Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikayesi
Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz fısfıs feridun ile kıvılcım kıymetin tuhaf tesadüfler günü hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikayesi Oku

Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikayesi
Sislibulut Kasabası, adını sürekli tepesinde dolanan gri bulutlardan alan, ama nedense herkesin neşeli olduğu bir yerdi. Bu kasabada yaşayan Fısfıs Feridun ve Kıvılcım Kıymet, kasabanın en acayip ikilisiydi. Feridun, ceketinin cebinde her zaman bir fısfıs şişesi taşıyan, her şeye parfüm sıkma takıntısı olan bir adamdı. “Koku, ruhun aynasıdır!” der, durup dururken ortalığa kıvılcım kokusu sıkardı. Kıymet ise tam bir mucit delisiydi; her zaman kafasında bir lamba yanıyormuş gibi fikir üretir, ama icatlarının çoğu ya patlar ya da yanlışlıkla dans etmeye başlardı.
Bir sabah, kasabanın meşhur “Bızbız Böreği Festivali”ne saatler kala, felaket bir haber yayıldı: Festivalin ana ödülü, altın kaplama bir börek tepsisi kaybolmuştu! Bu tepsi, öyle sıradan bir tepsi değildi; dedikodulara göre, üzerine konan her böreği sihirli bir şekilde daha lezzetli yapıyordu. Kasaba halkı çıldırmış, herkes birbirini suçluyordu. Festival başkanı, Tombul Tuncay, kürsüye çıkıp bağırdı: “Tepsiyi bulana, bir yıl boyunca bedava börek!”
Feridun ve Kıymet, börek aşkıyla yanıp tutuşurken bu fırsatı kaçıramazdı. Feridun, “Kıymet, bu iş bizim için biçilmiş kaftan! Burnum tepsiyi bulur!” dedi ve cebinden lavanta kokulu fısfısını sıkıp havayı kokladı. Kıymet ise, “Fısfısla mı bulacağız, Feridun? Benim yeni icadım, Tepsi Tespit Traktörü’yle bu iş tamam!” dedi. Traktör dediği, tekerlekli bir tost makinesine benzeyen, üstünde yanıp sönen ışıklar olan tuhaf bir aletti.
Mücella Onları Bir Tepsi Simitle Karşıladı
İkili, önce festival alanındaki ipuçlarını aramaya koyuldu. Feridun, yere eğilip koklamaya başladı, ama yanlışlıkla bir çamur birikintisine fısfıs sıkıp “Ay, bu kıvılcım kokmaz!” diye bağırdı. Kıymet’in traktörü ise kendi kendine şarkı söylemeye başlayınca, ikili bir anlığına dans etmek zorunda kaldı. Tam o sırada, yerde bir ipucu buldular: parlak, altın rengi bir pul. Kıymet, “Bu pul, Madam Mücella’nın dükkânından olabilir!” dedi. Madam Mücella, kasabanın en şaşaalı terzihanesinin sahibiydi ve her şeye “Mücevher gibi, değil mi?” diye sorardı.
Madam Mücella’nın dükkânına vardıklarında, Mücella onları bir tepsi simitle karşıladı. “Mücevher gibi simitler, değil mi?” dedi, ama Feridun hemen fısfısını çıkarıp simitlere kıvılcım kokusu sıktı. “Şimdi mücevher gibi!” diye gülümsedi. Kıymet, pulu gösterip, “Mücella, bu sende mi yapıldı?” diye sordu. Mücella, gözlerini kısarak, “O pul mu? E, belki… Ama size bir sır vereyim, mücevher gibi, değil mi? Dün gece dükkânımın önünden garip bir gölge geçti, sanki tepsi taşıyordu!” dedi.
Feridun ve Kıymet, gölgenin peşine düşmek için kasabanın arka sokaklarına daldı. Sokaklarda dolaşırken, karşılarına Patpat Pembe çıktı. Pembe, kasabanın en hızlı dedikoducusu ve aynı zamanda amatör bir sihirbazdı. Her cümlesine “Pat diye!” diye başlardı. “Pat diye, duydum ki tepsi Çıldır Çeşmesi’ne doğru gidiyormuş!” dedi ve bir anda elindeki değnekle yanlışlıkla Feridun’un şapkasına tavşan çıkardı. Feridun, “Ay, kıvılcım kokulu tavşan!” diye bağırıp şapkayı fısfısla doldurdu.
Çıldır Çeşmesi’ne vardıklarında, çeşmenin başında tuhaf bir adam duruyordu: Şıpşıp Şakir. Şakir, her zaman ıslak kıyafetlerle gezen, nedense sürekli su sıçratan bir balıkçıydı. “Tepsiyi mi arıyorsunuz? Şıp, şıp, dün gece bir tepsi suda yüzüyordu, ama yakalayamadım!” dedi. Kıymet, traktörünü çalıştırıp suya daldırdı, ama makine birden bire disko topuna dönüşüp ışık saçmaya başladı. Feridun, “Kıymet, bu alet niye dans ediyor yine?” diye sordu. Kıymet, “Hata bende, dans modunu kapatmayı unuttum!” diye kıkırdadı.
Tam umutları tükenirken, çeşmenin dibinde bir not buldular: “Tepsiyi istiyorsanız, Kıkırdak Korusu’na gelin. Ama sakın gülmeyin!” Not imzasızdı, ama Kıymet’in aklına bir fikir geldi. “Feridun, bu işte Kıkırdak Korusu’nun haylaz sincabı Kıkır Kumpas’ın parmağı var!” dedi. Kumpas, kasabanın en afacan sincabıydı ve her şeye kıkırdayarak cevap verirdi.
Tepsiyi Kapan Feridun Ve Kıymet Festival Alanına Geri Döndü
Kıkırdak Korusu’na vardıklarında, Kumpas onları bir ağacın tepesinde, altın tepsiyi kemirirken karşıladı. “Kıkır kıkır, bu tepsi ne lezzetliymiş!” dedi. Feridun, fısfısını çıkarıp sincaba kıvılcım kokusu sıktı, ama Kumpas sadece daha çok kıkırdadı. Kıymet, “Kumpas, tepsiyi geri ver, yoksa traktörümle seni diskoya çeviririm!” diye tehdit etti. Kumpas, tepsiyi fırlatıp “Kıkır, alın sizin olsun!” diyerek kaçtı.

Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikaye Oku
Tepsiyi kapan Feridun ve Kıymet, festival alanına geri döndü. Tombul Tuncay, tepsiyi görünce sevinçten zıpladı ve ikiliyi börekle doldurulmuş bir kamyonetle ödüllendirdi. Feridun, her böreğe fısfıs sıkarken, Kıymet traktörünü tamir etmeye çalışıyordu, ama makine hâlâ dans ediyordu. Kasaba, börek festivaliyle coşarken, Fısfıs Feridun ve Kıvılcım Kıymet, Sislibulut’un yeni efsaneleri oldu. Ama Feridun hâlâ söyleniyordu: “kıvılcım kokusu olmadan bu börekler eksik!”
Fısfıs Feridun İle Kıvılcım Kıymetin Tuhaf Tesadüfler Günü Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, fısfıs feridun ile kıvılcım kıymetin tuhaf tesadüfler günü hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan fısfıs feridun ile kıvılcım kıymetin tuhaf tesadüfler günü hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Zümrüdüanka Zerrin İle Pofuduk Paşanın Büyük Macerası Hikayesi