Tıngırtopun Uçan Şemsiyesi Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz tıngırtopun uçan şemsiyesi hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Tıngırtopun Uçan Şemsiyesi Hikayesi Oku
Parıldak Köyü’nde, gökyüzünde süzülen pofuduk bulutların ve şarkı söyleyen papatyaların arasında, minik bir mantar evde Tıngırtop yaşardı. Tıngırtop, yeşil benekli bir kaplumbağaydı, ama sıradan kaplumbağalardan farklıydı; kabuğu, her adımda “tıng tıng” sesiyle parlayan minik zillerle kaplıydı.
Tıngırtopun Uçan Şemsiyesi Hikayesi
Parıldak Köyü’nde, gökyüzünde süzülen pofuduk bulutların ve şarkı söyleyen papatyaların arasında, minik bir mantar evde Tıngırtop yaşardı. Tıngırtop, yeşil benekli bir kaplumbağaydı, ama sıradan kaplumbağalardan farklıydı; kabuğu, her adımda “tıng tıng” sesiyle parlayan minik zillerle kaplıydı. En yakın arkadaşı, Pırpır Sincap Zıvırcık’tı. Zıvırcık, kuyruğu gökkuşağı renklerinde bir sincaptı ve her zıpladığında kuyruğu “vız vız” diye ışıklar saçardı. İkisi, köyün en afacan ama en sevilen çiftiydi.
Bir gün, Tıngırtop, dedesi Zıpzıp Kaplumbağa’nın eski sandığında, üstünde dans eden yıldızlar olan bir şemsiye buldu. Şemsiye, mor ve turuncu çizgiliydi ve sapında konuşan bir kurbağa biblosu vardı. Biblo, “Merhaba, ben Fısfıs Kurbağa! Bu şemsiye sihirlidir, ama her uçuş biraz… hihihi… çılgınca olur!” dedi. Tıngırtop, zillerini tıngırdatarak, “Zıvırcık, bunu denemeliyiz!” dedi. Zıvırcık, kuyruğunu vızıldatarak koştu ve “Hihihi, uçan bir macera mı? Hadi bakalım!” diye bağırdı.
Tırtır Mağarası İçi Pırıl Pırıl Fosforlu Taşlarla Dolu Kaygan Bir Yerdi
Şemsiyeyi açar açmaz, puf! İkisi havalandı. Ama Fısfıs Kurbağa haklıydı; şemsiye çıldırmıştı! Bir sağa, bir sola, bir de baş aşağı uçuyordu. Tıngırtop’un zilleri “tıng tıng”, Zıvırcık’ın kuyruğu “vız vız” sesleriyle köyün üstünde süzülürken, aşağıda herkes kahkahalarla izliyordu. İlk durakları, Pofpof Bulut Tepesi’ydi. Burada, Tembel Baykuş Kıkırdak yaşıyordu. Kıkırdak, o kadar tembeldi ki, konuşurken cümleleri yarım bırakırdı. “Şemsiye mi… hihihi… uçuyor… galiba…” dedi, uyuklarken. Tıngırtop, “Kıkırdak, şemsiyeyi nasıl durdururuz?” diye sordu. Kıkırdak, “Gıdık Vadisi’ne… gidin… Bilge Kirpi Pıtpıt… bilir…” dedi ve horlamaya başladı.
Gıdık Vadisi’ne uçarken, şemsiye birden dalış yaptı ve Gıdıklayan Çimler’e çakıldılar! Çimler, dokunan herkesi gıdıklıyor, kahkahalar attırıyordu. Tıngırtop, zillerini tıngırdatarak gülmekten yuvarlandı; Zıvırcık’ın kuyruğu vızıldayıp ışıklar saçarken, “Hihihi, bu çok komik!” diye bağırdı. Çimlerin bekçisi, Pofuduk Tavşan Şıpşal, kıkırdayarak ortaya çıktı. “Şemsiye mi? Önce gıdıklanma yarışmamızı kazanın!” dedi. Tıngırtop ve Zıvırcık, çimlerde yuvarlanıp kahkahalar atarken, Şıpşal bile dayanamayıp onlara katıldı. Sonunda, Şıpşal, “Tamam, geçin! Ama Tırtır Mağarası’na dikkat, orası çok kaygan!” dedi.
