Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikayesi
Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz gölgeyle dans eden çocuk hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikayesi Oku

Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikayesi
Bir zamanlar, insanların unuttuğu saatlerin arasında yaşayan bir çocuk vardı; adı Lir’di. Lir’in evi aslında ev değildi; eski bir tren istasyonunun terk edilmiş bekleme salonuydu. Raylar çoktan çimle kaplanmış, peronun kenarındaki demir bankın sırtlığına sarmaşıklar öyle sıkı tutunmuştu ki, bank artık yere değil, gökyüzüne bağlı gibi duruyordu. Lir’in annesiyle babası yoktu, ama buna üzülmüyordu çünkü onların yerine her gece farklı bir rüzgâr gelip ona hikâye anlatıyordu; bazen tuz kokan bir deniz rüzgârı, bazen yanık şeker kokan bir sonbahar rüzgârı, bazen de içinde kırık cam parçaları taşıyan öfkeli bir fırtına.
Lir’in en tuhaf özelliği gözleri değildi, gözleri gayet sıradan kestane rengiydi. Tuhaf olan, gölgesiydi. Gölgesi ondan bağımsız hareket ederdi. Lir otururken gölgesi kalkar, peronda yavaş yavaş yürür, rayların arasında zıplar, hatta bazen istasyonun çatısındaki kırık camlardan dışarı süzülüp geceye karışırdı. Lir buna çok alışmıştı; gölgesine “Sen git, ben burada beklerim” derdi usulca. Gölge de her defasında biraz daha geç döner, biraz daha soluk, biraz daha yorgun gelirdi.
Bir şubat gecesi, karın bile üşüdüğü saatlerde, gölge geri dönmedi.
Lir önce bekledi. Sonra peronun ucuna kadar yürüdü, rayların soğuk demirine diz çöktü, avuçlarını ağzına siper edip fısıldadı:
“Gölgem… nerede kaldın sen?”
Cevap yerine istasyonun eski hoparlöründen cızırtılı, çok eski bir çocuk şarkısı yükseldi. Şarkıyı kimse açmamıştı, lamba bile yanmıyordu ama yine de şarkı oradaydı, sanki yıllardır bekliyormuş gibi. Lir şarkıyı dinlerken anladı: Gölgesi bu şarkıyı takip etmişti. Şarkının bittiği yerde, peronun en ucunda, rayların arasında küçük bir kapı belirdi. Kapı tahtadan değildi, kâğıttandı; üstünde mürekkeple yazılmış tek bir cümle vardı:
“Gölgeler ancak unuttukları bir şeyi hatırladıklarında geri döner.”
Odanın Ortasında Eski Bir Pikap Dönüyordu
Lir kapıyı itti. İçerisi karanlık değildi, soluk gri bir ışıkla doluydu; sanki birisi bütün renkleri çalıp sadece griyi bırakmıştı. Koridor boyunca yürüdü, duvarlarda binlerce küçük gölge dans ediyordu; kimisi kediydi, kimisi bisiklet, kimisi kırık bir ayna, kimisi de annesiz kalmış bir çocuğun silueti. En sonda, yuvarlak bir odada, gölgesi oturuyordu. Ama bu sefer Lir’in gölgesi değildi artık. Daha uzun boyluydu, omuzları hafif kambur, elleri titriyordu ve başı öne eğikti. Odanın ortasında eski bir pikap dönüyordu, iğnesi boş plak üzerinde kayıyordu ama hâlâ o aynı çocuk şarkısı çalıyordu, şimdi daha yavaş, daha kırık, neredeyse fısıltıya dönmüş.
Lir yaklaştı, diz çöktü. “Neden dönmedin?” diye sordu, sesi titreyerek.
Gölge başını kaldırdı. Artık Lir’in yüzüne benzemiyordu; gözleri yoktu, sadece iki derin çukur vardı ve o çukurlardan eski anılar sızıyordu: Bir annenin gülüşü, bir babanın elinin sıcaklığı, koşarken düşüp dizini yaralayan bir yaz günü, unutulmuş bir doğum günü pastası… Hepsi griydi, hepsi soluktu. “Ben seni hatırlamayı unuttum,” dedi gölge, sesi rüzgâr gibi ince. “Sen büyüdükçe ben de büyüdüm ama seninle değil, senden ayrı. Unuttuğum şey sendin. Senin içindeki o küçük çocuk bendim, ama sen onu geride bıraktın. Ben de burada, unuttuklarınla yaşamaya başladım.”
Lir’in göğsü sıkıştı. Elini uzattı, gölgenin eline dokundu. Soğuktu ama tanıdıktı. “O zaman hatırlayalım birlikte,” dedi. “Ben seni bırakmayacağım.” Gölge bir an durdu. Sonra yavaşça kalktı, eskisi gibi Lir’in ayaklarının dibine uzandı ama bu sefer daha yumuşak, daha bütün. Pikaptaki iğne durdu, şarkı bitti. Oda birden renklenmeye başladı; gri ışık altın sarısına döndü, duvarlardaki gölgeler canlandı, dans etti, kahkaha attı. Kapı arkalarından kapanırken Lir ve gölgesi birlikte dışarı çıktılar.
Perona Vardıklarında Kar Hâlâ Yağıyordu Ama Artık Üşütmüyordu

Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikaye Oku
Perona vardıklarında kar hâlâ yağıyordu ama artık üşütmüyordu. İstasyonun hoparlörü yeniden cızırdadı, bu sefer yeni bir şarkı çalıyordu; Lir’in kendi sesi, çocukken mırıldandığı, kimseye söylemediği o naif melodi. O geceden sonra Lir’in gölgesi bir daha ayrılmadı. Ama bazen, çok sessiz gecelerde, gölge hafifçe uzar, rayların arasında dans eder ve Lir gülümser. Çünkü bilir ki, gölgesi hâlâ ara sıra eski şarkıyı arar; ama artık yalnız değil, el ele ararlar. Ve belki de en güzel masallar, tam da böyle biter: Bir gölgenin geri dönmesiyle, bir çocuğun unutmadığını hatırlamasıyla.
Gölgeyle Dans Eden Çocuk Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, gölgeyle dans eden çocuk hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan gölgeyle dans eden çocuk hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Gümüş Kapının Fısıltısı Hikayesi