Güliverin Maceraları Hikayesi

Güliverin Maceraları Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz güliverin maceraları hikayesini okuyabilir ve paylaşabilirsiniz.

Güliverin Maceraları Hikayesi Oku

Güliverin Maceraları Hikayesi

Güliverin Maceraları Hikayesi

Bir zamanlar Güliver adında bir doktor yaşarmış. Güliver, şehirde işsiz kalınca, bir gemide iş bulmuş. Böylece denizlerdeki yeni hayatı başlamış. İlk günler yolculuğu çok iyi geçmiş. Gemideki yeni hayatına alışmaya başlamış. Fakat bir süre sonra çok şiddetli bir fırtına çıkmış. Dev dalgaların üzerinde saatlerce çırpınan gemi, sonunda yan yatmış. Güliver ve birkaç tayfa gemi batmadan önce bir sandalı denize indirmeyi başarmışlar. Hemen ardından da gemileri sulara gömülüp yok olmuş.

Bu eski sandalda da çok fazla dayanamamışlar ve sonunda sert bir dalgayla sandal devrilmiş. Herkes bir yana savrulmuş. Güliver, saatlerce su üstünde çabalamış durmuş. Hayatta kalmaya çalışıyormuş. Sonunda bir akıntı ona yardım etmiş ve yorgun bitkin bir halde sahile çıkmayı başarmış. Buranın neresi olduğu hakkında hiçbir fikri yokmuş. Zaten düşünecek halde de değilmiş. Kumların üstünde bayılı vermiş.

Uyandığında her yerinden bağlandığını görmüş. Çevresine boyları birer karış olan bir sürü minik insanlar toplanmış. Güliver şaşkınlık içinde minik insanlara bakarken, onlarda aynı şaşkınlıkla Güliver’e bakıyorlarmış. O sırada vücudunda bir karıncalanma hissetmiş Güliver. Kafasını doğrultup kendine bakınca, vücudunun minicik oklarla kaplı olduğunu görmüş. Ondan korkan minik insanlar hala ok atmaya devam ediyorlarmış.

GÜLİVER: Durun lütfen yapmayın! Size zarar vermem merak etmeyin!

Güliver bir kaç gün elleri ayakları bağlı bir şekilde orada kalmış. Ona yemek ve su vermişler. Bir kaç gün sonra, yüzlerce minicik atın çektiği büyük bir arabaya bindirmişler Güliver’i ve yaşadıkları şehre götürmüşler. Bu küçük şehrin adı, Liliput’muş.

Şehrin en büyük binasını ona ayırmışlar. Ama bu büyük eve girmek için bile Güliver yerde sürünmek zorunda kalıyormuş. Güliver’den bir zarar gelmeyeceğini anlayan minik insanlar, onu kralları ile tanıştırmaya karar vermişler. Böylece Güliver, Liliput kralının karşısına gelmiş. Kral, Güliver’in burada kalmasına izin vermiş. Ama karşılığında çalışması, şehirde yapılacak işlere yardım etmesi gerekiyormuş.

Güliver, yapabileceklerini ve yapamayacaklarını yazan bir kağıda imza atmış. Örneğin; Halktan birinin evini alması için izin alması gerekiyormuş. Bu şartlar altında Güliver, Liliput’da yaşamaya başlamış Binaların yapımında, su taşıma işlerinde halka yardımcı oluyormuş. Aradan geçen günlerin ardından küçük insanların, büyük bir derdi olduğunu öğrenmiş. Komşu ülkenin askerleri, Liliput’u işgal etmek istiyorlarmış. Bunun için büyük bir savaşa hazırlandıkları haberi gelmiş.

Güliver ve Liliput Macerası

Güliver, kral’a yardım teklif etmiş.

GÜLİVER: İsterseniz ben bu konuda size yardım edebilirim efendim.

Kral, çok memnun olmuş. Teşekkür ederek kabul etmiş. O sırada komşu ülkenin savaş gemileri hazırlıklarını tamamlamış. Limanda hareket emri bekliyorlarmış. Bu haber tüm Liliput’luların düşündürmeye başlamış. Güliver için bu sorunu çözmek çocuk oyuncağıymış. Herkesten bulabildikleri kadar tel toplayıp getirmelerini istemiş. Güliver, halkın bulduğu tüm telleri birbirine eklemiş ve uzun sağlam bir ip yapmış. Gece olunca uzun tel ipini yanına alıp karşı kıyıya geçmiş. Düşman askerlerine gözükmeden küçük limana ulaşmış. Oradaki gemileri tellerle birbirine bağlamış. Sonra da içindeki az sayıdaki askerle birlikte çeke çeke Liliput kıyılarına getirmiş.