Tırtır Mağarası, içi pırıl pırıl fosforlu taşlarla dolu, kaygan bir yerdi. Mağaranın bekçisi, Zıpzıp Ahtapot Tıkırtak’tı. Tıkırtak, her kolunda bir çan taşır, yürürken “tık tık” sesleri çıkarırdı. “Şemsiyenizi mi kontrol etmek istiyorsunuz? Önce müzik yarışmamızı kazanın!” dedi. Tıngırtop, zillerini tıngırdattı; Zıvırcık, kuyruğunu vızıldattı. Mağaradaki taşlar bile ritme uydu! Tıkırtak, “Harika! Şemsiye, Pırpır Şelalesi’nin ardında sakinleşir, ama Hınzır Karga Vıdıvık’a dikkat!” dedi.
Pırpır Şelalesi’ne vardıklarında, sular şeker pembesi parlıyordu. Ama tam şemsiyeyi sakinleştirmeye çalışırken, Hınzır Karga Vıdıvık ortaya çıktı. Vıdıvık, tüyleri neon yeşili, gözleri fıldır fıldır dönen bir kargaydı. “Hihoho, şemsiye benim!” dedi, kanatlarını çırparak. Tıngırtop, zillerini tıngırdatarak, “Ver şunu, Vıdıvık!” dedi. Zıvırcık, kuyruğunu vızıldatarak, “Yakalayalım!” diye bağırdı. Ve böylece, vadinin en çılgın kovalamacası başladı. Vıdıvık, bulutların arasında zikzak çizerken, şemsiye onları baş aşağı uçurdu. Tıngırtop’un zilleri tıngırdadı, Zıvırcık’ın kuyruğu vızıldadı. Sonunda, Vıdıvık bir balon çiçeğe çarptı ve “puf!” diye yere düştü. “Tamam, şemsiye sizin!” dedi, somurtarak.
Pırpır Şelalesine Vardıklarında Sular Şeker Pembesi Parlıyordu
Pırpır Şelalesi’nin ardında, Bilge Kirpi Pıtpıt’ı buldular. Pıtpıt, dikenleri yerine minik yıldızlarla kaplıydı ve çok bilgeydi, ama biraz dalgındı. “Hım, sihirli şemsiye ha?” dedi, yıldızlarını parlatırken. “Şemsiyeyi sakinleştirmek için kalbinizden geçen en neşeli dileği söyleyin!” Tıngırtop, zillerini tıngırdatarak, “Keşke köyümüz her zaman kahkahalarla dolsa, ama çıldırmadan!” dedi. Fısfıs Kurbağa, “Hihihi, fena değil!” dedi ve şemsiye bir ışıkla parladı. Köye döndüklerinde, her yer neşeyle doluydu: papatyalar şarkı söylüyor, bulutlar dans ediyor, hatta Kıkırdak bile uyumadan kıkırdıyordu!
Tıngırtopun Uçan Şemsiyesi Hikaye Oku
Tıngırtop ve Zıvırcık, şemsiyeyi mantar evin tavan arasına sakladı, ama her akşam gizlice alıp minik uçuşlar yaptılar. Bir keresinde, şemsiye yanlışlıkla köyün tüm keklerini uçurdu, ama bu başka bir hikâye! Parıldak Köyü, Tıngırtop ve Zıvırcık’ın maceralarıyla hep kıkırdadı.
Tıngırtopun Uçan Şemsiyesi Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, tıngırtopun uçan şemsiyesi hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan tıngırtopun uçan şemsiyesi hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Pıtpıtzupun Şenlikli Pati Macerası Hikayesi