HikayelerOku | Hikayeler – Çocuk Hikayeleri – Hikaye Oku

Son Fenerin Işığı Hikayesi

Son Fenerin Işığı Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz son fenerin ışığı hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Son Fenerin Işığı Hikayesi Oku

Köyün en kenarındaki orman, kışın bile yapraklarını tamamen dökmeyen tek yerdi. İnsanlar oraya pek uğramazdı; çünkü rüzgâr orada farklı eserdi. Sanki biri eski bir şarkıyı mırıldanıyormuş gibi, dalların arasında hafif bir hışırtı bırakırdı geride.

Son Fenerin Işığı Hikayesi

Köyün en kenarındaki orman, kışın bile yapraklarını tamamen dökmeyen tek yerdi. İnsanlar oraya pek uğramazdı; çünkü rüzgâr orada farklı eserdi. Sanki biri eski bir şarkıyı mırıldanıyormuş gibi, dalların arasında hafif bir hışırtı bırakırdı geride. Efe dokuz yaşındaydı. Babası geçen kış hastaneden dönmemişti. Annem “O şimdi yıldızların arasında” derdi ama Efe biliyordu; bazı yıldızlar çok uzakta olurdu, bazıları ise hâlâ yakınlarda, sadece görünmez olurlardı.

O gece kar başlamıştı. İnce ince, sessizce. Efe uykusundan kalktı, çünkü pencerenin dışında bir ışık gördü. Sarı, sıcak, titrek bir ışık. Ormanın içinden geliyordu, sanki birisi el feneri tutuyormuş gibi ama daha yumuşak, daha eski. Paltosunu giydi, babasının eski atkısını boynuna sardı, botlarını çekti. Kapıyı açtığında soğuk yüzüne çarptı ama ışık hâlâ oradaydı. Çağırıyormuş gibi yanıp sönüyordu. Ormana girince yol kayboldu. Ama ışık önden gidiyordu. Efe takip etti. Çamların arasında, karın üstünde ayak izi yoktu. Sadece o altın sarısı parıltı.

Sonunda bir açıklığa çıktı. Ortada kocaman bir meşe ağacı vardı. Köklerinin arasında, karın altında kalmış eski bir tahta kutu duruyordu. Üzerinde paslı bir kilit, ama kilit kırılmıştı. Efe kutuyu açtığında içinde tek bir şey vardı: camdan, eski bir fener. Camı hafif çatlamış, içinde hâlâ minicik bir mum yanıyordu. Alevi titriyordu ama sönmüyordu. Fenerin dibinde, sararmış bir kâğıt parçası. Babasının yazısıydı. Efe tanırdı o yamuk yumuk harfleri. “Efe’m, eğer bunu bulursan bil ki ben iyiyim. Bu feneri seninle birlikte yakmıştık, hatırlar mısın? Üç yaşındaydın, ‘Baba bu ışık hiç sönmesin’ demiştin. Ben de söz vermiştim. Şimdi sıra sende. Onu bırak gitsin. Bırak ki yolunu bulsun.”

Efe’nin gözleri doldu. Mumun alevi yüzüne vuruyordu, sıcaklığı burnunun ucuna kadar geliyordu. Feneri aldı, ayağa kalktı. Kar yağıyordu hâlâ, ama şimdi daha yavaş, daha nazik. Efe feneri göğsüne bastırdı, sonra yavaşça yukarı kaldırdı. “Tamam baba,” diye fısıldadı. “Git artık.” Fener elinden kaydı, ama düşmedi. Yavaşça yükseldi. Önce Efe’nin hizasında durdu, sanki son bir kez bakıyormuş gibi.

Efenin Gözleri Doldu Mumun Alevi Yüzüne Vuruyordu

Sonra yükseldi, dalların arasından geçti, kar tanelerinin arasında dans etti ve en sonunda gökyüzüne karıştı. Bir yıldız gibi parladı, sonra kayboldu. Efe uzun uzun baktı o noktaya. Göğsünde bir yerler hâlâ yanıyordu, ama bu sefer acıdan değil, başka bir şeyden.


Son Fenerin Işığı Hikaye Oku

Dönüp eve yürüdü. Orman artık sessiz değildi. Hafif bir rüzgâr, dallarda eski bir şarkı gibi mırıldanıyordu. Sabah olduğunda kar durmuştu. Efe pencereden baktı. Ormanın kenarında, meşe ağacının dallarından birine, boş bir fener asılıydı. Camı hâlâ hafif çatlamış, ama içi soğuk ve karanlıktı. Efe gülümsedi. “Teşekkür ederim,” dedi usulca. Ve o gün, ilk kez, annesine sarılıp “Bugün güzel bir gün olacak” dedi.

Son Fenerin Işığı Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, son fenerin ışığı hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan son fenerin ışığı hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.

Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.

Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Kırmızı Uçurtmanın Dönüşü Hikayesi