Limanda kendisini bekleyen Liliput halkı sevinç içindeymiş. Düşman askerlerini esir almışlar. Artık karşı taraftan korkmaları için, hiçbir neden kalmamış. Kral, Güliver’e teşekkür etmiş ve onu ödüllendirmiş. Güliver, kralın güvenini kazandığı için çok mutlu olmuş. Günlerden bir gün sarayda yangın çıkmış. Güliver yangını duyar duymaz, limandaki gemilerden birine su doldurup sarayın üstüne dökmüş. Yangın anında sönüvermiş. Güliver ve kralın arası çok iyiymiş.

Kral bir karar alırken ona danışıyormuş. Tabii bu saraydaki diğer yardımcıları rahatsız etmeye başlamış. Güliver’in başarısını kıskanmışlar.

YARDIMCI MARY: Kralım bazı duyumlar alıyoruz. Güliver, daha da güçlenip sizin yerinize geçmek Liliput kralı olmak istiyormuş.

KRAL: Yaaaa!

KRALIN YARDIMCISI: Evet kralım! Ne kadar güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bize saldırmaya kalkarsa ona karşı koyamayız.

KRAL: Hımm.

YARDIMCI HERRY: Böyle tehlike içinde yaşayamayız. Halkta tedirgin.

Kral yardımcılarının sözlerinden etkilenmiş ve Güliver’i cezalandırmaya karar vermiş.

KRAL: Geçmişte yaptığı iyilikleri düşünerek ona ölüm cezası vermeyeceğim. Gözleri kör edilecek, şehirde dolaşması yasaklanacak ve yiyeceği azaltılacak!

Sarayda Güliver’i seven bir çalışan, kralın aldığı bu kararı duyunca hemen Güliver’in yanına koşmuş ve ona olanları anlatmış.

GÜLİVER: Kral’la konuşup onu bu kararından vazgeçirebilirim.

Güliverin Liliputtan Kurtuluşu

Fakat karar verilmiş bir kere ve kralın bu kararından vazgeçmeye hiç niyeti yokmuş. Güliver, adayı terketmekten başka çaresi olmadığını anlamış. Gece limandaki düşman gemilerini de alıp, denizde karşı adaya doğru yol almış. Bazen yürüyor, bazen de yüzmek zorunda kalıyormuş. Sonunda Liliput halkının düşman dediği adaya ulaşmış. Güliver, gemilerini iade edince, halk onun kötü niyetli olmadığını anlamış. Yanına bir kılavuz vermişler ve ülkenin kralıyla görüşmeye gitmiş. Kral’da Güliver’i çok iyi karşılamış. Güliver olan biten her şeyi krala anlatmış. Kral ona istediği kadar kalabileceğini söylemiş.

Güliver çok şaşırmış. Gemilerini çalmasına rağmen kralın böyle hoş görülü davranması, Liliput şehrinde görmediği bir davranışmış çünkü. Güliver, kendisinin sığacağı bir ev olmadığı için geceleri dışarda geçiriyormuş.

GÜLİVER: Liluput halkı bu ülkeyi düşman olarak görüyor. Oysaki hepsi iyi insanlar.

Bir gün adayı dolaşırken, kendi boyuna uygun kırık dökük bir sandal bulmuş. Gemisi baktığında bindikleri sandalmış bu.

GÜLİVER: Demek sandalımızda bu adada kıyıya vurmuş.

Hemen kralla görüşmeye gitmiş. Kral, bir sürü askerini Güliver’e yardım etmesi için görevlendirmiş. Hep birlikte sandalı tamir etmeye başlamışlar. Bir kaç gün içinde, sandal yeniden denize açılacak hale gelmiş. Güliver çok sevinçliymiş. Sonunda cücüler ülkesinden ayrılıp, evine dönebilecekmiş çünkü. Güliver kendisine kucak açan krala ve halkına çok teşekkür edip, denize açılmış. Bu küçücük sandalla, onu zorlu bir yolculuk bekliyormuş.

GÜLİVER: Ufacık bir fırtına bile, sandalımın devrilmesine sebep olacak!

Açık denizde bir kaç gün yol aldıktan sonra, bir gemiye rastlamış. Yardım istemek için bağırmaya başlamış.

GÜLİVER: Hey buradayım! Yardım edin! Hey!

Niyahet gemidekilere sesini duyura bilmiş. Sandala yaklaşıp, Güliver’i gemilerine almışlar. Ve Güliver, böylece kurtulmuş. Başına gelenleri anlatmak için sabırsızlanıyormuş. Küçük insanları, Liliput şehrini ve iki ülkenin kralını anlatınca ona kim inanacakmış acaba… Güliver, sonunda evine, ailesine kavuşacağı için çok mutluymuş. Ama denizlerde onu bekleyen daha çok macera olduğunu da hissediyormuş.

Güliverin Maceraları Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz güliverin maceraları hikayesini okuyabilir vede sosyal ağlarınızda arkadaşlarınıza göndererek onlarıda yeni hikayeler sayfamızdan haberdar edebilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Aslan ve Hırsız Hikayesi

hikayeleroku
45 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.