Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikayesi
Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz küçük tilki pıtırcık ile gökyüzünün en üzgün yıldızı hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikayesi Oku
Derin bir ormanın en kuytu, yosun kokulu köşesinde, yaprakların arasında gizlenmiş minicik bir tilki yaşardı; adı Pıtırcık’tı. Bu küçük tilki, diğer tilkilerden biraz daha farklıydı çünkü kuyruğu kısacık, kulakları ise upuzun ve sivriydi.

Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikayesi
Derin bir ormanın en kuytu, yosun kokulu köşesinde, yaprakların arasında gizlenmiş minicik bir tilki yaşardı; adı Pıtırcık’tı. Bu küçük tilki, diğer tilkilerden biraz daha farklıydı çünkü kuyruğu kısacık, kulakları ise upuzun ve sivriydi; ama en çok göze çarpan şey, onun bitmek bilmeyen merakıydı ki bu merak, geceleri bile onu uykusuz bırakır, ormanın sessizliğinde dolaşmasına sebep olurdu.
Bir sonbahar gecesi, hava buz gibi soğuk ve gökyüzü pırıl pırıl yıldızlarla doluyken, Pıtırcık yine sırt üstü yatmış, dalların arasından gökyüzüne bakıyordu. Bütün yıldızlar sanki bir şarkı söylüyormuşçasına parlıyor, birbirleriyle fısıldaşıyor gibi ışıldıyordu; fakat tam o sırada, gökyüzünün en kuytu köşesinde, diğerlerinden biraz daha küçük ve soluk bir yıldız dikkatini çekti. Bu minik yıldız, diğerleri gibi kendinden emin bir şekilde parlamıyor, aksine hafif hafif titriyor, sanki iç çekiyormuş gibi usul usul yanıp sönüyordu.
Pıtırcık yerinden fırladı, minik patileriyle yere basarak gökyüzüne doğru seslendi: “Ey ormanın üstündeki güzel yıldız, söyle bana neden böyle titriyorsun? Neden diğer yıldızlar gibi neşeyle parlamıyorsun da böyle üzgün üzgün yanıp sönüyorsun?” Bir süre sessizlik oldu; sadece rüzgarın yaprakları okşayan hafif fısıltısı duyuluyordu. Sonra o minik yıldız, sanki çok uzaklardan gelen, narin bir sesle cevap verdi: “Ah küçük tilki… Ben çok yoruldum artık. Eskiden insanlar, çocuklar, büyükler, herkes bana bakar ve içlerinden geçen en güzel dilekleri bana fısıldardı. Her dilek tutulduğunda içim sıcacık olur, daha parlak yanardım. Ama artık kimse bana bakmıyor, kimse dilek tutmuyor… Dilekler biterse yıldızlar da yavaş yavaş söner, ben de korkuyorum ki bir gün tamamen karanlığa gömüleyim.”
Pıtırcıkın Minik Kalbi Burkuldu Gözleri Doldu
Pıtırcık’ın minik kalbi burkuldu; gözleri doldu, burnu titredi. Hemen karar verdi: “Bunu asla kabul etmem! Ben sana en güzel, en içten dileği tutacağım, hem de öyle bir dilek ki bütün ormanı, bütün gökyüzünü aydınlatsın!” Fakat sonra düşünmeye başladı… Ne dilemeliydi acaba? Kendi için kocaman, kabarık bir kuyruk mu? Sonsuza kadar yetecek kadar tavuk budu mu? Yoksa hiç bitmeyen, en güzel oyunlar oynayabileceği bir arkadaş grubu mu? Uzun uzun düşündü, kulaklarını kaşıdı, kuyruğunu sağa sola salladı… Sonunda gözlerini kapadı ve kalbine sordu: “Pıtırcık, sen gerçekten, en derinden ne istiyorsun?”
Ve kalbi, yumuşacık, sıcacık bir sesle şöyle fısıldadı: “Ben, ormandaki bütün arkadaşlarımın yüzünde mutluluk görmek istiyorum. Tavşanın zıplarken kahkaha atmasını, sincabın fındık toplarken şarkı söylemesini, baykuşun bile huysuzluğunu unutup gülümsemesini istiyorum. Herkesin yarın sabah uyandığında içi kıpır kıpır olsun istiyorum.” Pıtırcık gözlerini kocaman açtı, patilerini gökyüzüne kaldırdı ve bütün gücüyle bağırdı: “Ey minik yıldızcık! Benim dileğim şu olsun: Bu ormanda yaşayan her canlı, yarın sabah gözlerini açtığında yüzünde kocaman, içten bir gülümseme bulsun! Kalpleri sevgiyle, mutlulukla dolsun! Ve sen de artık hiç üzülme, hiç titreme; en parlak, en neşeli yıldızlardan biri ol!”
O anda minik yıldız önce şaşırdı… sonra yavaş yavaş, önce hafif bir titreşimle, ardından gittikçe büyüyen bir ışıkla parlamaya başladı. Öyle güzel, öyle sıcacık parladı ki, bütün orman bir anda gündüz gibi aydınlandı; ağaçların yaprakları bile altın gibi ışıldadı, dere yatağındaki taşlar bile gülümsüyormuş gibi parladı. Ertesi sabah güneş doğduğunda ormanda inanılmaz şeyler olmaya başladı. Tavşanlar öyle neşeli zıplıyordu ki kulakları havada dans ediyordu, sincaplar birbirlerine fındık atıp kahkahalarla gülüyordu, hatta yıllardır suratı asık olan yaşlı baykuş bile dalların arasından “Hımm… bugün hava ne kadar güzel, değil mi?” diye mırıldanıp gülümsüyordu. Bütün hayvanlar birbirine sarılıyor, “Günaydın!” diyor, birlikte şarkılar söylüyordu.
Herkesin Yarın Sabah Uyandığında İçi Kıpır Kıpır Olsun istiyorum

Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikaye Oku
Pıtırcık yuvasından çıktı, etrafına bakındı ve herkesin yüzündeki o kocaman, içten gülümsemeleri görünce kendi minik kalbi mutluluktan şişti. Kuyruğu bile kıvrılıp bir kalp şekli yaptı. O gece tekrar gökyüzüne baktığında, minik yıldızcık ona en parlak haliyle göz kırptı; sanki “Teşekkür ederim küçük dostum” diyordu. Ve o günden sonra ormandaki herkes öğrenmişti ki: En güzel dilekler, en parlak yıldızları yakan dilekler, başkalarının mutluluğu için tuttuğumuz dileklermiş.
Küçük Tilki Pıtırcık İle Gökyüzünün En Üzgün Yıldızı Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, küçük tilki pıtırcık ile gökyüzünün en üzgün yıldızı hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan küçük tilki pıtırcık ile gökyüzünün en üzgün yıldızı hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Minik Kaplumbağa İle Unutulmuş Bahar Şarkısı Hikayesi