Cebindeki Yıldız Haritası Hikayesi ile alakalı yazımızın içeriğinde, derlemiş olduğumuz cebindeki yıldız haritası hikayesi bulabilir, paylaşabilirsiniz.
Cebindeki Yıldız Haritası Hikayesi Oku
Küçük bir kasabanın en sessiz sokağında, eski bir çınar ağacının gölgesinde yaşayan Ela diye bir kız çocuğu vardı. Ela’nın en büyük özelliği, ceplerinin asla boş kalmamasıydı.
Cebindeki Yıldız Haritası Hikayesi
Küçük bir kasabanın en sessiz sokağında, eski bir çınar ağacının gölgesinde yaşayan Ela diye bir kız çocuğu vardı. Ela’nın en büyük özelliği, ceplerinin asla boş kalmamasıydı. Şeker kâğıtları, tek tek toplanmış renkli tüyler, kırık bir mavi cam parçası, bir de kimsenin görmediği minicik bir şey: yıldız haritası. Ama bu bildiğimiz kâğıt haritalardan değildi. Ela’nın büyükannesi ona dokuz yaşında, son doğum gününde vermişti. “Bunu kimseye gösterme,” demişti usulca, “çünkü bu harita sadece sende çalışır.” O günden beri Ela haritayı cebinin en derininde, kalbinin hizasında taşıyordu.
Bir sonbahar akşamı, gökyüzü alışılmadık derecede erken karardı. Kasabadaki bütün lambalar titreyerek söndü, sokak lambaları bile pes etti. İnsanlar pencerelerden bakıyor, “Elektrik mi gitti yine?” diye mırıldanıyordu. Ama Ela biliyordu ki bu elektrik meselesi değildi. Gökyüzünde tek bir yıldız bile kalmamıştı. Sanki biri kocaman bir süpürgeyle hepsini toplamış, cebine atmıştı.
Ela telaşla cebinden haritayı çıkardı. Normalde sadece hafifçe parıldayan minik gümüş noktalar, o gece birdenbire titremeye, dönmeye başladı. Harita büyüdü, büyüdü… Ela’nın iki avucunu dolduracak kadar genişledi ama hâlâ kâğıt gibi inceydi. İçindeki noktalar yer değiştiriyor, yeni yollar çiziyor, bazıları birbirine yaklaşıp küçük takımyıldızlar oluşturuyordu.
Ağaçlar Sanki Birbirine Fısıldıyordu
En ortada, daha önce hiç fark etmediği koyu lacivert bir nokta yanıp sönüyordu. Sanki “Beni bul” diyordu. Ela derin bir nefes aldı, montunun fermuarını çekti ve yürümeye başladı. Kasabanın dışına, kimsenin pek gitmediği çam ormanına doğru. Ayakkabılarının altında kuru yapraklar çıtırdıyor, rüzgâr saçlarını yüzüne yapıştırıyordu ama o durmuyordu. Harita elinde kendi kendine kıvrılıp açılıyor, ona yön gösteriyordu. Bir ara durup baktığında haritanın kenarına minicik bir yazı belirdi: “Yıldızlar kaybolduğunda, onları arayan çocuk geri getirir.”
Orman giderek koyulaşıyor, ağaçlar sanki birbirine fısıldıyordu. Ela birdenbire kendini kocaman, yosun kaplı bir kayanın önünde buldu. Harita titreyerek kayanın tam ortasını işaret etti. Ela elini uzattı, kayaya dokundu. Soğuktu ama aynı anda içinden hafif bir titreşim geliyordu, sanki kayanın kalbi atıyordu. “Merhaba,” dedi Ela usulca, “ben geldim.” Kaya çatırdayarak ikiye ayrıldı. İçeriden yumuşacık, kadife gibi bir ışık sızdı. Ela içeri adım attı. Karşısında upuzun bir salon uzanıyordu; tavanı yoktu, doğrudan geceye açılıyordu ama o gece gökyüzü bomboştu. Ortada, yere çökmüş, başını dizlerine yaslamış kocaman, yaşlı bir yıldız oturuyordu. Kanatları soluklaşmış, ışığı iyice azalmıştı. Etrafında da minik minik yıldız tozları yere saçılmış, hareketsiz yatıyordu.
