Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz ışık kırıntılarının unuttuğu şarkı hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı Hikayesi Oku
Derin bir ormanın en kuytu köşesinde, ağaçların bile birbirine fısıldamaktan vazgeçtiği bir yer varmış. Orası Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı denen küçük bir açıklıkmış. Çünkü o açıklıkta, eskiden gökyüzünden düşen her yıldız kırıntısı yere değdiğinde bir şarkı mırıldanırmış.
Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı Hikayesi
Derin bir ormanın en kuytu köşesinde, ağaçların bile birbirine fısıldamaktan vazgeçtiği bir yer varmış. Orası Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı denen küçük bir açıklıkmış. Çünkü o açıklıkta, eskiden gökyüzünden düşen her yıldız kırıntısı yere değdiğinde bir şarkı mırıldanırmış. Ama yıllar geçtikçe insanlar şarkıları dinlemeyi unutmuş, yıldızlar da düşmekten vazgeçmiş. Geriye sadece birkaç avuç ışık kırıntısı kalmış; onlar da sessizce çimenlerin arasında bekliyormuş, birinin onları hatırlamasını umarak. O açıklığa gelen son çocuk Efe’ymiş. Efe dokuz yaşındaymış, kulakları her zaman çok şey duyacak kadar meraklı, ama sesi pek çıkmayan bir çocukmuş. Okulda kimse onun söylediklerini duymuyormuş, evde de annesiyle babası hep tartışıyormuş. Efe bu yüzden konuşmayı bırakmış, yerine sadece dinlemeyi seçmiş. Ama dinleyecek güzel bir şey bulamayınca içi bomboş kalmış.
Bir akşamüstü, okuldan dönerken yanlış bir patikaya sapmış. Ayakları onu ormanın derinliklerine götürmüş. Güneş batarken birden etrafı hafif bir parıltı sarmış. Çimenlerin arasında minik minik ışık noktacıkları yanıp sönüyormuş, sanki biri onları üfleyerek canlandırmaya çalışıyormuş. Efe durmuş, eğilmiş ve bir tanesini avucuna almış. Işık kırıntısı sıcacıkmış, avucunda titriyor, ama ses çıkarmıyormuş. Tam o sırada açıklığın ortasındaki en büyük meşe ağacı dallarını hafifçe eğmiş. Gövdesinde eski bir kapı belirmiş; kapının üzerinde yosunlardan yapılmış harflerle şöyle yazıyormuş: “Şarkıyı sen başlat, ışıklar seni takip eder.”
Okuldan Dönerken Yanlış Bir Patikaya Sapmış
Efe kapıyı itmiş. İçerisi kocaman bir ağaç evmiş, ama duvarları kitap değil, unutulmuş şarkılardan yapılmışmış. Her raf, her basamak, her köşe eski ninni, eski türkü, eski oyun şarkılarından örülmüş. Ortada ise kocaman bir kristal lamba asılıymış; içinde binlerce ışık kırıntısı dönüp duruyormuş, ama hepsi sessizmiş. Ağacın içinden yumuşak bir ses yükselmiş: “Hoş geldin küçük dinleyici. Burası şarkıların uyuduğu yer. Ama uyanmaları için birinin onları gerçekten istemesi lazım. Sen istiyor musun?” Efe başını sallamış, ama sesi hâlâ çıkmıyormuş. Bunun yerine cebinden çıkardığı küçük bir kâğıt parçası almış. Üzerine o gün okulda duyduğu kötü sözleri yazmış: “Kimse seni duymak istemiyor.” Kâğıdı lambanın altına koymuş.
Birden lamba titremiş. Işık kırıntıları kâğıdın etrafında toplanmış, onu okumaya başlamış gibi dönmüşler. Sonra yavaş yavaş şarkı söylemeye başlamışlar. Ama bu sefer sözler Efe’nin yazdıklarının tam tersiymiş: “Sen buradasın, biz seni duyuyoruz. Sesin küçücük olsa da kalbin kocaman. Konuşmasan da şarkın içimizde yankılanır.” Efe’nin gözleri dolmuş. İlk defa biri –hatta binlercesi– onu gerçekten dinliyormuş. Ağlamaya başlamış, ama ağlarken sesi çıkmış. Küçük, titrek bir sesle mırıldanmış: “Ben… ben de şarkı söylemek istiyorum.” O anda tüm ışık kırıntıları havaya yükselmiş. Bazıları Efe’nin etrafında dönmüş, bazıları ağacın dallarına tırmanmış, bazıları dışarıdaki açıklığa saçılmış. Ve hepsi birden aynı şarkıyı söylemeye başlamış. Efe de onlara katılmış. Sesi önce zayıfmış, sonra güçlenmiş, en sonunda ormanın tamamı o şarkıyla dolmuş.
Yavaş Yavaş Şarkı Söylemeye Başlamışlar
Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı Hikaye Oku
Şarkı şöyleymiş: “Unutulan sesler geri döner bir gün, Işık kırıntıları bekler sabırla. Bir çocuk hatırlarsa, yıldızlar düşer yine, Ve dünya yeniden şarkı söyler sabahla.” Sabah olduğunda Efe evine dönmüş. Cebinde hâlâ birkaç ışık kırıntısı taşıyormuş; onlar artık sönmüyormuş, çünkü Efe onları unutmayacakmış. O günden sonra Efe konuşmaya başlamış. Önce fısıltıyla, sonra normal sesle, en sonunda kahkahalarla. Okulda arkadaşları onu dinlemeye başlamış, evde annesiyle babası tartışmak yerine oturup onun anlattıklarını dinlemiş. Ve ormandaki açıklıkta ışık kırıntıları artık sessiz beklemiyormuş. Her gece yeni bir çocuk geliyormuş, çünkü Efe’nin başlattığı şarkı hâlâ yankılanıyormuş. Yıldızlar da yavaş yavaş düşmeye başlamış yine, çünkü biri onları hatırlamış.
Işık Kırıntılarının Unuttuğu Şarkı Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, ışık kırıntılarının unuttuğu şarkı hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan ışık kırıntılarının unuttuğu şarkı hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Lavanta Kokulu Saatlerin Çocuk Bahçesi Hikayesi