Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu Hikayesi
Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz kayıp gökyüzü kolyesi ile mercan rüzgarının yolculuğu hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu Hikayesi Oku
Çok eski ve çok sessiz bir ormanda, yaprakların bile fısıldamayı unuttuğu gecelerde yaşayan küçük bir tilki vardı; adı Mercan’dı, çünkü tüylerinin en uçlarında sanki gün batımının son pembesi kalmış gibi hafif bir mercan rengi parıldardı

Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu Hikayesi
Çok eski ve çok sessiz bir ormanda, yaprakların bile fısıldamayı unuttuğu gecelerde yaşayan küçük bir tilki vardı; adı Mercan’dı, çünkü tüylerinin en uçlarında sanki gün batımının son pembesi kalmış gibi hafif bir mercan rengi parıldardı. Bu tilki, diğer tilkilerden çok farklıydı zira göğsünde minicik, cam gibi saydam bir kalp taşırdı ve o kalp, sadece gerçekten güzel bir şey gördüğünde ya da çok içten sevdiğinde hafifçe titreşip içindeki gökkuşağı zerrelerini dışarı saçardı.
Bir dolunay gecesi, Mercan yine her zamanki gibi ormanın en kuytu patikalarında sessiz sessiz yürüyordu ki birdenbire gökyüzünden uzun, gümüş bir iz bırakarak bir şey süzülüp geldi; o şey yere değdiğinde ne bir patırtı ne de bir çıtırtı çıktı, sadece yumuşacık, kadife gibi bir “şşşş” sesi duyuldu. Mercan’ın minik burnu titredi, kulakları dikildi ve koşa koşa o ışığın düştüğü yere gitti; orada, yosun kaplı bir taşın üstünde, incecik gümüş zincirli, ortasında mavi-yeşil bir damla gibi parlayan muhteşem bir kolye yatıyordu.
Kolye konuşmadı ama sanki bir kalbin atışı gibi hafif hafif yanıp sönüyordu; Mercan ona usulca yaklaştı, burnuyla dokundu ve o anda kolyenin içinden çok uzak, çok hüzünlü bir ses yükseldi: “Ben Gökyüzü Kolyesi’yim… Bir zamanlar bütün yıldızların birbirine bağlandığı, geceyi çocuklara hediye eden bir köprüydüm… Ama şimdi sahibim olan en büyük yıldız beni düşürdü ve ben evime, yani gökyüzündeki o kocaman, ışıl ışıl taç yerime dönemiyorum…”
Çok Hüzünlü Bir Ses Yükseldi
Mercan’ın cam kalbi birdenbire gökkuşağı zerreleriyle doldu, gözleri kocaman açıldı ve hiç tereddüt etmeden cevap verdi: “O zaman ben seni eve götüreceğim, Gökyüzü Kolyesi… Çünkü hiçbir güzel şey yalnız kalmamalı, hele de gecenin ortasında böyle hüzünlü hüzünlü parlıyorsa.”
Ve böylece başladı büyük yolculukları.
İlk önce ormanın en derin yerine, Unutulmuş Göller bölgesine gittiler; orada sular o kadar sakindi ki içlerinde bütün geçmiş gecelerin yıldızları hâlâ yansıyordu. Mercan kolyeyi suyun kenarına yatırdı ve saatlerce bekledi; kolye yavaş yavaş anlatmaya başladı: “Ben düşerken o kadar çok korktum ki, yıldızların sesini duymayı unuttum… Oysa eskiden her gece binlerce yıldız bana şarkı söylerdi, şimdi ise sadece sessizlik var.”
Mercan başını eğdi, mercan renkli kuyruğunu kolyenin üstüne örttü ve fısıldadı: “Sessizlik korkunç gelebilir ama aslında en güzel şarkıların doğduğu yerdir… Biraz bekle, belki yıldızlar seni yine hatırlar.” Gerçekten de sabaha karşı, gölün ortasından minik minik ışık baloncukları yükselmeye başladı; onlar gökyüzünden düşmüş eski yıldız parçacıklarıydı ve kolyeyi görünce sevinçle etrafında dönmeye başladılar. Kolyenin parıltısı biraz daha güçlendi ama hâlâ tam evine dönmek için yeterli değildi.
