Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikayesi
Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz bulutların altında uyuyan saat hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikayesi Oku
Çok eski bir ormanın tam ortasında, kimsenin kolay kolay ulaşamadığı bir vadide, zamanın kendisi bile yorulup dinlenmeye karar vermişti. İşte o vadinin en derin kuytusunda, devasa bir çınar ağacının köklerinin arasında, koskocaman, yosun kaplı bir saat yatıyordu.

Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikayesi
Çok eski bir ormanın tam ortasında, kimsenin kolay kolay ulaşamadığı bir vadide, zamanın kendisi bile yorulup dinlenmeye karar vermişti. İşte o vadinin en derin kuytusunda, devasa bir çınar ağacının köklerinin arasında, koskocaman, yosun kaplı bir saat yatıyordu. Bu saat normal saatler gibi tik tak yapmıyordu; onun yerine çok yumuşak, dalgalı bir nefes alıp veriyordu. İnsanlar ona “Uyuyan Saat” derdi ama aslında o uyumuyor, sadece bekliyordu. Ne beklediğini kimse tam olarak bilmiyordu, ta ki küçük Eflin çıkıp gelene kadar. Eflin, köyün en meraklı kızıydı. Saçları rüzgârda yaban mersini dalları gibi dalgalanır, gözleri ise gece gökyüzündeki en küçük yıldızı bile yakalayabilecek kadar keskindi. Bir sonbahar akşamı, anneannesinin anlattığı eski bir şarkıyı mırıldanırken yanlışlıkla ormana fazla daldı. Ay henüz doğmamıştı, yapraklar ayaklarının altında hafifçe hışırdıyordu. Tam geri dönecekken, toprağın içinden gelen o tuhaf, kadife gibi nefes sesini duydu. Durdu. Kalbi göğsünde küçük bir kuş gibi çırpınıyordu ama korkudan değil, heyecandan.
Yosunları aralayıp içeri baktığında, karşısındaki manzara nefesini kesti: Saat, gerçekten de uyuyordu. Kadranı cam değil, berrak bir göl gibiydi ve içinde minik minik bulutlar yüzüyordu. Akrep ile yelkovan yoktu; onun yerine iki tane narin, ışık saçan kelebek kanatları dönüyordu, ama o kadar yavaş ki sanki bir ömür boyu bir tur bile tamamlayamayacaklarmış gibi. Eflin saatlerce izledi onları. Sonra usulca fısıldadı: “Uyanmak istemiyor musun?”
İnsanlar Artık Dakikaları Saymayı Bırakmış
Saat cevap vermedi ama göl kadranın içindeki bulutlardan biri yavaşça dışarı süzüldü. Bulut, Eflin’in avucuna kondu; serin, pamuk gibi yumuşak ve hafifçe mavi kokuyordu. O anda Eflin anladı: Saat uyumuyordu aslında. O, bütün dünyanın unuttuğu dakikaları, saniyeleri, hatta bazen bütün bir günü içine topluyor ve onları korumaya çalışıyordu. Çünkü insanlar artık dakikaları saymayı bırakmış, sadece koşuyor, yetişiyor, geç kalıyor, acele ediyordu. Zamanın en güzel parçaları –bir kelebeğin kanadını açış anı, iki arkadaşın aynı anda gülmeye başlaması, annenin çocuğuna sarıldığı o sessiz saniye– hepsi kayboluyordu. Uyuyan Saat ise onları topluyor, kendi içinde saklıyordu. Eflin saatlerce orada oturdu. Bulut ona bir şey anlatmak ister gibi şekil değiştiriyordu: önce bir kuş oldu, sonra bir gemi, en son da küçük bir kız çocuğunun silueti… Eflin’in ta kendisi. Gözleri doldu. “Beni mi bekliyordun?” diye sordu titrek bir sesle.
Bulut onaylarcasına hafifçe yükseldi, sonra saat kadranının tam ortasına geri döndü. O anda kelebek kanatları biraz daha hızlı dönmeye başladı. Çok az, ama hissedilir şekilde. Saat hâlâ tamamen uyanmamıştı ama artık yalnız değildi. Eflin her akşamüstü ormana gelmeye başladı. Kimseye anlatmadı. Sadece oturuyor, saatle konuşuyor, bazen şarkı söylüyor, bazen sadece sessizce elini yosun kaplı kadranın üzerine koyuyordu. Her ziyaretinde bulutlar biraz daha canlı görünüyor, kelebekler biraz daha cesur dönüyordu.
Uyuyan Saat Nihayet Derin Bir İç Çekti

Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikaye Oku
Bir gece, dolunay vadiyi gümüş rengine boyadığında, Uyuyan Saat nihayet derin bir iç çekti. Kadranın içindeki bütün bulutlar aynı anda dışarı çıktı. Binlerce minik, ışıklı parça halinde etrafa yayıldılar. Bazıları gökyüzüne yükseldi ve kaybolan yıldızların yerine geçti. Bazıları ağaçların dallarına kondu, yaprakları usulca okşadı. En güzeli ise Eflin’in saçlarına dolandı; sanki ona bir taç örüyordu. Saat konuşmadı ama Eflin onun ne dediğini duydu kalbinin içinde: “Teşekkür ederim. Artık biraz dinlenebilirim… ama bu kez gerçekten uyuyarak.”
Ertesi sabah köydekiler garip bir şey fark etti. İnsanlar birdenbire durup birbirlerine bakıyor, gülümsüyordu. Bir adam yolun ortasında durup “Ne kadar güzel bir sabah değil mi?” dedi. Bir kadın pazarda acele etmeyi bırakıp çiçeklerin kokusunu içine çekti. Çocuklar top oynarken bir an durup gökyüzüne baktılar, sanki bir şeyi hatırlamış gibi. Eflin ise her şeyi biliyordu. O günden sonra ormana gitmeye devam etti ama artık saat gerçekten uyuyordu. Yosunlar daha da kalınlaşmış, kadranın üzeri hafif bir sisle kaplanmıştı. Yine de Eflin biliyordu: Uyuyan Saat uyanıkken topladığı o güzel anlar artık dışarıda, insanların kalplerinde yaşıyordu. Ve bazen, çok sakin bir akşamüstü, eğer kulak kabartırsan, rüzgârın içinde hâlâ o kadife nefesi duyabilirsin. Zamanın en güzel dakikaları hâlâ saklanıyor… sadece onları fark edecek birinin gelmesini bekliyorlar.
Bulutların Altında Uyuyan Saat Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, bulutların altında uyuyan saat hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan bulutların altında uyuyan saat hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Göğün Altındaki Gizli Kapı Hikayesi