Dürüst Olmanın Ödülü Hikayesi
Dürüst Olmanın Ödülü Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde hazırlamış olduğumuz, dürüst olmanın ödülü hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.
Dürüst Olmanın Ödülü Hikayesi Oku
Dürüst Olmanın Ödülü Hikayesi
Bir zamanlar uzaktaki küçük bir köyde Vincent yaşarmış. Vincent, dürüst bir adammış ve yetenekli bir boyacıymış. Duvarları, tekneleri ve evleri boyarmış ve işini dürüstlükle ve özenle yaparmış.
KOMŞU KADIN: Vincent, benim çitlerim boyanacak hemen yapılması lazım, yoksa paslanacak!
VİNCENT: Tamam merak etmeyin, hemen başlarım.
KOMŞU KADIN: Ama… Ama bir sıkıntı var. Sana iki parça bakır çitleden fazla para vermem. Çok az olduğunun farkındayım ama bütün param o kadar. Eğer çitler paslanırsa bana pahalıya patlar.
VİNCENT: Sıkıntınızı anlıyorum hanımefendi. Boya yapmak benim görevim. İnsan çalışmaya asla hayır dememeli!
Vincent, çok fakir bir adammış. Aç karnına yatağa girdiği geceler oluyormuş. Ne olursa olsun, müşterilerinden daha fazla para istemiyormuş. Bütün gün çok çalışırmış ve kazandığı parayla tatmin olurmuş. Güzel bir günde zengin bir adam kasabayı ziyarete gelmiş. Ailesiyle birlikte buraya kısa bir ziyaret yapmayı planlıyorlarmış. İş adamı pahalı at arabasıyla giriş yapmış. Onu çok fazla araba takip etmiş. Arabalar meyve ve giysilerle doluymuş. Bütün arabalar kasabadan geçerken, köylüler hayret içinde baka kalmışlar. İş adamı ertesi gün Vincent’i çağırmış. Vincent iş adamının evine doğru yürürken arkadaşı Tomy’la karşılaşmış.
TOM: Merhaba, Vincent! Nereye gidiyorsun?
VİNCENT: Merhaba Tom. İş adamının evine gidiyorum. Bana biraz iş verecekmiş.
TOM: Öyle mi? Dinle! O çok zengin bir adamdır, bu iyi bir fırsat başkalarından genelde ne alıyorsan, bu adamdan daha fazlasını almalısınız. Eminim oda para verirken sorun çıkarmaz.
VİNCENT: Hayır Tom. Adil olmaz. Başkalarından aldığım paranın fazlasını alamam ondan, sahtekarlık olur. Yaptığım işi beğenirse daha çok para vermeyi kendisi karar verebilir. Ama ben dürüst olmalıyım ve ona doğru fiyatı vermeliyim.
TOM: Aaaah. Ben senin arkadaşınım Vincent! Ve dürüstlüğüne saygı duyuyorum. Ama dürüstlük tek başına karın duyurmaz. Sen çok çalışıyorsun ama bu köydekilerin senin paranı verecek kadar çok parası asla olmayacak. Sen beni dinle, iş adamının sana vereceği iş için en az beş altın fiske istemelisin.
VİNCENT: Beş altın fiskeyi mi? Hayır! Ben hiç bir kimseden, hiçbir zaman beş altın fiske almadım. Düşünceni anlıyorum dostum ve beni düşündüğün için teşekkür ederim. Ama ben kazandığım paralarla idare edebiliyorum.
Vincent ve İş Adamı Hikayesi
TOM: Tamam. Ben diyeceğimi dedim. Bundan sonrası sana kalmış.
Vincent, arkadaşına veda etmiş ve yoluna gitmiş. Tom’un sadece kendinin iyiliğini istediğini anlıyormuş. Vincent, iş adamının kapısından girerken, büyülenmiş. Evin saraydan bir farkı yokmuş.
İŞ ADAMI: Merhaba! Sen boyacı Vincent olmalısın.
VİNCENT: Evet benim efendim! Bana bir iş verecekmişsiniz.
İŞ ADAMI: Evet öyle, ne yazıkki kayığıma bakan kişi burada değil! Ancak yarın öğleden sonra burada olacak. Ama benim kayığı boyatmam gerekiyor. Bu akşama kadar boyamayı başarabilirsin?
VİNCENT: Evet, boyayabilirim! Peki kayık nerede? Hemen çalışmaya başlayım.
İŞ ADAMI: Yaaa! Ama kaça maal olacağını hala söylemedin bana.
VİNCENT: Ben kayık boyamak için, dört bakır fike alıyorum. Sizden daha azını alamam.
İŞ ADAMI: Ahahahaha! Dört bakır fike mi? O kadar mı? Vay canına! Bende sana aldığın paradan tek kuruş eksik ödemem zaten. Eğer istersen dört bakır fikeni hemen verebilirim. Kayık nehirin yakınında, işin bitince bana seslen.
