Kurbağa Prens Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde, hazırlamış olduğumuz kurbağa prens hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Kurbağa Prens Hikayesi Oku
Bir zamanlar bir sarayda çok güzel prenses yaşarmış. Bir gün doğum gününde, kral olan babası ona altından küçük bir top hediye etmiş.
KRAL BABA: Doğum günün kutlu olsun kızım.
PRENSES: Teşekkür ederim babacığım.
Prenses bu altından topu çok sevmiş, sarayın bahçesinde sürekli bu altın topla oynamaya başlamış. Bir gün yine altın topunu alarak bahçeye çıkmış. Topu atıp tutarak, oynamaya başlamış. Prenses sarayın bahçesinde bulunan küçük bir gölün kıyısına varmış. Burada altın topuyla oyun oynamaya devam etmiş. İşte tam bu sırada havaya attığı topunu, tekrar tutamamış ve top ellerinden kayarak yerde yuvarlanmaya başlamış.
PRENSES: Aaaa topum.
Prenses, yerde yuvarlanan topunun peşinden koşmuş ama top yuvarlandıkça hızlanıyormuş. Sonunda top gölün içine düşmüş ve sulara gömülmüş.
PRENSES: Eyvah!
Prenses çaresizce gölün kenarına oturup başlamış ağlamaya.
PRENSES: Benim güzel altın topum, nasıl alacağım ben seni gölün dibinden şimdi.
Bu sırada bir ses duymuş.
KURBAĞA PRENS: Güzel prensesim, ne oldu neden ağlıyorsunuz?
Prenses sağa sola bakılmış, ancak sesin nereden geldiğini anlayamamış. Daha dikkatli bakınca, sesin gölün kıyısında durmuş kendisine bakan kurbağadan geldiğini anlamış. Kurbağa, prensese doğru bir iki adım zıplayıp yaklaşmış ve tekrar sormuş;
KURBAĞA PRENS: Ne oldu güzel prensesim, niye ağlıyorsunuz?
Prenses karşısında konuşan bir kurbağa görünce, çok şaşırmış.
PRENSES: Konuşan bir kurbağa. Bu nasıl olur?
KURBAĞA PRENS: Oldu işte prensesim. Siz anlatın bakalım neden ağlıyorsunuz?
Şaşkınlığının üzerinden atan prenses, kurbağa’ya cevap vermiş.
PRENSES: Babamın hediye ettiği altın topum gölün içine düştü. Çoktan gölün dibine gitmiştir, nasıl alacağım topumu oradan?
Kurbağa prensesin ayaklarının dibine gelmiş ve bir teklifte bulunmuş.
KURBAĞA PRENS: Güzel prensesim, size topunuzu geri getiririm. Ancak benimde karşılığında sizden bir dileğim olacak.
Prenses merakla sormuş;
PRENSES: Neymiş bakalım istediğim?
KURBAĞA PRENS: Benimle arkadaş olmayı kabul ederseniz eğer, sizinle birlikte sarayda yaşamak istiyorum.
Prenses biraz düşünmüş ve kurbağanın isteğini kabul etmiş. Kurbağa bunun üzerine suya girp, gözden kaybolmuş. Az sonra altın topla birlikte suyun üzerinde belirmiş. Topu prensese atmış. Topuna tekrar kavuşan prenses, sevinç içerisinde sarayın yolunu tutmuş. Prensesin uzaklaştığını gören kurbağa, arkasından seslenmiş;
Prenses ve Kurbağa Prens Hikayesi
KURBAĞA PRENS: Güzel prensesim benim unuttunuz! Hani benide yanınızda saraya götürecektiniz?
Prenses uzaktan gülerek kurbağaya seslenmiş;
PRENSES: Hehehehehe. Senin gibi çirkin bir kurbağa, benim gibi güzel bir prensesin yanında yaşamayı nasıl düşünebilir?
Prenses kurbağayı oracıkta bırakıp, sarayına dönmüş. Akşam olunca, sarayda kral, kraliçe ve prenses yemek masasına oturmuşlar. Tam yiyeceklerini yiyecekleri sırada odanın kapısı vurmuş. İçeriye giren hizmetçi saraya bir kurbağının geldiğini, prensesin davetlisi olduğunu, içeri girmek için izin istediğini söylemiş. Kral şaşırmış ve merakla kızına bakmış.
KRAL BABA: Kızım neler olduğunu bana anlatmak ister misin?
PRENSES: Haaa, şey babacağım.
Prenses o sabah gölün kıyısında olanları babasına anlatmış.
KRAL BABA: Eğer kurbağa, topunu kurtardığı için bir söz verdiysen bu sözünü yerine getirmelisin.
Kral hizmetçisine dönmüş ve kurbağanın içeri alınmasını emretmiş. Az sonra kapı açılmış, küçük kurbağa zıplaya zıplaya gelip yemek masasının başında durmuş.
KURBAĞA PRENS: Herkese iyi akşamlar! Beni içeri aldığınız için teşekkür ederim kralım.