Sonra yola devam ettiler ve Rüya Dağları’nın eteklerine vardılar; o dağlar öyle yüksekti ki bulutlar bile onlara yetişemez, sadece en cesur rüzgârlar tırmanabilirdi. Mercan ve kolye birlikte tırmanmaya başladılar; yol boyunca Mercan’ın cam kalbi her adımda biraz daha fazla gökkuşağı zerresi saçıyordu, bu zerrecikler havada asılı kalıp minik yol işaretleri gibi parlıyordu.
Rüya Dağlarının Eteklerine Vardılar
Dağın tepesinde, kimsenin görmediği bir mağarada Rüya Bekçisi denen çok yaşlı bir baykuş yaşıyordu; tüyleri yıldız tozundan yapılmış gibiydi ve gözleri bütün çocukların rüyalarını biriktiriyordu. Baykuş, kolyeyi görünce uzun uzun iç çekti ve dedi ki: “Gökyüzü Kolyesi evine dönmek istiyorsa, önce en çok sevdiği şeyi hatırlaması gerekir… Söyle bakalım küçük kolye, sen en çok neyi özlüyorsun?” Kolye titredi, sonra çok yumuşak bir sesle cevap verdi: “Ben en çok… çocukların uyurken tuttuğu dilekleri özlüyorum… Onların minik parmaklarıyla dokundukları hayalleri, sabah olunca yıldızlara fısıldadığım o tatlı sırları… Onlar olmasa ben sadece bir taş olurum, ama onlarla ben geceyi aydınlatan bir köprü oluyorum.”
O anda Mercan’ın cam kalbi öyle bir attı ki, bütün gökkuşağı zerrecikleri birden havaya yükseldi ve etrafta kocaman, rengârenk bir halka oluşturdu; baykuş gülümsedi, kanatlarını açtı ve o halkanın içinden geçen bütün eski dilekler, kolyenin mavi-yeşil damlasına geri döndü. Kolye artık çok daha parlaktı, zinciri bile hafifçe titreşiyordu.
En son durak En Yüksek Bulut oldu; oraya ulaşmak için Mercan bütün gücünü topladı, kolyeyi boynuna taktı ve rüzgârın en güçlü kollarına tutunarak yukarı doğru süzüldü. Bulutun tepesinde gökyüzü öyle yakındı ki sanki elini uzatsa dokunabilecekti; tam o sırada kolye birdenbire ışıldadı, ışığı o kadar güçlüydü ki bütün orman aydınlandı.
Ve işte o an, gökyüzünden kocaman, sıcak bir ses geldi: “Küçük kolyem… Seni çok özledim… Gel, yerin hazır, yıldızlar seni bekliyor.” Mercan kolyeyi yavaşça çıkardı, havaya kaldırdı ve kolye kendi kendine yükselmeye başladı; giderken Mercan’ın boynuna minik, sıcak bir öpücük gibi dokundu ve fısıldadı: “Teşekkür ederim Mercan… Senin kalbin sayesinde ben yine dilek taşıyıcı oldum… Artık her gece, uyuyan çocuklara senin mercan rengi gülümsemeni de anlatacağım.”
Bütün Gökkuşağı Zerrecikleri Birden Havaya Yükseldi

Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu Hikaye Oku
Kolye gökyüzüne geri dönerken, yere minicik bir mercan tohumu bıraktı; o tohum hemen filizlendi ve sabah olduğunda, ormanın tam ortasında, yaprakları gökkuşağı gibi parlayan küçücük bir ağaç açtı. O günden sonra, eğer çok sessiz bir gece ormana gidersen, belki görebilirsin: Küçük tilki Mercan, yeni mercan ağacının altında yatmış, gökyüzüne bakıyor… Ve gökyüzünde en parlak yıldızlardan biri, sanki ona gülümser gibi hafifçe yanıp sönüyor. Çünkü bazı dostluklar o kadar güçlüdür ki, aralarına ne kadar mesafe girerse girsin, kalplerinin ışığı birbirini her zaman bulur.
Kayıp Gökyüzü Kolyesi İle Mercan Rüzgârının Yolculuğu, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, kayıp gökyüzü kolyesi ile mercan rüzgarının yolculuğu hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan kayıp gökyüzü kolyesi ile mercan rüzgarının yolculuğu hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Küçük Unicorn Luna Ve Gizli Gökkuşağı Mağarası Hikayesi