Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz rüzgarın unuttuğu şarkı hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi Oku

Uzak bir dağ köyünde, bulutların yere o kadar yakın indiği, bazen çocukların elleriyle dokunup “Bu pamuk mu, yoksa gökyüzü mü?” diye sorduğu bir yerde, minik Lale yaşarmış.

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi

Uzak bir dağ köyünde, bulutların yere o kadar yakın indiği, bazen çocukların elleriyle dokunup “Bu pamuk mu, yoksa gökyüzü mü?” diye sorduğu bir yerde, minik Lale yaşarmış. Lale’nin en büyük hayali, hiç kimsenin duymadığı bir şarkıyı bulmaktı. Öyle bir şarkı ki, ne annesinin ninnilerinde, ne babasının odun keserken mırıldandığı eski türkülerde, ne de köy meydanındaki düğünlerde çalan zurnada olsun. Tamamen yeni, tamamen kimsenin bilmediği, ama bir kere duyulduğunda bütün ağaçların dallarını aynı anda sallayacak kadar güçlü bir şarkı.

Lale her sabah, köyün en yüksek tepesine tırmanır, sırtına küçük bir çuval bez bağlar, içine de topladığı şeyleri koyardı: bir tutam yosun, kurumuş bir papatya, kırık bir kuş tüyü, dere kenarından alınmış yuvarlak bir çakıl taşı ve en önemlisi, rüzgârın geçtiği her yerden topladığı “sessizlik parçaları”. Çünkü Lale çok iyi biliyordu ki, en güzel şarkılar sessizlikten doğar. Sessizliğin içinde saklı kalan o minik titreşimler, o duyulmayan nefesler, o unutulmuş ahlar… Onları topladıkça çuvalı ağırlaşıyor, kalbi ise hafifliyordu.

Bir sonbahar akşamı, güneş batarken gökyüzü turuncu değil, tuhaf bir menekşe rengine büründü. Rüzgâr ansızın durdu. Öyle birdenbire ki, dallardaki son yapraklar bile sallanmayı unuttu ve havada asılı kaldı. Köydeki bütün sesler kesildi: ne horoz öttü, ne köpek havladı, ne de ocaklarda odun çıtırtısı duyuldu. Dünya, sanki birinin “sus” dediği anda gerçekten susmuştu.

Lale o sırada tepede, çuvalını kucağına almış, içine biriktirdiği sessizlik parçalarını dizerken fark etti: çuvalın dibinde, en derinde, upuzun zamandır orada duran bir şey vardı. Minicik, cam gibi saydam, ama elle tutulduğunda sanki suyun içinden yapılmış bir nota. Nota titriyordu. Titrerken de minik minik ışık saçıyordu. Lale notayı avucuna aldığında, parmaklarının arasında erimeye başladı ve erirken fısıldadı:

“Ben rüzgârın unuttuğu şarkının ilk notasiyım. Beni tamamlamazsan, rüzgâr bir daha asla esmeyecek.” Lale’nin gözleri faltaşı gibi açıldı. “Ama ben… ben nasıl tamamlarım? Benim sesim çok ince, şarkı söylemeyi bile doğru dürüst bilmiyorum ki.”

Ben Rüzgârın Unuttuğu Şarkının İlk Notasıyım

Nota cevap verdi, bu sefer sesi biraz daha netti:“ Şarkıyı tamamlamak için güzel ses gerekmez. Gerek olan, hatırlamaktır. En çok korktuğun şeyi, en çok özlediğin şeyi, en çok utandığın şeyi, en çok sevdiğin şeyi… hepsini aynı anda hatırlaman gerek. Ve onları bir tek cümlede buluşturman.”

Lale gözlerini kapadı. Önce korkusunu düşündü: geceleri karanlıkta yalnız kalma korkusunu, bir gün annesiyle babasının onu unutup başka bir kızı seveceği korkusunu. Sonra özlemini düşündü: henüz hiç gitmediği denizlerin kokusunu, hiç görmediği bir arkadaşın gülüşünü, belki de hiç doğmamış bir kardeşin minik ellerini. Utancını düşündü: geçen yaz dere kenarında düşüp elbisesini yırtınca bütün çocukların ona gülmesi, ama aslında gülmediklerini sonradan anlayıp kendi kendine kızması. Ve sevgisini düşündü: sabahları uyanır uyanmaz pencereden gördüğü ilk çiçeğe, babasının sakalına sürtündüğündeki o sıcacık hisse, annesinin saçını tararken duyduğu huzura.

Bütün bu duygular göğsünde öyle bir toplandı ki, sanki kalbi bir anda bin parçaya ayrıldı ve her parça başka bir renkte ışık saçmaya başladı. Lale ağzını açtı. Ses çıkarmak istemiyordu aslında, sadece nefes almak istiyordu. Ama nefes aldığında, o bin parçalık duygu tek bir cümle oldu ve dudaklarından döküldü:

“Ben hâlâ buradayım, her şeye rağmen, her şeye rağmen buradayım.”

O anda minik nota patladı. Ama patlamak derken kırılmadı; aksine, sonsuz sayıda minicik parlak zerreye ayrıldı ve her zerre bir nota oldu. Zerreler havaya yükseldi, rüzgâr yeniden esmeye başladı, ama bu sefer bambaşka bir şekilde. Yapraklar yere değil, gökyüzüne doğru dans etti. Dallar eğildi, ama bu bir selamlaşmaydı. Dere yeniden şırıltısına kavuştu, ama şırıltı artık sadece suyun değil, suyun anlattığı hikâyelerin sesiydi.

Ve en önemlisi, o menekşe rengi gökyüzü yavaş yavaş açıldı, yıldızlar birer birer göz kırptı ve rüzgâr, yıllardır suskun kalan o şarkıyı bütün vadiye taşıdı. Şarkı kelimelerden değil, duyguların birbirine değdiği o sihirli boşluklardan yapılmıştı. Kimisi duyduğunda ağladı, kimisi güldü, kimisi sadece gözlerini kapayıp “işte bu” dedi.

Ertesi Sabah Lale Uyandığında Çuvalı Boştu

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikaye Oku
Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikaye Oku

Ertesi sabah Lale uyandığında çuvalı boştu. Ama içi dopdoluydu. Çünkü anlamıştı: aradığı şarkı aslında dışarıda değildi. O şarkı, her insanın içinde, korkuyla sevgi, özlemle utanç, sessizlikle gürültü yan yana dururken doğuyordu. O günden sonra Lale artık tepelere çıkıp sessizlik toplamaz oldu. Onun yerine, köydeki çocukların, yaşlıların, hatta kedilerin bile içindeki şarkıları dinlemeye başladı. Ve her dinlediğinde, rüzgâr biraz daha güçlü esiyor, dallar biraz daha coşkulu sallanıyordu.

Eğer bir gün rüzgâr ansızın durursa, sakın korkma. Bir yerlerde, küçük bir çocuk, göğsündeki bin parçalık kalbiyle, “Ben hâlâ buradayım” diye fısıldıyordur. Ve o fısıltı, yeter. Dünyayı yeniden döndürmeye yeter.

Rüzgârın Unuttuğu Şarkı Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, rüzgarın unuttuğu şarkı hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan rüzgarın unuttuğu şarkı hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Kayıp Işığın Peşindeki Küçük Saatçi Hikayesi

hikayeleroku
0 views Yorum Yok
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Hikayeleroku İletişim

destek@hikayeleroku.com.tr

info@hikayeleroku.com.tr

Sosyal Ağlarımız.

COPYRİGHT © 2026 - HikayelerOku DESİGNED.