Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi

Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz ışığın unuttuğu fener hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi Oku

Uzak bir ormanın tam kalbinde, kimsenin haritalarda işaretlemediği bir açıklıkta, eski bir meşe ağacının kovuğunda yaşayan küçük bir fener vardı. Adı Nivendi. Bir zamanlar büyükannesi olan kocaman bir fenerin torunuydu; ama şimdi o kadar küçüktü ki, rüzgâr estiğinde alevi titreyip neredeyse sönüyordu.

Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi

Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi

Uzak bir ormanın tam kalbinde, kimsenin haritalarda işaretlemediği bir açıklıkta, eski bir meşe ağacının kovuğunda yaşayan küçük bir fener vardı. Adı Nivendi. Bir zamanlar büyükannesi olan kocaman bir fenerin torunuydu; ama şimdi o kadar küçüktü ki, rüzgâr estiğinde alevi titreyip neredeyse sönüyordu. Diğer fenerler gibi parlak sarı bir ışık vermezdi; onun ışığı yumuşak, soluk maviydi, sanki geceyi değil de bir yıldızın içindeki yalnızlığı aydınlatıyormuş gibi. Nivendi’nin en büyük sırrı şuydu: Işığı sadece gerçekten ihtiyaç duyanlara ulaşırdı. Ormandaki diğer yaratıklar – tavşanlar, baykuşlar, tilkiler – onu fark etmezdi bile, çünkü ışığı çok zayıftı. Ama bir gece, ormanın derinliklerinde kaybolmuş küçük bir çocuk geldi. Adı Mira’ydı. Mira, ailesiyle piknik yaparken ormana dalmış, kelebekleri takip ederken yolunu kaybetmişti. Artık ağaçlar birbirine çok benziyor, yıldızlar bile dalların arasında kayboluyordu. Mira oturup dizlerini kendine çekti, usulca ağlamaya başladı. Gözyaşları toprağa damladıkça, orman sanki daha da karanlıklaşıyordu.

Nivendi bunu hissetti. Meşe ağacının kovuğundan başını uzattı, mavi ışığını titreterek Mira’ya baktı. İçindeki alev küçücük olsa da, bir an için daha parlak yandı. “Benim ışığım yetmez belki,” diye düşündü, “ama belki bir yol gösterir.” Yavaşça kovuktan çıktı, dallara tutunarak yere indi. Rüzgâr esti, alevi neredeyse söndü ama Nivendi pes etmedi. Adım adım, titrek mavi ışığını Mira’nın önüne sürdü. Mira önce ışığı görmedi. Gözleri yaşlıydı, her şey bulanık görünüyordu. Ama sonra bir şey fark etti: Ayaklarının dibinde minik bir mavi parıltı dans ediyordu. Başını kaldırdı. Karşısında küçücük bir fener duruyordu; camı eski ve çizik, sapı paslı, ama ışığı o kadar yumuşaktı ki, korkutucu değil, sarılıyormuş gibi hissettiriyordu.

Nivendinin Alevi Bir An İçin Daha Güçlü Yandı

Işığın Unuttuğu Fener Hikaye Oku
Işığın Unuttuğu Fener Hikaye Oku

Nivendi konuşamıyordu elbette, ama ışığını ritmik yanıp sönerek “Gel, ben seni çıkaracağım” der gibi yaptı. Mira tereddüt etti, sonra elini uzattı. Parmakları fenerin sapına değdiğinde, Nivendi’nin alevi bir an için daha güçlü yandı. Sanki Mira’nın korkusunu alıp içine çekmiş gibiydi. Birlikte yürümeye başladılar. Nivendi önde, Mira arkasında. Orman yolları karışık olsa da, Nivendi’nin ışığı her seferinde en doğru patikayı seçiyordu: Yaprakların en az hışırdadığı yerden, derelerin en sakin aktığı köşeden, ay ışığının en çok sızdığı açıklıklardan. Yolda karşılarına bir tilki çıktı. Tilkiler genellikle meraklı olur ama bu tilki yorgun ve üzgündü; yavrusunu arıyordu. Nivendi ışığını tilkiye çevirdi. Tilki bir an durdu, sonra burnunu yere yaklaştırıp kokladı ve başka bir yöne koştu. Mira gülümsedi. “Sen herkese yardım ediyorsun galiba,” dedi usulca.

Sonunda ormanın kenarına vardılar. Uzakta köyün ışıkları görünüyordu; annesinin sesi bile hafifçe duyuluyordu, “Mira! Mira neredesin?” Mira durdu, Nivendi’ye döndü. “Teşekkür ederim,” diye fısıldadı. “Sensiz bulamazdım yolumu.” Nivendi’nin alevi son bir kez parladı, sonra yavaşça söndü. Ama bu sefer korkuyla değil, mutlulukla. Çünkü ışığını gerçekten ihtiyacı olan birine vermişti. Mira koşarak annesine sarıldı. O gece herkes Mira’yı aramıştı ama kimse minik mavi feneri görmemişti. Ertesi sabah Mira ormana geri döndü, meşe ağacının kovuğunu buldu. Nivendi oradaydı, yine titrek ışığıyla. Mira bir papatya bıraktı önüne. “Bir daha kaybolursam yine gelirim,” dedi gülümseyerek. Ve Nivendi, o günden sonra ışığını hiç boşa yakmadı. Çünkü biliyordu ki, en küçük ışık bile doğru kişiye ulaştığında, bütün ormanı aydınlatabilir.

Işığın Unuttuğu Fener Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, ışığın unuttuğu fener hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan ışığın unuttuğu fener hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Unutulmuş Bahçenin Son Yağmuru Hikayesi

hikayeleroku
8 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.