Vincent, parayı almış pazara gitmiş ve boya almış. Ve bir dakika bile kaybetmeden nehire doğru yürümüş. Tam işe başlayacakken, kayığın tam ortasında büyük bir delik olduğunu görmüş.
VİNCENT: Aaaah! Bu delik tehlikeli olabilir. Önce onu kapatmam gerek!
Vincent, deliği kapatmış ve boya yapmaya başlamış. Yemek yemeden saatlerce çalışmış. Sonunda kayığın boyası bitmiş. Vincent oradan ayrılmış ve kayığı görmesi için iş adamını çağırmış.
İŞ ADAMI: Evet, harika olmuş! İyi çalışmışsın Vincent. İşte şimdi bu dört fikeyi al bunu hak ettin. Başka bir şey boyatacak olursam hemen seni çağırırım.
VİNCENT: Siz cömert bir adamsınız bayım! İzninizle ben artık gideyim.
İş adamının ailesi ertesi gün kayıkla gezmeye çıkmış. İş adamı nehir kenarından onlara el sallamış ve eve geri dönmüş. Eve vardığında kayıtla ilgilenen kişinin kendisine doğru yürüdüğünü görmüş.
KAYIK TAMİRCİSİ: Efendim, bir hafta erken gelmişsiniz.
İŞ ADAMI: Evet haklısın. Ailem köyü gelip görmem için çok ısrar etti. Az önce kayıkla ilk kez gezmek için suya açıldılar.
KAYIK TAMİRCİSİ: Ne! Hayır, onları geri çağırmalıyız. Hemen şimdi!
İŞ ADAMI: Niye o kadar korktun ki? Onları gezdirmesi için, en iyi kayıkcığı çağırdım. Hiçbir sorun yaşanmayacak.
KAYIK TAMİRCİSİ: Anlamıyorsunuz efendim. Kayığın tam ortasında bir delik var. Ve aileniz boğulacak! Ben bugün tamir edecektim.
İş Adamı ve Vincent Hikayesi
İŞ ADAMI: Ne! Hayır! Karım! Çocuklarım!
İş adamı ve kayık tamircisi koşarak nehire gitmiş. Ama kayık görünürde yokmuş. Saatlerce aramışlar!
İŞ ADAMI: James! Lily!
KAYIK TAMİRCİSİ: Hanımefendi! Bizi duyabiliyor musunuz?
Ama hiç cevap gelmemiş. İş adamı orada oturmuş ve ağlamış.
İŞ ADAMI: Ben naptım! Ailem, onları o kayığa asla bindirmemeliydim!
İş adamı tam kendini suçlamaya başlamışken, karısı ve çocukları aynı kayıkla geri gelmişler.
İŞ ADAMININ KARISI: Ne oldu hayatım? Neden ağlıyorsun.
İŞ ADAMI: Siz, hepiniz çok iyisiniz! Aahh! Ne kadar da korktum! Kayığın ortasında kocaman bir delik vardı. Hepinizi birden kaybettiğimi sandım!
KAYIKÇI: Kayıkta delik filan yoktu efendim! Kayık nerede ise yepyeni.
KAYIK TAMİRCİSİ: Hepinizin iyi olmasına çok sevindim. Ama bu nasıl mümkün olur anlamıyorum. Ben o kayığın tam ortasında kocaman bir delik olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü gitmeden önce tamir etme fırsatım olmadı. Acaba kim onardı!
İş adamı biraz düşünmüş. Sonra ne olduğunu anlamış ve hemen boyacı Vincent çağırmış. Vincent iş adamının evine gelmiş.
İŞ ADAMI: Vincent, al bu keseyi dostum!
VİNCENT: Bu kesede nedir?
İŞ ADAMI: Bu kese senin ödülün! Tam 100 altın fike!
VİNCENT: Neeee! Ne için bu ödül?
İŞ ADAMI: Dürüstlüğünüz ve çok çalışmanın ödülü. Sen ailemin hayatını kurtardın Vincent! Sen kayıktaki deliği kapattın. O senin görevin değildi. Ayrıca onun için benden para bile istemedin.
VİNCENT: Ama efendim, 100 altın fike bir kayıktaki ufak bir deliği kapatmak için çok fazla para.
İŞ ADAMI: 100 altın fike, kurtardığın hayatlara kıyasla hiçbir şeydir Vincent! Al o parayı.
Vincent kaderine inanamamış. Daha düne kadar ancak yaşayacak kadar para kazanan bir boyacıymış ama bugün altını varmış. Vincent o günden sonra hiç boş mideyle uyumamış. Çünkü dürüstlüğünün karşılığını almış.
Dürüst Olmanın Ödülü Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz dürüst olmanın ödülü hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Güliverin Maceraları Hikayesi