Yıldız başını kaldırdı. Gözleri Ela’yı görünce önce şaşırdı, sonra çok yorgun bir gülümseme yayıldı yüzüne. “Sen… haritayı taşıyan çocuk musun?” Ela başını salladı. “Herkes seni arıyor sandım ama kimse gelmedi. Sadece ben geldim.” Yaşlı yıldız iç çekti, sesi uzak bir rüzgâr gibiydi. “Biz yıldızlar çok eskiden beri gökyüzünde asılı dururuz. Ama bazen yoruluruz. Çok uzun zamandır aynı hikâyeyi anlatıyoruz: aşkları, kayıpları, hayalleri… İnsanlar artık bakmıyor.
O yüzden yavaş yavaş sönmeye karar verdik. Belki biri fark eder diye düşündük.” Ela’nın gözleri doldu ama ağlamadı. Cebinden haritayı tekrar açtı. “Ama ben bakıyorum. Her gece pencereden seni arıyorum. Özellikle şu küçücük, biraz yamuk duran yıldızı seviyorum. O sensin değil mi?” Yıldız güldü, bu sefer sesi biraz daha güçlü çıktı. “Evet, o benim. Yamuk duruyorum çünkü çocukken bir kuyruklu yıldıza çarptım, o günden beri hafif sola kayıyorum.”
Sadece Çam Ağaçları Usulca Sallanıyord
Ela haritayı yere koydu. “Bak, burada herkesin seni beklediği yer yazıyor. Ama beklemek yetmez. Seni geri götürmek lazım.” Yaşlı yıldız ayağa kalkmaya çalıştı ama kanatları ağır geliyordu. Ela yanına koştu, minik elleriyle kanatlarından tuttu. “Birlikte yaparız. Sen bana yol göster, ben seni taşırım.” O anda harita yeniden parladı. Lacivert nokta büyüdü, büyüdü… ve Ela ile yaşlı yıldızın etrafında dönen bir merdiven haline geldi.
Cebindeki Yıldız Haritası Hikaye Oku
Merdiven gökyüzüne doğru uzanıyordu. Ela yıldızın elini tuttu — ya da yıldız onun elini tuttu, tam olarak ayırt edilemiyordu — ve birlikte tırmanmaya başladılar. Her basamakta yıldızın ışığı biraz daha güçleniyordu. Minik yıldız tozları yerden kalkıp peşlerinden uçuşmaya başladı. En tepeye vardıklarında gökyüzü hâlâ karanlıktı ama artık bomboş değildi. Ela son basamağa bastığında harita kendi kendine katlandı ve cebine geri döndü.
“Şimdi sıra sende,” dedi Ela yaşlı yıldıza. Yıldız derin bir nefes aldı, kanatlarını açtı. İlk başta titrekti, sonra güçlü bir ışık patlaması oldu. Bir anda gökyüzü yeniden doldu. Yıldızlar yerlerine döndü, bazıları daha parlak, bazıları daha utangaç yanıp sönüyordu. Kasabadaki lambalar yeniden yandı, insanlar pencerelerden gökyüzüne baktı ve “Aa, yıldızlar geri gelmiş!” diye şaşırdı. Ela aşağıya, ormana baktı. Artık kaya yoktu, sadece çam ağaçları usulca sallanıyordu. Cebindeki harita yine hafifçe parlıyordu ama bu sefer daha sakin, daha memnun bir parıltıydı. O geceden sonra Ela her akşam pencere kenarına oturup yamuk duran yıldızı aramaya devam etti. Ve her seferinde o yıldız biraz daha sola kaymış gibi görünse de, aslında ona göz kırpıyordu. Çünkü bazı şeyler kaybolduğunda gerçekten kaybolmaz. Sadece bir çocuğun onları cebinde taşıyıp geri getirmesini bekler.
Cebindeki Yıldız Haritası Hikayesi, yazımızın içeriğinde hazırladığımız, cebindeki yıldız haritası hikayesi yer almaktadır. Sizde hikayeler oku sayfamızdan cebindeki yıldız haritası hikayesini okuyabilir ve arkadaşlarınızlada paylaşabilirsiniz.
Soru vede şikayetleriniz için bize destek@hikayeleroku.com.tr mailinden yazabilirsiniz. Her türlü sorunlarınız için yardımcı olmaya çalışmaktayız.
Dikkatinizi çekebilecek diğer hikaye bağlantımız; Gökkuşağının Unuttuğu Renk Hikayesi