bulmaya doğru yola koyuldu. Köye girdiğinde, köylüler onu kovmak için taş atmaya başladılar. Ama yaralanmasına rağmen bay değirmenciye ulaşmayı başardı.

KURT: Dinle bay değirmenci, ayaklarıma biraz un serp. Yoksa bir anda botlarını çiğnediğimi görürsün.

Değirmenci o kadar korktu ki, dediğini yaptı. Sonra büyük kötü kurt, keçinin kulübesine gitti. Tekrar kapıyı çaldı ve dedi ki;

KURT: Sevgili küçük çocuklar, şimdi kapıyı açmalısınız. Ben sizin annenizim. Hadi açın artık.

YAVRU KEÇİ: Ayağını göster.

Kurt bu defa beyaz ayağını, kapı çatlağına koymaya korktu. Titreyen ayağı kapının içinden gözüktü ve çocuklar sivri tırnaklarını gördüler. İçlerinden biri fare kapanını aldı ve kısa süre sonra kurt ayağındaki kapanla acı içinde ağlamaya başladı.

KURT: Uuuuuuu uuuuu.

YAVRU: Hayır! Sen bizim annemiz değilsin. Büyük kötü kurdun ki kadar sivri tırnakların var. Çek git buradan!

Kurt bu defa çok çok kızdığı ve çocukların ondan daha zeki olması gerçeğine dayanamıyordu artık. Artık ne pahasına olursa olsun, onları yiyecekti. Böylece kulübesine geri döndü, tırnak makasını aldı ve tırnaklarını kesti. Sonra artık sivri ve keskin olmasınlar diye onları güzelce törpüledi. Tekrar keçilerin kulübesine geldi. Kapıyı çaldı ve dediki;

KURT: Sizi yaramaz yaramaz çocuklar. Kapıyı açın, yoksa hazır olun sizi oraya gelip pataklayacağım.

YAVRU KEÇİ: Bize ayağını göster anne.

Kurt ayağını çatlaktan içeri kaydırdı. Kurt daha ne geleceğini bilememekten çok korkmuştu. Ayak beyazdı, üzerinde sivri tırnaklar yoktu ve seste anneninki kadar yumuşaktı. Bu nedenle, bu sefer çocuklar gerçekten anneleri olduğunu düşündüler ve kapıyı açtılar.

YAVRU KEÇİ: Hoşgeldin anne. Sonunda evdesin.

Büyük kötü kurt girdi ve hepsi saklanmak için kaçıştılar. Birinci çocuk masanın altına saklandı. İkinci yatağın altına saklanmaya gitti. Üçüncü ise fırının içine girdi. Dördüncü çocuk da tencerenin altına saklandı. Beşinci çocukta dolabın içine girdi. Altıncı leğenin altına koştu ve sonuncusu uzun saatin içine saklandı.

Kurt saatin içindeki en küçükleri dışında, her birini avladı ve yedi. Sonra kurt dışarı çıktı ve yeşil çimene uzandı. Yorgun ve karnı tok uykusu gelmişti. Kısa zamanda uyudu. Anne keçi ormandan geri geldiğinde kapıyı açık ve evi bomboş bulunca.

ANNE KEÇİ: oOo Kapı açık, burada neler oldu.

Masalar ve sandalyeler yerlerinde değillerdi. Leğen kırılmış ve yatak devrilmişti.

ANNE KEÇİ: Benim sevgili çocuklarım nerede.

YAVRU KEÇİ: Sevgili anne ben buradayım, uzun saatin içinde.

Anne küçük keçinin çıkmasına yardım etti. Kısa zamanda kurdun, sevgili çocuklarını nasıl yediğini öğrendi. Sonra kulübeden dışarı çıktı ve işte kurt çimenin üstünde uyuyordu. Keçi büyük kötü kurda baktığında, karnında bir şeylerin hareket ettiğini gördü.

ANNE KEÇİ: Benim zavallı çocuklar, hala hayatta onları geri almam gerek.

Böylece küçük çocuğunu makas, iğne ve biraz ip almak için eve yolladı. Kurdun karnını makasla hemen yardı, çocuklardan biri kafasını uzattı. Sonra kurdun karnından altı çocuğunu da çekene kadar bu işleme devam etti.

ANNE KEÇİ: Dereden biraz büyük taş gidin ve bana getirin.

YAVRU KEÇİ: Tamam anne. Hadi acele edelim.

Yedi küçük keçi dereye koştular ve kısa zamanda yedi büyük taşla geri döndüler. Bu taşları kötü yaşlı kurdun içine koydular.

ANNE KEÇİ: Kalkmasın diye, kurdun karnını yavaşça ve sessizce dikeceğim.

Kısa zamanda kurdun karnını dikti. Bir müddet sonra, büyük kötü kurt sonunda uyandığında içindeki koca taşlar kendini çok ağır hissettirdi.

KURT: Karnımda aşağıda ne oluyor, gurulduyor ama nedir bu başım dönüyor. Küçük kemikler olması lazım ama şimdi taş gibi ağrı hissediyorum.

Böylece dereye biraz su içmeye yürüdü. Ancak içmeyi bitirir bitirmez, ağır olan taşlar onu derin suya doğru düşürdü. ve kurt boğuldu.

Kurt ve Yedi Küçük Keçi Hikayesi, ile alakalı yazımızda hazırlamış olduğumuz, kurt ve yedi küçük keçi hikayesini okuyarak, arkadaşlarınızla paylaşabilir ve onlarında yeni hikayelerden haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Dört Arkadaş Hikayesi

hikayeleroku
33 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.