Kurbağa bir sıçrayışla, prensesin tabağının yanına konmuş. Prenses mutsuz bir şekilde kurbağaya bakmış. Kral, kurbağa içinde bir yemek tabağı istemiş. Bunun üzerine kurbağa atılmış;
KURBAĞA PRENS: Benim için tabak getirmene gerek yok, ben prensesin tabağından yerim.
Kurbağa başlamış yemekleri yemeye, prenses kurbağa çok sinirlenmiş ama nasıl olsa yemekten sonra çıkar gider diye sesini çıkartmamış. Ama kurbağının yemekten sonrada gitmeye hiç niyeti yokmuş. Kurbağa, prensesin arkasından, onun odasına gitmiş.
Zaman ilerlemiş ve kurbağının uykusu gelmiş.
KURBAĞA PRENS: Prensesim benim uykum geldi. İzninizle yatağınızda uyumak istiyorum.
Babasından çekinen prenses, çaresizce bunuda kabul etmiş. Kurbağa prensesin yatağına yatarak, yumuşak yastığına bir güzel uzanmış. Sinirlenip belli etmeyen prenseste kurbağanın yanına yatmış, arkasına dönüp uyumuş. Sabah olduğunda kurbağa, prensesi uyandırmış.
KURBAĞA PRENS: Günaydın, güzel prensesim. Sizden bir dileğim daha var. Bunuda yerine getirirseniz saraydan gideceğim.
Prenses çirkin kurbağanın gideceğini duyunca, çok sevinmiş ama bunu belli etmemiş.
PRENSES: Söyle bakalım bu sefer ne isteyeceksin?
Kurbağa, prensesin gözlerinin içine bakmış ve…
KURBAĞA PRENS: Beni öpmenizi istiyorum prensesim.
Prenses sinirle yataktan fırlamış.
PRENSES: Bu ne cüret, bu imkansız!
Kurbağının yüzündeki gülümseme bir anda kaybolmuş. Gözünden bir damla yaş akmış, prenses biraz düşünmüş.
PRENSES: Aman canım ne olacak bir kerecik öpüversem. Nasıl olsa bundan sonra, bu sevimsiz kurbağayı görmeyeceğim.
Prens ve Prenses Hikayesi
Ve kurbağının suratına bir öpücük kondurmuş. Prenses kurbağayı öper öpmez, ortalığı muhteşem bir ışık kaplamış. Bu ışık yüzünden prenses hiçbir şey göremiyormuş. Az sonra ışık kaybolmuş, prenses yineden görmeye başlamış. Fakat bu seferde gördüklerine inanamıyormuş Az önce kurbağanın bulunduğu yerde yakışıklı mı yakışıklı bir genç adam duruyormuş. Prenses gördükleri karşısında şaşkınlık içinde kalmış. Bir süre sonra şaşkınlığını üzerinden atıp sormuş;
PRENSES: Sizde kimsiniz? Burada duran kurbağaya ne oldu?
KURBAĞA PRENS: Güzel prensesim, ben uzak bir ülkenin prensiyim. Beni kötü kalpli bir cadı büyü yaparak kurbağa şekline soktu. Büyünün bozulması için, bir prensesin yanında bir gece geçirip, prensese kendimi öptürmem gerekiyodu. Sizin sayenizde sonsuza kadar, kurbağa olarak kalmaktan kurtuldum.
Prenses bunu duyunca çok şaşırmış ama bir o kadarda sevinmiş. Prens ve prenses kralın yanına gitmişler ve olanları anlatmışlar.
KRAL BABA: Bu kurbağanın sana verdiği ikinci ders olsun kızım. Kimseyi dış görünüşüne göre değerlendirmemeliyiz. İşin doğrusunu öğrenmeden kimseyi yargılamamalıyız.
Kral bir kaç gün daha prensi sarayında misafir etmiş. Prens ve prenses ilk tanıştıkları yer olan göl kıyısına gitmişler.
KURBAĞA PRENS: Prensesim benimle evlenip, ülkeme gelmek ister misiniz?
Prenses gülümseyerek, başıyla onaylamış yakışıklı prensin teklifini. O anda sessizliği bozan bir ses duymuşlar. Başlarını çevirip, sesin geldiği yöne bakmışlar. Bir göl kenarında küçük bir kurbağa kendilerine bakıyormuş. Bir an duraklamışlar, kurbağanın konuşmasını beklemişler sanki. Ama öyle olmamış. Prens ve prenses gülmeye başlamışlar.
KURBAĞA PRENS: Üzülme kurbağacık, elbet bir gün sende bulursun aradığın prensesi. Hahahahah.
PRENSES: Hahaahahaha.
Kısa süre sonra evlenip, bir ömür boyu mutlu bir hayat yaşamışlar.
Kurbağa Prens Hikayesi, ile alakalı yazımızın içeriğinde siz değerli dostlarımız için hazırlamış olduğumuz kurbağa pprens hikayesini okuyabilir ve sosyal ağlarınızda arkadaşlarınızla paylaşarak onlarıda yeni hikayelerden haberdar edebilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Koko ve Orman Dili Hikayesi